Türkiyeli Müslümanlar ve İstikamet Krizi — Şükrü Hüseyinoğlu

Türkiyeli Müslümanlar ve İstikamet Krizi
Şükrü HüseyinoğluMa'ruf Yayınları
Türkiyeli Müslümanlar ve İstikamet Krizi
Şükrü HüseyinoğluYaşadığımız coğrafyada bilindiği üzere şirkin kurumsal egemenliği söz konusudur Allah ın dini ancak egemen şirkin müsaadesi kadar toplum hayatında belirleyici olabilmekte vücuda getirdiği Bizantinist müesseselerle Allah ın dinini tanımlayan ve onu temsil etme iddiasında olan da bizatihi egemen şirk olmaktadır Kısacası bu coğrafyada Allah ın dini hakim değil mahkumdur Belirleyen değil belirlenendir Egemen şirkin vesayeti altındadır İşte böylesine büyük bir saptırmanın ve zilletin yaşandığı bu coğrafyanın Müslümanlarının temel imtihanı da Allah ın dinini vesayet altına alan ve onu kendi çizdiği sınırlara mahkum eden bu egemen şirke karşı tutumları bu konudaki akidevi duruşları olmuştur Çeşitli dönemlerde yönetici kadrolarının değişmesiyle topluma ve toplumun değerlerine yönelik yaklaşımları farklılık gösterebilse de kurumsal olarak temel cahili niteliği değişmeyen Allah ın dinine teslim olmak yerine onu tanımlayıp teslim almaya yönelik politikaların devam ettirildiği mevcut işleyişe karşı durulması gereken yer konusunda her dönem Müslümanlar arasında istikamet krizleri yaşandığını görmekteyiz

Ma'ruf Yayınları
Yaşadığımız coğrafyada bilindiği üzere şirkin kurumsal egemenliği söz konusudur Allah ın dini ancak egemen şirkin müsaadesi kadar toplum hayatında belirleyici olabilmekte vücuda getirdiği Bizantinist müesseselerle Allah ın dinini tanımlayan ve onu temsil etme iddiasında olan da bizatihi egemen şirk olmaktadır Kısacası bu coğrafyada Allah ın dini hakim değil mahkumdur Belirleyen değil belirlenendir Egemen şirkin vesayeti altındadır İşte böylesine büyük bir saptırmanın ve zilletin yaşandığı bu coğrafyanın Müslümanlarının temel imtihanı da Allah ın dinini vesayet altına alan ve onu kendi çizdiği sınırlara mahkum eden bu egemen şirke karşı tutumları bu konudaki akidevi duruşları olmuştur Çeşitli dönemlerde yönetici kadrolarının değişmesiyle topluma ve toplumun değerlerine yönelik yaklaşımları farklılık gösterebilse de kurumsal olarak temel cahili niteliği değişmeyen Allah ın dinine teslim olmak yerine onu tanımlayıp teslim almaya yönelik politikaların devam ettirildiği mevcut işleyişe karşı durulması gereken yer konusunda her dönem Müslümanlar arasında istikamet krizleri yaşandığını görmekteyiz

Ma'ruf Yayınları
Yaşadığımız coğrafyada bilindiği üzere şirkin kurumsal egemenliği söz konusudur Allah ın dini ancak egemen şirkin müsaadesi kadar toplum hayatında belirleyici olabilmekte vücuda getirdiği Bizantinist müesseselerle Allah ın dinini tanımlayan ve onu temsil etme iddiasında olan da bizatihi egemen şirk olmaktadır Kısacası bu coğrafyada Allah ın dini hakim değil mahkumdur Belirleyen değil belirlenendir Egemen şirkin vesayeti altındadır İşte böylesine büyük bir saptırmanın ve zilletin yaşandığı bu coğrafyanın Müslümanlarının temel imtihanı da Allah ın dinini vesayet altına alan ve onu kendi çizdiği sınırlara mahkum eden bu egemen şirke karşı tutumları bu konudaki akidevi duruşları olmuştur Çeşitli dönemlerde yönetici kadrolarının değişmesiyle topluma ve toplumun değerlerine yönelik yaklaşımları farklılık gösterebilse de kurumsal olarak temel cahili niteliği değişmeyen Allah ın dinine teslim olmak yerine onu tanımlayıp teslim almaya yönelik politikaların devam ettirildiği mevcut işleyişe karşı durulması gereken yer konusunda her dönem Müslümanlar arasında istikamet krizleri yaşandığını görmekteyiz

Ma'ruf Yayınları
Yaşadığımız coğrafyada bilindiği üzere şirkin kurumsal egemenliği söz konusudur Allah ın dini ancak egemen şirkin müsaadesi kadar toplum hayatında belirleyici olabilmekte vücuda getirdiği Bizantinist müesseselerle Allah ın dinini tanımlayan ve onu temsil etme iddiasında olan da bizatihi egemen şirk olmaktadır Kısacası bu coğrafyada Allah ın dini hakim değil mahkumdur Belirleyen değil belirlenendir Egemen şirkin vesayeti altındadır İşte böylesine büyük bir saptırmanın ve zilletin yaşandığı bu coğrafyanın Müslümanlarının temel imtihanı da Allah ın dinini vesayet altına alan ve onu kendi çizdiği sınırlara mahkum eden bu egemen şirke karşı tutumları bu konudaki akidevi duruşları olmuştur Çeşitli dönemlerde yönetici kadrolarının değişmesiyle topluma ve toplumun değerlerine yönelik yaklaşımları farklılık gösterebilse de kurumsal olarak temel cahili niteliği değişmeyen Allah ın dinine teslim olmak yerine onu tanımlayıp teslim almaya yönelik politikaların devam ettirildiği mevcut işleyişe karşı durulması gereken yer konusunda her dönem Müslümanlar arasında istikamet krizleri yaşandığını görmekteyiz