Tuşba nın İncisi Semiramis — Karakaya Müştehir

Tuşba nın İncisi Semiramis
Karakaya MüştehirAramis Yayınevi
Tuşba nın İncisi Semiramis
Karakaya MüştehirMüştehir Karakaya tarafından kaleme alınan Tuşbanın İncisi Semiramis Aramis Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Tuşbanın İncisi Semiramis Müştehir Karakaya Kitap Özeti Zaman güçlünün ayakta kaldığı zamanlardı Kim güçlüyse oydu kral Kim güçlüyse yine baskın erk oydu Büyük büyük dedesi kudretli Kral Sardur Tuşba Kalesini inşa ederken işte onun tam da en çok sevdiği burcun altına o koca ve yekpare olan büyük taşa kitabesini böyle yazmamış mıydı İçinde sevgi kırıntıları taşıyan her fert umudun bir gün tazelenip yeşilleneceğini bilir sırrın ve gizin bir gün faş olacağını anlar bir düşün bir gün gerçekle yer değiştireceğini sezer bu düşün içine gizlenen perinin bir gün bir ölümlünün eliyle açığa çıkacağını görür sırlılık perdesinin kalkacağını duyumsar O gün umudun bekçileri yüksek sesle şöyle bağırırlar Ey sevgisini düşünden alan ölümlü Düş aynanı kırartık hükmü kalmadı Peçeni yüzünden yırtıp at Gerçek aynasını eline al onunla dünyanı yansıt Yayınevi Aramis Yayınevi Yazar Müştehir Karakaya Sayfa 282 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2012 Barkod 9786055676261 Kategori Tarihsel Romanlar Türk Edebiyatı

Aramis
Zaman güçlünün ayakta kaldığı zamanlardı Kim güçlüyse oydu kral Kim güçlüyse yine baskın erk oydu Büyük büyük dedesi kudretli Kral Sardur Tuşba Kalesini inşa ederken işte onun tam da en çok sevdiği burcun altına o koca ve yekpare olan büyük taşa kitabesini böyle yazmamış mıydı İçinde sevgi kırıntıları taşıyan her fert umudun bir gün tazelenip yeşilleneceğini bilir sırrın ve gizin bir gün faş olacağını anlar bir düşün bir gün gerçekle yer değiştireceğini sezer bu düşün içine gizlenen perinin bir gün bir ölümlünün eliyle açığa çıkacağını görür sırlılık perdesinin kalkacağını duyumsar O gün umudun bekçileri yüksek sesle şöyle bağırırlar Ey sevgisini düşünden alan ölümlü Düş aynanı kır artık hükmü kalmadı Peçeni yüzünden yırtıp at Gerçek aynasını eline al onunla dünyanı yansıt Semiramisin en çok hoşlandığı zamanlar da bu zamanlardı Bahar geldi mi kaleden huruç eder çıkıp göl kenarı boyunca uzanan yemyeşil daha doğrusu yeşilin her tonunun cirit attığı bağlara dinlenmeye çekilirdi Bu bağların arasından şarıl şarıl sular akar alabalıklar bu sularda ceylanların ormanda mutlu ve huzurlu oynaştıkları gibi oynaşırlar türlü türlü kuşlar aralıksız şakırlardı Gençlerin kanı kaynar hayvanlar kış boyunca üzerlerine çöken bungun havayı atar silkinirler özgürce dönüp dolaşırlardı Yalnızdı Kimsesizdi Onu anladığını sanan ama onu hiç bir zaman anlamayan bir baba ondan ve kardeşinden nefret eden bir şirret kadın gerçekten vücudunu arzulayan ama ruhunun derinliklerine asla inemeyecek kadar ablak budala kendini beğenmiş gözü dönmüş erkek müsvetteleri arasında kırılgan zayıf sahipsiz bir inci O Tuşbanın biricik incisiydi

ARAMİS YAYINEVİ
Zaman güçlünün ayakta kaldığı zamanlardı Kim güçlüyse oydu kral Kim güçlüyse yine baskın erk oydu Büyük büyük dedesi kudretli Kral Sardur Tuşba Kalesi ni inşa ederken işte onun tam da en çok sevdiği burcun altına o koca ve yekpare olan büyük taşa kitabesini böyle yazmamış mıydı İçinde sevgi kırıntıları taşıyan her fert umudun bir gün tazelenip yeşilleneceğini bilir sırrın ve gizin bir gün faş olacağını anlar bir düşün bir gün gerçekle yer değiştireceğini sezer bu düşün içine gizlenen perinin bir gün bir ölümlünün eliyle açığa çıkacağını görür sırlılık perdesinin kalkacağını duyumsar O gün umudun bekçileri yüksek sesle şöyle bağırırlar Ey sevgisini düşünden alan ölümlü Düş aynanı kır artık hükmü kalmadı Peçeni yüzünden yırtıp at Gerçek aynasını eline al onunla dünyanı yansıt Semiramis in en çok hoşlandığı zamanlar da bu zamanlardı Bahar geldi mi kaleden huruç eder çıkıp göl kenarı boyunca uzanan yemyeşil daha doğrusu yeşilin her tonunun cirit attığı bağlara dinlenmeye çekilirdi Bu bağların arasından şarıl şarıl sular akar alabalıklar bu sularda ceylanların ormanda mutlu ve huzurlu oynaştıkları gibi oynaşırlar türlü türlü kuşlar aralıksız şakırlardı Gençlerin kanı kaynar hayvanlar kış boyunca üzerlerine çöken bungun havayı atar silkinirler özgürce dönüp dolaşırlardı Yalnızdı Kimsesizdi Onu anladığını sanan ama onu hiç bir zaman anlamayan bir baba ondan ve kardeşinden nefret eden bir şirret kadın gerçekten vücudunu arzulayan ama ruhunun derinliklerine asla inemeyecek kadar ablak budala kendini beğenmiş gözü dönmüş erkek müsvetteleri arasında kırılgan zayıf sahipsiz bir inci O Tuşba nın biricik incisiydi