Türklere Esir Olmak — Doğan Şahin

Türklere Esir Olmak
Doğan ŞahinOzan Yayıncılık
Türklere Esir Olmak
Doğan ŞahinBirinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekânlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekânlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 416 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Ozan Yayıncılık

OZAN YAYINCILIK
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekânlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekanlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekanlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekanlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekânlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekanlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır

Ozan Yayıncılık - Tarih Dizisi
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır Ancak bu durum neredeyse 100 yıl sonra değişmeye başlamış ve Savaş Esirleri artık hem onların torunları hem de onları esir edenlerin torunları tarafından hatırlanmaya başlamıştır Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 8 milyon asker karşı tarafa teslim olmuştur Türklerin aldığı esir sayısı ise 23 bin civarındadır Bunların büyük çoğunluğu 1916 yılında Kut El Amara kuşatmasında teslim olan Hint Askerleridir Çanakkale Sina ve Filistin savaşlarında 400 ün üzerinde Avustralyalı ve 25 Yeni Zelandalı esir alınmıştır Bu kitap düşman tarafların nesillerinin yüz yıl önce yaşananları anabilmelesi ni ve toplumsal hafızada Savaş Esiri olgusunun yer bulmasını sağlamaya yönelik hazırlandı Olaylara mekânlara ve günün şartlarına örneklemeler yaparak esirlerin ruh halleri üzerine düşünüldü araştırıldı kaynaklar tarandı ve gerçekte esirlerle esir alanların ortak bir geçmişi olduğu anlatılmaya çalışıldı Konusu ve kapsamı itibariyle Türkiye de yazılmış ilk kitaptır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 416Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi Ozan Yayıncılık

Ozan Yayıncılık
çev. Abdullah Demir
Birinci Dünya Savaşı tarihi yazınında karşı tarafa ve özellikle de Osmanlı ya Esir düşenlerin unutulduğu kabul edilen bir gerçektir Bu eksikliğin en büyük nedeni ise tutsaklık olgusunun bilindik Kahramanlık kalıbına pek uymamasıdır Savaş esirleri güçten düşmüş iğdiş edilmiş mağdurlardır ve bu bakış açısı tipik savaş öykülerinde onlara yer verilmesine engeldir Oysa savaş öykülerinin odak noktası askerin cesareti bertaraf edilen düşman sayısı ve savaşta gösterilen hüner olmalıdır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img