Türkiye nin Yeni Bir Dil İmkânı

Türkiye nin Yeni Bir Dil İmkânı
Seriyye Yayınevi
Türkiye nin Yeni Bir Dil İmkânı
Bu eser ilk defa 2019 Mayıs ına denk gelen Ramazan ayında Ankara nın CHP li belediyesince 19 Mayıs vesilesiyle bir teravih namazı esnasında düzenlenen ve adeta Fatihalarımızın fettanlıklarıyla bastırılmaya kalktığı bir rock konserine karşı imani bir öfke cehdiyle yazılmaya başlanmış birkaç haftayı geçmeyen bir süre içerisinde tamamlanmış ve hem 1919 Mayıs ının yüz yıllık bilançosunu çıkartmak hem de Üstadımız Necip Fazıl ın Cumhuriyet in 50 yılı münasebetiyle kaleme aldığı ve rejimin ruh topografyasını çıkarttığı Türkiye nin Manzarası isimli eserini 46 yıl sonrasından selamlamak üzere kaleme alınmıştır Servet Turgut

Pruva Yayınları
Türkiye nin Kaderi kendi hikâyesini bulmaya çalışan ülkemizin aydınlarımızın entelektüel le ri mizin şairlerimizin hakikat karşında nasıl konumlandığını cesurca tartışıyor Kitapta dönem dö nem ülkemize yönelen Batılı şokların tahribatından kurtulmamızı sağlayacak yerli tefekkürün en te li jansiyamızca nasıl görmezden gelindiği ötelendiği buna karşılık popülist kültürün neden nasıl tercih edildiğine dair çıkarımlar yapılıyor Celâl Fedai kürsel kapitalizmin sıradanlaştıran kitleleştiren tektipleştiren yoğun algı dayatmalarına direnme yollarını araştırıyor Bilinç le amel olgularının kaderimiz deki olası derin ve farklı etkilerini bu iki olguyu birbirinden sıradışı bir bakış biçimiyle ayırarak irdeliyor Dünya hego manyasının Türkiye ye biçtiği konumla Türkiye nin geçmişinden devralmak zorunda olduğu tarihî sorumluluğun birbiriyle nasıl çeliştiğini araştıran yazar tarihî sorumluluğumuzdan neden ka ça mayacağımızı geniş bir kültür envanterini gözden geçirerek ortaya koyup ülkemizdeki İslâmî tefek kü rün izini sürüyor

İletişim Yayınları
çev. Ali İhsan Dalgıç
Bu süreçleri nüfus politikaları düzenleyen seçkinler öngörülebilir varsayımlarla değil toplumun bireylerin şartlandırılması ve yönlendirilmesi yoluyla doldurulacak boş bir sayfa olduğu fikri etrafında gelişen gelişigüzel bir toplum modeli üzerinden hareket etmişlerdir Ancak bir araştırmacının ileri sürdüğü gibi boş sayfanın karanlık bir yanı vardır İnsan doğasında uyandırdığı boşluk totaliter rejimler tarafından hemen doldurulur ve boşluğun soykırımla doldurulmasının önüne geçilemez Boşluk eğitimi çocuk yetiştirmeyi ve sanatı yolundan çıkaracak toplum mühendisliğiyle doldurulur Bu yaşam karşıtı ve insanlık karşıtı kuramsal bir soyutlamadır Milliyetçi seçkinler ne kadar isteseler de kültürel ve etnik anlamda tamamen tarafsız bir homojenlik söz konusu olamaz Osmanlı İmparatorluğu nun doğu vilayetleri Ermenilerin Türklerin Kürtlerin Arapların birlikte yaşadığı bölgelerdi İmparatorluğun dağılması ve ulus devletin doğuşu bu durumu şiddetli bir şekilde ve şiddet içeren süreçlerle değiştirdi Modern Türkiye nin İnşası 1913 1950 arasında İttihatçı ve Kemalist rejimlerin Türkiye nin doğusunda bölgeyi etnik açıdan homojenleştirme ve Türk ulus devletine dahil etme amacıyla uyguladığı çeşitli milliyetçi nüfus politikalarını ele alıyor Fiziksel yıkım sürgün zorla asimilasyon ve hafıza politikaları gibi ulus devlet içinde etnik ve kültürel homojenliği sağlamak adına rejimin kullandığı toplum mühendisliği araçlarını inceliyor Yazarın kişisel görüşmelerle de pekiştirdiği söz konusu bölgelerde daha evvel yapılmış sözlü tarih çalışmalarını yazılı kaynakları ve belgeleri de kapsamlı bir şekilde ele alan bu araştırma zengin bir tartışma perspektifi ortaya çıkarıyor Uğur Ümit Üngör farklı etnik kimliklerin yıllarca beraber yaşadığı bir sosyal hayatın merkezi olan doğu vilayetlerinin milliyetçi seçkinlerce nasıl nüfus politikalarının odağı ve kitlesel şiddetin sahnesine dönüştürüldüğünü gösteriyor

Alfa Yayınları
Devletin üst katlarında ağır görevler üstlendikten sonra anı yazmak yüzleşmeyi hesaplaşırken hesap vermeyi yargılarken yargılanmayı göze almaktır Hiç de kolay değil Sokrates i de seveceksiniz Aristoteles i de Ama doğruyu gerçeği daha çok seveceksiniz Hem akıl ister hem de yürek ister bu çaba Akıl ister size karşın doğruyu gerçeği çarpıtmadan eğip bükmeden yansıtmak için Yürek ister değer yargılarında yansız nesnel dürüst olmak için Baştan sona okuduğum yapıtında sayın Dr Işın Çelebi bunları başarmış kutlanası bir belgeyi tarihimizin belleğine armağan etmiştir Prof Dr Sami SELÇUK Eski Yargıtay Başkanı Bilkent Üniversitesi Türkiye nin Dönüşüm Yılları çok önemli bir kitap Türkiye nin geçirdiği ekonomik krizleri dönemin global ve Türkiye iktisat politikalarını çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor 2008 den beri yaşanan Amerika ve Avrupa krizlerinin aslında Türkiye de daha önceden yaşandığını görüyoruz Bu konuda yazarın daha önce açıkladığı görüşleri doğru çıktı Bu kitap gerçekleri göremeyenlerin de hatalarını gözler önüne seriyor Bu durum 2008 krizini aşmak için yapılan çalışmalardan açıkça anlaşılıyor Global krizin sonuçlarını sonrasını yeni ekonomik ve finansal yapının nasıl gelişeceğini merak edenlerin Türkiye nin bu süreç içindeki rolünü anlamak isteyenlerin okumasının şart olduğu bir kitap Kutlarım Prof Dr Şebnem Kalemli Özcan MARYLAND Üniversitesi ABD 1983 1991 dönemi Türkiye nin ekonomik sosyal ve siyasal hayatında gerçekten önemli dönüşüm yıllarıdır Özellikle ekonomik alanda ithal ikamesine dayanan otarşik içe dönük devletçi ekonomiden dünya ekonomisi ile bütünleşmiş serbest piyasa ekonomisine geçilmiş olması gerçek bir devrimdir Dolayısıyla bu dönemde önemli siyasal mevkilerde bulunmuş ve ekonomi politikalarının oluşumuna büyük katkı sağlamış olan Sayın Işın Çelebi nin bu dönüşüme ilişkin analizleri ve görüşleri büyük değer taşımaktadır Öte yandan Türkiye bu ekonomik dönüşümü gerçekleştirirken siyasal alanda gerçek bir hürriyetçi demokrasinin pekişmesini ya da kurumsallaşmasını sağlayamamıştır Çelebi nin bu konudaki görüş eleştiri ve önerileri de şüphesiz tartışılmaya değer niteliktedir Prof Dr Ergun Özbudun İstanbul Şehir Üniversitesi

Kitapmatik Yayınları
Türkiye gerçekten intihar ediyor Türkiye Cumhuriyeti ayaklarımızın altından kayıyor Vatan toprakları ve milletimizin bir bölümü PKK ya teslim ediliyor Daha açık bir ifade ile Türk Milletinin Alparslan ın komutasındaki ordu ile Malazgirt te Romen Diyojen den aldığı Anadolu nun egemenliğini İmralı da yapılan pazarlıklar ile Öcalan ve PKK ile paylaşmaya her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz Bu süreç eğer böyle devam eder ise Türkiye nin parçalandığını birlikte göreceğiz Ondan sonra cevaplanması gereken soru değerli bir dostumun ifadesi ile parçalanmaya neden olanlar ve onların çocukları ile biz ve bizim çocuklarımız birlikte nasıl yaşayacaklar İşte bu süreci elinizdeki kitapta adım adım ve analitik bir yaklaşım ile inceliyor İkbal Vurucu Prof Dr Ümit Özdağ

İletişim Yayınları
Belki diğer düşünce alanlarına nazaran Türkiye de siyasal düşüncenin sınırlı doğasını açıklayan en önemli etken de yine devlet merkezli ve katı bir milliyetçilikle malul bu siyasal alanın ve onun muktedir aktörlerinin Türkiye yi sürekli ve topyekûn bir kriz toplumu olarak kurmayı başarmasında yatıyor Topyekûn kriz hali devletin kendisinin basitçe bir kurum olmanın çok ötesine geçerek siyasetin ta kendisi haline gelmesini sağlıyor ve her siyasal faaliyetin devletle ilişkisi üzerinden anlaşılmasını siyasetin tüm icracılarına dayatıyor Muhalif çevrelerde mevcut siyasal durumu aktarmanın ve betimlemenin anlamaya ve kavramaya galebe çaldığı maalesef görmezden gelinemeyecek bir gerçek olarak karşımızda duruyor Kral çıplak demenin de bir anlamı var elbette fakat felaket olarak addedilen dipsiz kuyuya tepetaklak yuvarlanmaya mahal vermeyen gerçeklikle ilişkisini koparmamış ve yakıcı yıkıcı siyasal gelişmelere duyarsızlaşmamış alternatif kavrayışlara olan ihtiyaç kendini dayatıyor Yeni Türkiye nin Ruhu tam da bu ihtiyacı tespit eden hınç tahakküm muhtaçlaştırma stratejilerinin nasıl işlediğini titizlikle ele alan Yeni Türkiye de yeni olanı kavramaya aday kıymetli ve eşsiz bir inceleme Okuru ümidi diri tutabilmenin imkânlarına doğru aklıselim bir yolculuğa davet ediyor

Cumhuriyet Kitapları
Çağdaşlaşma ile ilgili yazılarımın temel yapısı dünyadaki bütün toplumların aynı nitelikte yaratıcı olma potansiyeline sahip oldukları ve tarihsel koşullar elverdiği zaman o düzeye erişebilecekleri savına dayanıyor Göçer Türklerin dünyanın yerleşik toplumları ile ortak olarak girdikleri Avrasyalı simbiyotik tarih bu bağlamda inandırıcıdır Selçuklu İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu Cumhuriyet Devrimi gibi tarihsel olgular bugün hâlâ Türkçe konuşan bir toplumun genetik mirasında insanları en yaratıcı yaşam ortamına ulaştıran bütün özelliklerin var olduğunu kanıtlıyor Bu kitapta güncel yaşamımızın sergilediği olayları çağdaş dünyanın gelişmeleri ile buluşturarak anlatan gözlemler Türk toplumunun çağdaş dünyaya erişme potansiyelini kendimize anlatma amacı taşımaktadır Bu bağlamda bir bilinçlenme kurtarıcı olacaktır

Okan Üniversitesi Yayınları
Globalleşen dünyada ülkelerin ekonomik dinamikleri birbirlerini her açıdan etkilemektedir Her ne kadar ülkelerin coğrafi sınırları olsa da ekonomik ilişkiler açısından bu sınırların bazı yasal düzenlemeler haricinde yok denecek kadar az olduğu söylenebilir Dünya iktisadi sisteminin temel öbeğini oluşturan kapitalist sistemlerde komşudaki bir olumsuz etki bizim eve de er ya da geç uğramaktadır Bu kitap esasında geçmişten ders çıkarılsın diye tasarlandı Fransız İhtilali nin etkisi esasında 1968 olaylarını kastader hakkında sorulan bir soruya Çin Başbakanı Zhou Enlai nin Bir şey söylemek için henüz çok erken dediği rivayetini de kulak arkası etmeden geçmişte oluşan krizlerin etkisini hala ne kadar yaşadığımız hakkında da fikir vermektedir

Profil Kitap
Türkiye nin son yirmi yılı yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla değil siyasal toplumsal ve kurumsal alanlarda yaşanan derin dönüşümlerle okunmalıdır Devlet ile toplum arasındaki ilişkinin yeniden tanımlandığı sivil alanın genişlediği ve uzun süre merkezin dışında kalmış toplumsal kesimlerin kamusal hayatta daha görünür hâle geldiği bu dönem aynı zamanda yeni bir siyasal dilin de filizlendiği bir eşiktir Türkiye nin Yeni Bir Dil İmkânı bu dönüşümü yüzeysel tartışmaların ötesine taşıyarak ele alıyor Eğitimden sağlığa altyapıdan savunma sanayisine uzanan kalkınma hamlelerinin yalnızca teknik bir ilerleme olmadığını aynı zamanda Türkiye de temsil katılım ve toplumsal özgüvenin yeniden inşa edildiği daha geniş bir değişimin parçası olduğunu ortaya koyuyor Kitap bir yandan bu dönüşümün ortaya çıkardığı imkânları ve yeni siyasal dili incelerken diğer yandan önümüzdeki dönemin temel sorularına da odaklanıyor Genişleyen sivil alan nasıl derinleşecek Orta sınıfın yükselen talepleri nasıl dengelenecek Kurumsal yapı bu yeni toplumsal dinamizme nasıl uyum sağlayacak Geçmiş yirmi yılın muhasebesini yaparken geleceğe dair düşünsel bir ufuk da açan bu çalışma Türkiye nin dönüşümünü anlamak isteyenler için kapsamlı ve dikkat çekici bir perspektif sunuyor

Astana Yayınları
Türkiye Cumhuriyeti dünyada ortaya çıkan yeni büyük değişim rüzgarlarının etkisiyle soğuk savaş sonrasında sarsıntılı bir döneme girmiştir İki kutuplu dünyadan çok kutuplu yeni döneme geçilirken bölge ülkeleri ile birlikte yeni emperyal saldırılara maruz kalan Türkiye Cumhuriyeti değişimin dayatmalarına karşı direnerek geçmişten gelen kazanılmış haklarını korumak ve bunun için de yeni dünya düzeninde daha iyi ve güvenli bir yere sahip olmak durumundadır Bu nedenle jeopolitik konuların daha açık tartışılması ve Türkiye nin değişen jeopolitik duruma en verimli bir çizgide uyum sağlaması gerekmektedir Elinizde tuttuğunuz bu kitap Türkiye nin jeopolitik konumunu ortaya koyarak Türk devletinin bu dönemeçten hasara uğramadan çıkabilmesi amacıyla hazırlanmıştır Türkiye Cumhuriyetinin harita üzerindeki konumunu bilenler Türkiye nin geleceğinde daha fazla belirleyici olacaklardır

İletişim Yayınları
Hep özgürlükle eşitliğin birlikte var olduğu bir toplumun iyi bir toplum olduğunu düşündüm Ayşe Buğra nın bu temel kaygı etrafında şekillenen sosyal bilim hocalığının ilham verdiği bir kitap bu Piyasa toplumuna emek süreçlerine sosyal politikalara hep eşitlik ve özgürlüğün hakkını verme kaygısıyla bakan kapsamlı bir derleme Derlemedeki yazılar bu temel meseleleri özgül bağlamlarda derinleştiriyorlar Türkiye kapitalizmini devlet piyasa karşıtlığına indirgemeden anlamaya çalışırken yerel yönetimler ve hükümet iş dünyası ilişkilerine özelleştirme karşıtı hareketlere kentsel toplumsal mücadelelere eğilen çalışmalar bu çabanın bir faslıdır Sosyal politika alanındaysa sağlık ve eğitim sistemlerine kırsal yoksulluğa emeklilik rejimine aile merkezli muhafazakâr sosyal refah politikalarına mercek tutuluyor Emek süreçleri ve çalışma hayatının değişen dinamiklerini de kadın istihdamı işe alım endüstrisi iş cinayetleri ve gerek uyumlu gerek asi sendika deneyimleri bağlamlarında görme olanağı buluyoruz Eşitlikle özgürlüğü birlikte düşünme idealini farklılıkları tanıma duyarlılığıyla bağdaştıran yazılar çerçeveyi tamamlıyor Alevi hareketinin eşit yurttaşlık talebi çok kültürlülük ve post sömürgecilik ekseninde kadın hakları toplumsal kategorileştirmeleri sorgulama fırsatı olarak Çingenelik çocukluğun dönüşümü Osman Savaşkan ve Mehmet Ertan ın hazırladığı derlemede hepsi de Ayşe Buğra nın öğrencileri olan Kaan Ağartan Tuba Ağartan Başak Akkan Ayşe Alnıaçık Yunus Furkan Arıcan Deniz Arzuk Alpkan Birelma Mehmet Baki Deniz Berra Zeynep Dodurka Mehmet Ertan İpek Göçmen Asena Günal Özgür Burçak Gürsoy Ebru Işıklı Azer Kılıç Özgecan Koçak Özlem AltanOlcay Yalçın Özkan Osman Savaşkan Asya Saydam Yasemin Taşkın Alp Gül Özateşler Ülkücan ve Volkan Yılmaz ın katkıları yer alıyor Ve Ayşe Buğra ile ufuk açıcı bir söyleşi

Tekin Yayınevi
Bizi dünyada en kudretli ve ileri devlet olduğumuz geçmiş yüzyıllara kadar götüren bu incelemede belirtmeye çalıştık ki Türkiye miz çoktan kalkınmış sanayileşmiş bir ülke haline gelebilir ve çağdaş uygarlığın bugün ön saflarında yer alabilirdi Böyle bir gelişmeyi emperyalizm engellemiştir Emperyalizmin kol gezdiği bir ülkede daha önce mümkün olan kapitalist kalkınma yolu tıkanmıştır Emperyalizmin pençesinde gerçekleşen birtakım kapitalist gelişmeler ülkenin kalkınmasına değil daha çok sömürülmesine yaramıştır Tarihimiz göstermiş ve ekonomi bilimi de doğrulamıştır ki emperyalist hegemonyadan kurtulup bağımsız olarak kalkınma yolunu seçebilecek duruma gelmek kalkınmanın ilk şartıdır Ekonomik bağımsızlık bir duygusal istek değil kalkınmanın gereğidir Ülkenin yetiştirdiği en önemli aydınlardan biri olan Doğan Avcıoğlu Türkiye nin Düzeni nde Osmanlı nın son döneminden başlayarak kapitalizmin gelişim dinamiklerini sömürge tipi kapitalizmi ülkenin geri kalmışlığının nedenlerini ele alır çözüm önerilerini anlatır Ülkenin dününe bugününe ve yarına ışık tutan bir Avcıoğlu klasiğidir Türkiye nin Düzeni İlk baskısının üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen analizleri ve önerileri aşılamamıştır Bu ülkenin emperyalizmin kucağında büyümesi mümkün değildir Kapitalizme yaslanarak gidebileceği yol da tıkanmıştır Haliyle bağımsız bir kalkınma yolu tutturmasından başka kurtuluş yolu yoktur Bağımsız ve tabii eşit ve özgür ülkenin yolu kalkınmadan geçer Kalkınmanın yolu ise emperyalizmle ve kapitalizmle yolu ayırmaktan Türkiye nin Düzeni Türkiye ye ışıklı çağdaş bir yol tarifidir Orhan Gökdemir Türkiye nin Düzeni Türkiye siyasal hayatının ve düşünce dünyasının en önemli ve en etkili eserlerinden biridir İlk kez yayınlandığı 1968 dönemecinde satış rekorları kırmış ödüller almış dış basında hakkında yazılar yazılmış banka memurelerinden üst rütbeli subaylara üniversite öğrencilerinden bilim insanlarına sağcı münevverlerden solcu teorisyenlere kadar geniş bir kesim tarafından okunmuş ve tartışılmıştır Türkiye nin Düzeni nin hacminde ve ağırlığında hiçbir eser adından onun kadar söz ettirememiştir Eser yıllar boyunca hem Kemalist hem de sosyalist düşünce için başlıca referans noktalarından biri olmuştur Sağcı ideologlar ise Türkiye üzerine yorumlarını Türkiye nin Düzeni ne karşıt bir biçimde ortaya koymuşlardır Bir sosyal bilim çalışmasının etkileyici bir üslupla da yazılabileceğini hacimli bir siyasal kitabın heyecanla da okunabileceğini gösteren eşsiz örneklerden biri olan Türkiye nin Düzeni bütün bu özellikleriyle on yıllara meydan okuyabilmiştir Gökhan Atılgan