Türkiye ve Tunus ta Din Devlet İlişkilerinin Dönüşümü — Dursun Hatice Rümeysa

Türkiye ve Tunus ta Din Devlet İlişkilerinin Dönüşümü
Dursun Hatice RümeysaKadim Yayınları
Türkiye ve Tunus ta Din Devlet İlişkilerinin Dönüşümü
Dursun Hatice RümeysaTürkiye ve Tunus tarihi dini ve kültürel açıdan birçok ortak noktaya sahip iki ülke olarak dikkat çekmektedir Bu iki ülkenin bir diğer benzer noktası her ikisinde benimsenen laiklik modelidir Bu iki ülkede bağımsızlığın ardından modernleşme projesinin bir parçası olarak benimsenen otoriter laiklik dine müdahale aracı olarak görülmüştür Toplumsal alanda dini unsurlar sıkı bir şekilde kontrol edilmiş ve devlet kendi benimsediği din anlayışını halka dayatmaktan geri durmamıştır Resmi laiklik söylemini eleştiren ve siyasal alanda varlık göstermek isteyen muhafazakâr aktörler ise Batı yanlısı seçkinler tarafından siyasetten dışlanmıştır Dolayısıyla Batı da insan hakları ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak düşünülen laiklik kavramı İslam Dünyası nda benzer bir etki ortaya çıkarmamıştır Bununla birlikte hem Türkiye de hem de Tunus ta muhafazakâr aktörler siyasal alanda etkinliğini sürdürmekte ve geniş kitleler tarafından desteklenmektedir Bu çalışmada her iki ülkede de din ve vicdan hürriyetini merkeze alan ve inançlarından dolayı vatandaşların baskı görmediği demokratik laiklik anlayışına doğru bir geçiş olduğu vurgulanmaktadır Esasen bir ülkede devlet ve toplumsal aktörler arasındaki karşılıklı etkileşimler benimsenen laiklik modelinin zaman içinde dönüşmesinde önemli bir rol oynayabilir ve bu dönüşüm demokratik yönetimin istikrarını etkilemektedir

Kadim Yayınları
Türkiye ve Tunus tarihi dini ve kültürel açıdan birçok ortak noktaya sahip iki ülke olarak dikkat çekmektedir Bu iki ülkenin bir diğer benzer noktası her ikisinde benimsenen laiklik modelidir Bu iki ülkede bağımsızlığın ardından modernleşme projesinin bir parçası olarak benimsenen otoriter laiklik dine müdahale aracı olarak görülmüştür Toplumsal alanda dini unsurlar sıkı bir şekilde kontrol edilmiş ve devlet kendi benimsediği din anlayışını halka dayatmaktan geri durmamıştır Resmi laiklik söylemini eleştiren ve siyasal alanda varlık göstermek isteyen muhafazakâr aktörler ise Batı yanlısı seçkinler tarafından siyasetten dışlanmıştır Dolayısıyla Batı da insan hakları ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak düşünülen laiklik kavramı İslam Dünyası nda benzer bir etki ortaya çıkarmamıştır Bununla birlikte hem Türkiye de hem de Tunus ta muhafazakâr aktörler siyasal alanda etkinliğini sürdürmekte ve geniş kitleler tarafından desteklenmektedir Bu çalışmada her iki ülkede de din ve vicdan hürriyetini merkeze alan ve inançlarından dolayı vatandaşların baskı görmediği demokratik laiklik anlayışına doğru bir geçiş olduğu vurgulanmaktadır Esasen bir ülkede devlet ve toplumsal aktörler arasındaki karşılıklı etkileşimler benimsenen laiklik modelinin zaman içinde dönüşmesinde önemli bir rol oynayabilir ve bu dönüşüm demokratik yönetimin istikrarını etkilemektedir Yayınevi Kadim Yayınları Yazar Hatice Rümeysa Dursun Sayfa 412 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9789759000998 Kategori Türkiye Siyaseti ve Politikası Uluslararası İlişkiler Dış Politika

Kadim
Türkiye ve Tunus tarihi dini ve kültürel açıdan birçok ortak noktaya sahip iki ülke olarak dikkat çekmektedir Bu iki ülkenin bir diğer benzer noktası her ikisinde benimsenen laiklik modelidir Bu iki ülkede bağımsızlığın ardından modernleşme projesinin bir parçası olarak benimsenen otoriter laiklik dine müdahale aracı olarak görülmüştür Toplumsal alanda dini unsurlar sıkı bir şekilde kontrol edilmiş ve devlet kendi benimsediği din anlayışını halka dayatmaktan geri durmamıştır Resmi laiklik söylemini eleştiren ve siyasal alanda varlık göstermek isteyen muhafazakâr aktörler ise Batı yanlısı seçkinler tarafından siyasetten dışlanmıştır Dolayısıyla Batı da insan hakları ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak düşünülen laiklik kavramı İslam Dünyası nda benzer bir etki ortaya çıkarmamıştır Bununla birlikte hem Türkiye de hem de Tunus ta muhafazakâr aktörler siyasal alanda etkinliğini sürdürmekte ve geniş kitleler tarafından desteklenmektedir Bu çalışmada her iki ülkede de din ve vicdan hürriyetini merkeze alan ve inançlarından dolayı vatandaşların baskı görmediği demokratik laiklik anlayışına doğru bir geçiş olduğu vurgulanmaktadır Esasen bir ülkede devlet ve toplumsal aktörler arasındaki karşılıklı etkileşimler benimsenen laiklik modelinin zaman içinde dönüşmesinde önemli bir rol oynayabilir ve bu dönüşüm demokratik yönetimin istikrarını etkilemektedir

Kadim Yayınları
Türkiye ve Tunus tarihi dini ve kültürel açıdan birçok ortak noktaya sahip iki ülke olarak dikkat çekmektedir Bu iki ülkenin bir diğer benzer noktası her ikisinde benimsenen laiklik modelidir Bu iki ülkede bağımsızlığın ardından modernleşme projesinin bir parçası olarak benimsenen otoriter laiklik dine müdahale aracı olarak görülmüştür Toplumsal alanda dini unsurlar sıkı bir şekilde kontrol edilmiş ve devlet kendi benimsediği din anlayışını halka dayatmaktan geri durmamıştır Resmi laiklik söylemini eleştiren ve siyasal alanda varlık göstermek isteyen muhafazakâr aktörler ise Batı yanlısı seçkinler tarafından siyasetten dışlanmıştır Dolayısıyla Batı da insan hakları ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak düşünülen laiklik kavramı İslam Dünyası nda benzer bir etki ortaya çıkarmamıştır Bununla birlikte hem Türkiye de hem de Tunus ta muhafazakâr aktörler siyasal alanda etkinliğini sürdürmekte ve geniş kitleler tarafından desteklenmektedir Bu çalışmada her iki ülkede de din ve vicdan hürriyetini merkeze alan ve inançlarından dolayı vatandaşların baskı görmediği demokratik laiklik anlayışına doğru bir geçiş olduğu vurgulanmaktadır Esasen bir ülkede devlet ve toplumsal aktörler arasındaki karşılıklı etkileşimler benimsenen laiklik modelinin zaman içinde dönüşmesinde önemli bir rol oynayabilir ve bu dönüşüm demokratik yönetimin istikrarını etkilemektedir

Kadim Yayınları
Türkiye ve Tunus tarihi dini ve kültürel açıdan birçok ortak noktaya sahip iki ülke olarak dikkat çekmektedir Bu iki ülkenin bir diğer benzer noktası her ikisinde benimsenen laiklik modelidir Bu iki ülkede bağımsızlığın ardından modernleşme projesinin bir parçası olarak benimsenen otoriter laiklik dine müdahale aracı olarak görülmüştür Toplumsal alanda dini unsurlar sıkı bir şekilde kontrol edilmiş ve devlet kendi benimsediği din anlayışını halka dayatmaktan geri durmamıştır Resmi laiklik söylemini eleştiren ve siyasal alanda varlık göstermek isteyen muhafazakâr aktörler ise Batı yanlısı seçkinler tarafından siyasetten dışlanmıştır Dolayısıyla Batı da insan hakları ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teminatı olarak düşünülen laiklik kavramı İslam Dünyası nda benzer bir etki ortaya çıkarmamıştır Bununla birlikte hem Türkiye de hem de Tunus ta muhafazakâr aktörler siyasal alanda etkinliğini sürdürmekte ve geniş kitleler tarafından desteklenmektedir Bu çalışmada her iki ülkede de din ve vicdan hürriyetini merkeze alan ve inançlarından dolayı vatandaşların baskı görmediği demokratik laiklik anlayışına doğru bir geçiş olduğu vurgulanmaktadır Esasen bir ülkede devlet ve toplumsal aktörler arasındaki karşılıklı etkileşimler benimsenen laiklik modelinin zaman içinde dönüşmesinde önemli bir rol oynayabilir ve bu dönüşüm demokratik yönetimin istikrarını etkilemektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img