Türkiye nin Avrupa Macerası — Anıl Çeçen

Türkiye nin Avrupa Macerası
Anıl ÇeçenKilit
Türkiye nin Avrupa Macerası
Anıl ÇeçenSovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır Sayfa Sayısı 544 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Kilit

Kilit Yayınevi
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır

Kilit Yayınları
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır

Kilit Yayınları
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını ku rabilmek için yeni bazı projeleri gündeme ge tirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğunun çökü şü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döne minde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapı lanma arayan batılı emperyal güçler içinde Av rupa Birliğide girince Almanyanın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğininde bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği gö rülmektedir ABDnin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrailin Büyük İsrail Projesinin yanına birde büyük Av rupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalini işbirli ğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorluklarının geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürkün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüş mesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryola rının devre dışı kalması için böylesine bir olu şum kaçınılmazdır Türkiyenin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böyle sine bir yapılanma komşularla işbirliği yapıla rak hemen devreye sokulmalıdır

Kilit Yayınevi
Anıl Çeçen tarafından kaleme alınan Türkiye nin B Planı Kilit Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkiye nin B Planı Anıl Çeçen Kitap Özeti Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır Yayınevi Kilit Yayınevi Yazar Anıl Çeçen Sayfa 543 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2020 Barkod 9786056182242 Kategori Diğer Politikat Siyaset Dünya Siyaseti ve Politikası Uluslararası İlişkiler Dış Politika

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi otuz yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan milyarlarca dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan uyum paketleriyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atmadıkça ödün verme sürecini kesmeleri gerektiğini görmelidirler Bu kitap artık bir uygarlık projesinden daha çok yeni bir emperyalizm projesine dönüşen Avrupa Birliği macerasına son verilmesi gerektiğini Türk kamuoyuna anlatmak için hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Avrupa Birliği nin sömürgesi ya da uydusu olmayacaktır

Kilit
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır

Kilit
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır Sayfa Sayısı 544Baskı Yılı 2011Dili TürkçeYayınevi Kilit

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi otuz yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan milyarlarca dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan uyum paketleriyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atmadıkça ödün verme sürecini kesmeleri gerektiğini görmelidirler Bu kitap artık bir uygarlık projesinden daha çok yeni bir emperyalizm projesine dönüşen Avrupa Birliği macerasına son verilmesi gerektiğini Türk kamuoyuna anlatmak için hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Avrupa Birliği nin sömürgesi ya da uydusu olmayacaktır

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi otuz yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan milyarlarca dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan uyum paketleriyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atmadıkça ödün verme sürecini kesmeleri gerektiğini görmelidirler Bu kitap artık bir uygarlık projesinden daha çok yeni bir emperyalizm projesine dönüşen Avrupa Birliği macerasına son verilmesi gerektiğini Türk kamuoyuna anlatmak için hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Avrupa Birliği nin sömürgesi ya da uydusu olmayacaktır

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi otuz yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan milyarlarca dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan uyum paketleriyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atma

Kilit Yayınevi
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra meydana gelen otorite boşluğu alanında batılı emperyalist güçler kendi hegemonyalarını kurabilmek için yeni bazı projeleri gündeme getirmişlerdir Osmanlı İmparatorluğu nun çöküşü sonrasında olduğu gibi post Sovyet döneminde de emperyalistler arasında dünyanın merkezi bölgesinde hegemonya kurma yarışı yeniden ortaya çıkmıştır Eski Osmanlı coğrafyasında yeni bir yapılanma arayan batılı emperyal güçler içinde Avrupa Birliği de girince Almanya nın eski Doğu Politikası çerçevesinde Avrupa Birliğinin de bu bölgede yeni eyaletler oluşturarak kendine bağlamak üzere devreye girdiği görülmektedir ABD nin Büyük Ortadoğu Projesi ile İsrail in Büyük İsrail Projesinin yanına bir de büyük Avrupa Projesi gelmektedir Atlantik güçlerine karşı Faşist Hitler ile Komünist Stalin i işbirliğine götüren koşulların benzeri yeniden ortaya çıkmaktadır Osmanlı ve Sovyet İmparatorlukları nın geri çekildiği alanda batılı emperyal güçlerin dünyanın merkez bölgesini ele geçirmek için kesin bir rekabete ve mücadeleye giriştiği görülmektedir Türkiye bu aşamada bölgenin merkezi devleti olarak böylesine bir çekişmeye sahne olan Asya ve Orta Doğu devletleri ile bir araya gelerek her türlü emperyal saldırı ve projeye karşı çıkmak ve bir bölge ittifakına öncülük yapmak durumundadır Günümüz koşullarında Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Atatürk ün dış politikasına geri dönülerek Sadabat Paktı benzeri bir bölgesel dayanışma ve güvenlik paktının oluşturulması savaş sürecinin durdurabilmesi açısından son derece acil ve yaşamsal öneme sahip bir konudur Dünyanın Merkezinde bulunan devletler Merkezi Devletler Birliği adı altında ve gevşek bir konfederasyon statüsünde bir araya gelerek gelecekte altı kutuplu bir dünyaya doğru gidilirken yedinci bir merkezi kutup oluşturmak ve böylece kutuplar arası mücadelenin yeni bir dünya savaşına dönüşmesini engellemek zorundadırlar Küresel saldırganlığın ve kıyamet senaryolarının devre dışı kalması için böylesine bir oluşum kaçınılmazdır Türkiye nin B Planı olan Merkezi Devletler Birliği doğrultusunda böylesine bir yapılanma komşularla işbirliği yapılarak hemen devreye sokulmalıdır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Astana Yayınları
Türkiye nin Avrupa Macerası 1959 1999 Avrupa Birliği yle ilişkilerin başlangıcından günümüze kadar devam eden süreci ele alan yol boyu yapılan müzakerelerin gizli pazarlıkların verilen ödünlerin hikâyesine yer veren konuyla az ya da çok ilgili herkesin elinin altında bulunması gereken bir kitaptır 1978 yılında Bir Pazar Hikâyesi adıyla yayımlanmış daha sonra 1978 deki tam üyelik başvurusu ve 1995 teki Gümrük Birliği mücadelesiyle genişletilerek Türkiye nin Gümrük Birliği Macerası adıyla tekrar basılmış olan eserin son baskısı 1999 un sonuna kadarki gelişmelerin yanı sıra Türkiye nin Avrupa Birliği ne aday ülkeler listesine alınması aşamasını da içermektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

FARK YAYINLARI
Türkiye nin Avrupa Birliği ne girme ve üye olma macerası yaklaşık yarım yüzyıl önce başladı ama bugüne kadar sonuçlanamadı Yirminci yüzyılın ikinci yarısında sürekli olarak bu doğrultuda girişimler gündeme geldi Türkiye Avrupa Birliği ne girmek ve yakın olmak için çaba gösterdikçe Avrupa Birliği ve de ülkeleri ülkemizi dışlayan ve iten bir yaklaşımı planlı olarak uyguladılar Türkiye nin her atağa geçmesinde yeni yeni taleplerle ülkemizi oyaladılar Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Türkiye nin kendi içinde bocalamasına neden oldular Buna karşın Türkiye Avrupa Birliği ne üye olabilmek için kendisinden istenen her türlü talebe fazlasıyla uyum göstermiştir Bu doğrultuda tam sekiz uyum paketi kabul edilmiş ve birçok yasal değişiklik yapılmıştır Her uyum paketinin kabulünün ertesinde yeni bir uyum paketiyle karşımıza çıkan Avrupa Birliği bitmek bilmeyen yeni isteklerini Türkiye nin önüne dayatmıştır Avrupa Birliği yıllarca bize bir uygarlık projesi olarak gösterilmiş ve bizim bu ailede yer alabilmemiz için yeniden yapılanmamız zorlanmıştır Aradan geçen yarım yüzyıllık dönem sonrasında Türkiye ye tam üyelik anlamında hiçbir güvence verilmemesi yirmi yıldır Türklerin hakkı olan serbest dolaşım hakkının uygulanmaması Avrupa Birliği dönüştürme hakkını elinde tutarak Türkiye ye yeni bir Yugoslavya tipi dağılma modelini dayatması Türkiye nin ulusal çıkarları doğrultusunda bir arayışa izin vermemesi gümrük birliğine girme nedeniyle ortaya çıkan yüz elli milyar dolarlık dış borcu dengelemek için fon yardımlarını yapmaması fonları Türkiye yi parçalayacak ve dağıtacak sivil toplumculuk için kullandırması Türkiye Cumhuriyeti nin bekası için son derece olumsuz gelişmelerdir Son olarak dayatılan dokuzuncu uyum paketiyle devletimizin yetkili organları artık ülkemizin yarım yüzyıllık Avrupa macerasını hüsranla sonuçlanacağı gerçeğini yerinde ve zamanında değerlendirmeli ve Avrupa Birliği nin Türkiye nin tam ve eşit üyeliği konusunda güven verici adımlar atmadıkça ödün verme sürecini kesmeleri gerektiğini görmelidirler Bu kitap artık bir uygarlık projesinden daha çok yeni bir emperyalizm projesine dönüşen Avrupa Birliği macerasına son verilmesi gerektiğini Türk kamuoyuna anlatmak için hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman Avrupa Birliği nin sömürgesi ya da uydusu olmayacaktır