Türkiye nin Ruhu — Zahit Atam

Türkiye nin Ruhu
Zahit AtamCadde Yayınları
Türkiye nin Ruhu
Zahit AtamBir gün nereli olduğumu sordular Babam Sivereklidir dedim Siverek adına şaşırdılar hiç duymamışlar Nerededir bu Siverek dediler Siverek Napolinin kazasıdır dedim Düşündüler bir süre birbirlerine bakındılar Biz İtalyayı çok iyi biliriz Yanlışınız olmasın Napolinin böyle bir kazası yoktur Siverek İtalyada olsa bileceklerdi Siverek Urfanın bir kazasıydı Urfada Türkiyede bir şehirdi Bizim memleketin insanları iyidir akıllıları çoktur İtalyayı bilirler Fransayı bilirler Çinistanı Falanistanı bilirler lakin kendi yurtlarını bilmezler Dünyanın öte ucundaki ülkelerin yardımına koşmak için can atarlar Bilmem nerde ki deprem için yırtınırlar Varto depremi olunca bunlar adam olmaz diye yardım etmekten yüksünürler Öte diyarların insanları için şiirler yazar onlar için ağıt yakarlar Falanistan köylüsünün acısını anlatan kitaplar kapışılır benim memleketimin insanlarına sırtları dönüktür onları görmezler göremezler Onun için ben de işin abecesini anlattım burada toplumsal eşkıyalık nedir diye çünkü memlekette ahalinin hali hal değil Amerikanın tankı tüfeği Parisin modası gündemdedir Buradaki insanı batılıya anlatabilirsin bilmez merak eder ve dinler çünkü Ama buranın akıllısı bilmez merak etmez ne dersen bilmediği halde tersini söyler bu halka da inanmaz çünkü Hangi değerden erdemden söz etsen altında bir bit yeniği arar Herhalde kendini iyi bildiği tanıdığı için olmalı Eşkıyalığı anlatıyorum çünkü onları filmlerimde anlattım Hürriyet gazetesine ilan verin o gelir sizi bulur telefon numarası da yazın Gülmüşler bana İsveçte yaşadığına yemin edenler var Sabah kalktım koğuş kapısı açıldı gardiyan geldi Yılmaz abi doktor bey sizi bekliyor midenizi kontrol edecekmiş Bir şikâyetim falan yoktu görüş günü falan değil gittim revire yönlendirdiler beni Karşımda İhtiyar hapishane müdürüne bir gömlek getirmiş doktora bir şişe viski bir şişede bana yoldan geçen bir adam gibi giyinmiş Beni arıyormuşsun Demek okudun Hürriyeti Yoook doktor söyledi Hangi doktor Ayıp ettin abi beni ezme yüzüm kızardı doktordan özür diledim anlamadım ben Nedir ne değildir Ben İsveçte yaşıyorum Yılmaz Oradan para buldum Avrupadan Türkiyeye gelen karayollarını Türkiyede E5i boydan boya geçerek bir film çekiyorum ekibimle geldim Yılmaza uğramadan İzmitten geçilmez kuralına biz de boyun eğdik mecburiyetten eli boş da gelinmez bilirsin işte Yayınevi Cadde Yayınları Yazar Zahit Atam Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786058606616 Kategori Politik Kurgu Türk Edebiyatı

Cadde Yayınları
Yahu iş oyunda iş senaryoda iş karakterde iş yarattığın durumda bu tutturmuş hala büyük laf laf salatası ile sanat olmuyor onun bile farkında değil işte bizim sahnemiz işte bizim sinemamız asıl hayıflanılacak olan da bu İhtiyar sen beni oyuncunun azizi yaptın farkında mısın Aziz olsan bile yarım azizsin Yılmaz Benim derdim de bu arkadaş Yahu ihtiyar acı konuş dedik ama lafını bil de konuş ben senin dediğinden diyorum yoksa azizlik için yarışmaya katılmaya niyetim yok mağdur olmuş aziz ayağına yatmıyorum ben Onu biliyorum sadede gel deyip duruyordun işte şimdi geliyoruz Oyunculuk konusunda şu sicilini hele sen bir aç ben de gerisini sonra söyleyeyim Başlarım siciline yahu biz dedik yaren sohbetindeyiz sen vurup öldürdün ne yarım azizi yahu nereden çıkardın bunu Sinirlendim nasıl olduysa hemen yerimden kalktım tepem atmıştı lafla dostluğumuzu dövmemek için hemen üstümü başımı giyindim ama tek laf yok bu şaşırmış niyeti hiç değil biliyorum laf sokmak ama benim tepem atmıştı bir kere hışımla dışarı çıktım bu mahzun pozlarında Sessizce oturup çorba içiyoruz zaten kimse olmadığı için hemen geldi sıcacıktı odun ateşinde duruyor tencere soğumasını beklerken camın önünden topallayarak bir adam geçti ihtiyar pür dikkat adamı izliyor rol mü yokluyorsun dedim hayır sınav yapıyorum dedi Ne sınavı Zaman zaman biz de sakat rolleri çıkar arkadaşlar oynarlar onları hiç unutmuyorum şimdi de aradan yıllar geçtikten sonra arkadaşlara notlar veriyorum bu adam da bu rolün profesörü ondan feyz alıyoruz Sizin hayatınız birbirinizi çekiştirmekle niye geçiyor ya ihtiyar dedim O dedi ki Tiyatrocu adamın gündüzü gecesi yoktur Tiyatrodan zaten gece on birde çıkar ondan sonrada yemeğe gider yatması sabah ezanını bulur insan içine ancak oyunu yoksa çıkar o yüzden hıncını milletten çıkaramaz geriye kalıyor başka tiyatrocular onun için tiyatrocuların bir numaralı besini diğerleridir Skor derler kendi aralarında nedense performans da demezler Oyunun skoru düşünce bil ki senin hakkında kazan kaynamaya başlar Sinema gibi değil tam tersi Sinemada on kere oynarsın birkaç kere çekilir şu bu ama hangi sahnenin konulup konulmayacağını bile bilmezsin ancak perdede görebilirsin Tiyatroda üç ay çalışırsın oyun artık seninle her yere gelir ezbere çalışmayız biz tiyatroda o kendiliğinden oluyor o kadar tekrardan sonra ezberlenmezse o asıl yetenek Üstelik her gece bir daha yeni baskı yapıyorsun oyun çıktıktan sonra İş tiyatroda ilk ya da ikinci oyundaki performansın değildir daha sonra çıkar işin ahı sabırlı olmak lazım özel hayatındaki kazanda pişenleri de sahneye taşımamalısın İnsanların oyunculuğu aynı oyunu daha çok oynadıkça değil en az oynadığında iyidir gittikçe oyundan bıkarsın sabrın kalmamaya başlar Hatta ezber yanlışları da ilerleyen oyunlarda daha çok olur artık oyuncu kendini veremez bitse de gitsek havasına bürünürse ne yapsan yanlış yapmaya başlar Çok oyun vardır her gece başka telden çalan Millet oynadıkça ustalaşmaz bezdirir oyunun ruhu da kaybolabilir bu harala gürelede Siz evet siz Hiç bilebilir misiniz Niçin bunca alay ve küfür sağanağı altında Dingin bir tepsiye koyup da ruhumu Gelecek yüzyılların şölenine sunduğumu diye haykıracaktım tuttum kendimi sadece dedim ki siz evet siz neden buradasınız Bugüne kadar aynalara ateş etmemden tutun da kadınlarla olan ilişkilerime kadar her şeyi yazdınız Peki ama filmlerim hakkında neden tek bir insanın içini ısıtan düşündüğünde evet hakikaten böyle dedirten bir satır yazmadınız Basın tribünü haline gelen Yeni Melek sinemasının balkonu bir anda dondu kaldı suspus oldu amacım bu değildi her zamanki Yılmaz işte birden alınmamış hıncımızdan bir esinti geldi düşlerimize girmiş de şaşkınlıkla uyanmış ve hiç unutamamış gibi dilimden dökülmüştü o anda Evet işte zamanı gelmişti artık yaşam biçimimle filmleri Yayınevi Cadde Yayınları Yazar Zahit Atam Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Barkod 9786058606609 Kategori Politik Kurgu Türk Edebiyatı