Türklerin 12 Bin Yıllık Tarihi — Aclan Şıkrak

Türklerin 12 Bin Yıllık Tarihi
Aclan ŞıkrakGece Kitaplığı
Türklerin 12 Bin Yıllık Tarihi
Aclan ŞıkrakSanayi İnkılabı ve sömürgecilik dönemiyle birlikte Doğu özelde de Ortadoğu ve İslam dünyası Batılı Devletler nazarında büyük bir cazibe merkezi haline gelmişti Çünkü Dünya nın ulaşım ve ticaret hattının en işlek noktasında yer alması sömürgelere giden yolda son derece stratejik bir mevkide bulunması hele de yapılan geniş çaplı araştırmalar sonucunda zengin petrol rezervlerini barındırdığının anlaşılması sömürgeci güçler nazarında bu coğrafyayı bir kat daha vazgeçilmez kılmıştı Öyle ki zamanla dünyaya hakim olmanın öncelikle Ortadoğu ya hükmetmekten geçtiği düşüncesi yaygınlık kazanır olmuştu Bölgeye tek başına egemen olmak isteyen batılı devletler bu uğurda pek çok taktik ve strateji geliştirmiş ve aralarında kıyasıya bir mücadeleye tutuşmuşlardır Bütün bunların önünü açmak ve zeminini hazırlamak için de suni birtakım meseleler ve kavramlar üretip bunların üzerine bina ettikleri sözde ilmi ve politik çabalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmışlardır Batılı güçler ve bilhassa İngiltere bölgede uzun süreli bir hakimiyetin kapısını açabilmek için şark meselesi adı altında birçok siyasi oyun tertiplemişti Böylece şark meselesi kılıfını giydirdikleri koloniyalist yayılma ve ekonomik emperyalizm politikalarını gerçekleştirme fırsatını elde edeceklerdi 1815 Viyana Kongresi nden sonra politik bir terim olarak ifade edilmeye başlanan Şark Meselesi nin tarihi kökeni aslında oldukça eskidir Zaman ve mekana bağlı olarak çeşitli görünümlerde ortaya çıkan ve değişik şekillerde tarif edilen Şark Meselesi nin temelinde Hristiyan Müslüman veya Avrupa Osmanlı münasebeti yatmaktadır Kavramın Avrupa da doğduğu dikkate alınırsa Şark Meselesi nin esasen Avrupa nın Haçlı zihniyetiyle üstüne eğildiği yapay provoke bir mesele olduğu kendiliğinden anlaşılır Ancak burada şunu da belirtelim Osmanlılar İslamiyet in hamisi ve İslam Alemi nin lideri konumuna gelmekle Avrupa için şark meselesi Osmanlı meselesi halini almıştır

Gece Kitaplığı
Sanayi İnkılabı ve sömürgecilik dönemiyle birlikte Doğu özelde de Ortadoğu ve İslam dünyası Batılı Devletler nazarında büyük bir cazibe merkezi haline gelmişti Çünkü Dünya nın ulaşım ve ticaret hattının en işlek noktasında yer alması sömürgelere giden yolda son derece stratejik bir mevkide bulunması hele de yapılan geniş çaplı araştırmalar sonucunda zengin petrol rezervlerini barındırdığının anlaşılması sömürgeci güçler nazarında bu coğrafyayı bir kat daha vazgeçilmez kılmıştı Öyle ki zamanla dünyaya hakim olmanın öncelikle Ortadoğu ya hükmetmekten geçtiği düşüncesi yaygınlık kazanır olmuştu Bölgeye tek başına egemen olmak isteyen batılı devletler bu uğurda pek çok taktik ve strateji geliştirmiş ve aralarında kıyasıya bir mücadeleye tutuşmuşlardır Bütün bunların önünü açmak ve zeminini hazırlamak için de suni birtakım meseleler ve kavramlar üretip bunların üzerine bina ettikleri sözde ilmi ve politik çabalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmışlardır Batılı güçler ve bilhassa İngiltere bölgede uzun süreli bir hakimiyetin kapısını açabilmek için şark meselesi adı altında birçok siyasi oyun tertiplemişti Böylece şark meselesi kılıfını giydirdikleri koloniyalist yayılma ve ekonomik emperyalizm politikalarını gerçekleştirme fırsatını elde edeceklerdi 1815 Viyana Kongresi nden sonra politik bir terim olarak ifade edilmeye başlanan Şark Meselesi nin tarihi kökeni aslında oldukça eskidir Zaman ve mekana bağlı olarak çeşitli görünümlerde ortaya çıkan ve değişik şekillerde tarif edilen Şark Meselesi nin temelinde Hristiyan Müslüman veya Avrupa Osmanlı münasebeti yatmaktadır Kavramın Avrupa da doğduğu dikkate alınırsa Şark Meselesi nin esasen Avrupa nın Haçlı zihniyetiyle üstüne eğildiği yapay provoke bir mesele olduğu kendiliğinden anlaşılır Ancak burada şunu da belirtelim Osmanlılar İslamiyet in hamisi ve İslam Alemi nin lideri konumuna gelmekle Avrupa için şark meselesi Osmanlı meselesi halini almıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı Yayınları
Sanayi İnkılabı ve sömürgecilik dönemiyle birlikte Doğu özelde de Ortadoğu ve İslam dünyası Batılı Devletler nazarında büyük bir cazibe merkezi haline gelmişti Çünkü Dünya nın ulaşım ve ticaret hattının en işlek noktasında yer alması sömürgelere giden yolda son derece stratejik bir mevkide bulunması hele de yapılan geniş çaplı araştırmalar sonucunda zengin petrol rezervlerini barındırdığının anlaşılması sömürgeci güçler nazarında bu coğrafyayı bir kat daha vazgeçilmez kılmıştı Öyle ki zamanla dünyaya hâkim olmanın öncelikle Ortadoğu ya hükmetmekten geçtiği düşüncesi yaygınlık kazanır olmuştu Bölgeye tek başına egemen olmak isteyen batılı devletler bu uğurda pek çok taktik ve strat eji geliştirmiş ve aralarında kıyasıya bir mücadeleye tutuşmuşlardır Bütün bunların önünü açmak ve zeminini hazırlamak için de suni birtakım meseleler ve kavramlar üretip bunların üzerine bina ettikleri sözde ilmi ve politik çabalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmışlardır Batılı güçler ve bilhassa İngiltere bölgede uzun süreli bir hâkimiyetin kapısını açabilmek için şark meselesi adı altında birçok siyasi oyun tertiplemişti Böylece şark meselesi kılıfını giydirdikleri koloniyalist yayılma ve ekonomik emperyalizm politikalarını gerçekleştirme fırsatını elde edeceklerdi 1815 Viyana Kongresi nden sonra politik bir terim olarak ifade edilmeye başlanan Şark Meselesi nin tarihi kökeni aslında oldukça eskidir Zaman ve mekâna bağlı olarak