Türkiye nin Dil Hafızası — Ferman Salmış

Türkiye nin Dil Hafızası
Ferman SalmışLibrum Kitap
Türkiye nin Dil Hafızası
Ferman SalmışFerman Salmış tarafından kaleme alınan Türkiyenin Dil Hafızası Librum Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkiyenin Dil Hafızası Ferman Salmış Kitap Özeti Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum Yayınevi Librum Kitap Yazar Ferman Salmış Sayfa 398 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2015 Barkod 9786056500275 Kategori Başvuru Kitapları Dil Bilim Edebiyat Kitapları

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 398 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Librum Kitap

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum

Librum Kitap
Diller insanın ve insanlığın hafızalarıdır Bu hafızalardan otuz kadarının bizim coğrafyamızda olması bir tehlike değil tam tersine bir zenginliktir Türkiye de yerel dillere ilişkin yasakların giderek azalması dil hakları konusunda alınan yol bu bağlamda ülkenin demokratikleşme ivmesi ve çoğulcu yapısını sürdürmesi açısından dikkate değerdir Ancak ülkenin geçmişinden gelen yasaklar dillere ilişkin bir önyargı da yaratmıştır Değişim yasakları önemli oranda silse de yasaklı yılların izleri hâlâ toplumda hissedilmektedir Coğrafyamız diller bahçesidir Her bir dil Yaşar Kemal in deyimi ile bu bahçenin bir çiçeği bir zenginliğidir Kültürel çoğulculuk ülkenin kültürel ve kimlik barışını sağlayacak yegâne formüldür Çünkü bu coğrafyanın kültürel hafızasını inkâr eden görüş bu ülkeye zarar vermiştir Renksiz ve kokusuz yurttaşlar topluluğu modernizmin bir enkazıdır Günümüzde bunun yarattığı kültürel ve kimliksel incinmeler daha iyi anlaşılmaktadır Bu yüzyıl kimlikler ve kültürler yüzyılı olarak nitelendirilmektedir Dolayısıyla zamanın ruhuna uygun olarak atılacak adımlar ülkemizde yeni yüzyılın karakterini de belirleyecektir Türkiye de yakın gelecekte dil ölümlerinin yaşanması öngörülmektedir Bu çalışmada özellikle dil ölümlerinin önüne geçilmesinin yaşamsal önemine vurgu yapılmıştır Ölecek olan her dilin aynı zamanda bir kültürün de ölümü olacağı unutulmamalıdır Diller bahçesinde yaşanacak olan her ölüm Türkiye nin kültürel mirasını eksiltecektir Sanat edebiyat kültür ve düşünsel alanlardaki çeşitlilik birbirine bağlıdır Dil bu çeşitliliğin merkezindedir Bu yönüyle ele alındığında vuku bulan bir dil ölümü salt bir dil ölümü olarak kalmaz bir halkın hafızasını bütün boyutlarıyla yitirmesine sebep olur Bu yaşamsal meselenin anlaşılmasını dert edinen bu çalışmanın bu devasa sorunun çözümüne küçük bir katkı olmasını umut ediyorum