Tutsak — Mehmed Alagaş

Tutsak
Mehmed Alagaşİnsan Dergisi Yayınları
Tutsak
Mehmed AlagaşTutsak Sayfa Sayısı 141 Baskı Yılı 2004 Dili Türkçe Yayınevi İnsan Dergisi Yayınları

Tutsak

İnsan Dergisi Yayınları
Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler Kapının önündeki kilitli demir parmaklık sanki yeni yapılmış gibiydi Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler Odada tek kişilik bir yatak bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra Odanın penceresi yok Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin dedi Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil adeta bir tutsak akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı

İnsan Dergisi Yayınları
Yol mu kapalı göz mü kapalı Almanyadan veya diğer Avrupa ülkelerinden karayoluyla Türkiyeye gelen kardeşlerimiz bilirler Özellikle izin zamanlarında bu yollarda oldukça uzun konvoylar oluşur Bazen iki üç kilometre uzunluğuna varan bu konvoylar trafik sıkışıklığına göre yarım saatlik yolu ancak beş altı saatte katedebilirler Bazen ise konvoy tamamen durur Tekrar hareket edebilmek için yolun açılmasını beklemekten başka çare yoktur Nitekim kontaklar kapatılır el frenleri çekilir ve başlanır beklemeye Bu arada karnı aç olanlar arabada veya yol kenarında yemek hazırlığına girişirler Karnı tok olan yorgun yolcular ise genelde uyumayı tercih ederler İşte böyle bir konvoyda bulunan bir arkadaşımız da uyumayı tercih etmişti Çünkü böylesi duraksamalar şoförlerin dinlenebilmesi için en iyi fırsatlardır Nitekim arkadaki arabaların şoförleri de bu fırsatı ganimet bilmiş ve onlar da uyumuşlardı Olayın bundan sonraki durumunu ise arkadaşımız şöyle anlatıyor Abi ne kadar uyuduğumu bilmiyorum Fakat kısa bir süre olmasa gerek çünkü gözlerimi açtığımda önümdeki bomboş ve ıssız bir yol uzanıyordu Arkadakilerin bana küfredeceğini düşünerek hemen arabayı çalıştırdım ve bastım gaza Bir birbuçuk saat tam topuk gitmeme rağmen önümdeki konvoyun kuyruğuna yetişemedim İşin garip tarafı yolda uzun bir çay ve kahvaltı molası vermeme rağmen arkamdan gelen hiçbir araba yoktu Herhalde benim arkamdaki şoförler daha uyanmamıştı Bu olayı dinlediğim zaman üç beş kilometre uzunluğundaki bu konvoyda bulunan insanları düşündüm Hiç şüphesiz ki bu konvoyda uyumayanlar uyanık olanlar da vardı Bu uyanık insanlar elleri direksiyonda ayakları gaz pedalında yolun açılmasını sabırsızlıkla bekliyorlardı Yolda herhangi bir tıkanıklığın olmadığını yolun açık olduğu tabi ki bu uyanık insanların hiç aklına gelmezdi Çünkü bu uyanık insanlara göre şayet yol açık olsa öndeki arabalar mutlaka ve mutlaka hareket ederlerdi Bu uyanık insanlar öndeki yolun açık fakat öndeki gözlerin kapalı olduğunu nereden bileceklerdi ki Tabi ki bu olayı sizlere hoşunuza gitmesi için anlatmadım Çünkü sizler de birbirini takip eden birbirinin peşi sıra giden bir konvoyda bulunuyorsunuz Sevdiklerinizi saygı duyduklarınızı yetkin ve yeterli gördüklerinizi geçirmişsiniz bu konvoyun başına Bunlar durdukları zaman konvoy da duruyor siz de duruyorsunuz Ve gönülleriniz rahat ve herhangi bir endişeniz herhangi bir kuşkunuz yok Çünkü öndekiler durduğuna göre mutlaka ve mutlaka yol kapalıdır Yol açık olsa hiç gitmezler mi Hiç hareket etmezler mi Sizler uyanık olduğunuza göre sizlerin önündekiler haydi haydi uyanıktır değil mi İşte bu kanaatinize sadece bir kelime ilave etmek istiyorum Acaba

İnsan Dergisi Yayınları
Yol mu kapalı göz mü kapalı Almanyadan veya diğer Avrupa ülkelerinden karayoluyla Türkiyeye gelen kardeşlerimiz bilirler Özellikle izin zamanlarında bu yollarda oldukça uzun konvoylar oluşur Bazen iki üç kilometre uzunluğuna varan bu konvoylar trafik sıkışıklığına göre yarım saatlik yolu ancak beş altı saatte katedebilirler Bazen ise konvoy tamamen durur Tekrar hareket edebilmek için yolun açılmasını beklemekten başka çare yoktur Nitekim kontaklar kapatılır el frenleri çekilir ve başlanır beklemeye Bu arada karnı aç olanlar arabada veya yol kenarında yemek hazırlığına girişirler Karnı tok olan yorgun yolcular ise genelde uyumayı tercih ederler İşte böyle bir konvoyda bulunan bir arkadaşımız da uyumayı tercih etmişti Çünkü böylesi duraksamalar şoförlerin dinlenebilmesi için en iyi fırsatlardır Nitekim arkadaki arabaların şoförleri de bu fırsatı ganimet bilmiş ve onlar da uyumuşlardı Olayın bundan sonraki durumunu ise arkadaşımız şöyle anlatıyor Abi ne kadar uyuduğumu bilmiyorum Fakat kısa bir süre olmasa gerek çünkü gözlerimi açtığımda önümdeki bomboş ve ıssız bir yol uzanıyordu Arkadakilerin bana küfredeceğini düşünerek hemen arabayı çalıştırdım ve bastım gaza Bir birbuçuk saat tam topuk gitmeme rağmen önümdeki konvoyun kuyruğuna yetişemedim İşin garip tarafı yolda uzun bir çay ve kahvaltı molası vermeme rağmen arkamdan gelen hiçbir araba yoktu Herhalde benim arkamdaki şoförler daha uyanmamıştı Bu olayı dinlediğim zaman üç beş kilometre uzunluğundaki bu konvoyda bulunan insanları düşündüm Hiç şüphesiz ki bu konvoyda uyumayanlar uyanık olanlar da vardı Bu uyanık insanlar elleri direksiyonda ayakları gaz pedalında yolun açılmasını sabırsızlıkla bekliyorlardı Yolda herhangi bir tıkanıklığın olmadığını yolun açık olduğu tabi ki bu uyanık insanların hiç aklına gelmezdi Çünkü bu uyanık insanlara göre şayet yol açık olsa öndeki arabalar mutlaka ve mutlaka hareket ederlerdi Bu uyanık insanlar öndeki yolun açık fakat öndeki gözlerin kapalı olduğunu nereden bileceklerdi ki Tabi ki bu olayı sizlere hoşunuza gitmesi için anlatmadım Çünkü sizler de birbirini takip eden birbirinin peşi sıra giden bir konvoyda bulunuyorsunuz Sevdiklerinizi saygı duyduklarınızı yetkin ve yeterli gördüklerinizi geçirmişsiniz bu konvoyun başına Bunlar durdukları zaman konvoy da duruyor siz de duruyorsunuz Ve gönülleriniz rahat ve herhangi bir endişeniz herhangi bir kuşkunuz yok Çünkü öndekiler durduğuna göre mutlaka ve mutlaka yol kapalıdır Yol açık olsa hiç gitmezler mi Hiç hareket etmezler mi Sizler uyanık olduğunuza göre sizlerin önündekiler haydi haydi uyanıktır değil mi İşte bu kanaatinize sadece bir kelime ilave etmek istiyorum Acaba

İnsan Dergisi Yayınları
Öldüğünü ölüp de bu mezara gömüldüğünü düşünürdü Divane Bu düşünceyle yüzünü ve gönlünü Allah a dönerek İşte Ya Rabbi geldim Sana kulluk ede ede Senin yanına geldim dedikten sonra susar susar ve bu suskunluk içinde çığ gibi büyüyen duygularıyla Nerede nerede o nerede Ya Rabbi diye sayıklamaya başladı Gülbenaz ı istiyordu Divane Gönlünü böylesine güzel bir bir Gülbenaz ile tanıştıran ve gönlünü de bu Gülbenaz sevdasını veren Rahman dan gerçek olan bu Gülbenaz ı istiyordu Çünkü o olmadan yarımdı eksikti çok eksikti Divane Gülbenaz olmadan yarım kalmış bir söz bebeksiz bir göz gibi hissediyordu kendisini Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 237 Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi İnsan Dergisi Yayınları

İnsan Dergisi Yayınları
Yol mu kapalı göz mü kapalı Almanyadan veya diğer Avrupa ülkelerinden karayoluyla Türkiyeye gelen kardeşlerimiz bilirler Özellikle izin zamanlarında bu yollarda oldukça uzun konvoylar oluşur Bazen iki üç kilometre uzunluğuna varan bu konvoylar trafik sıkışıklığına göre yarım saatlik yolu ancak beş altı saatte katedebilirler Bazen ise konvoy tamamen durur Tekrar hareket edebilmek için yolun açılmasını beklemekten başka çare yoktur Nitekim kontaklar kapatılır el frenleri çekilir ve başlanır beklemeye Bu arada karnı aç olanlar arabada veya yol kenarında yemek hazırlığına girişirler Karnı tok olan yorgun yolcular ise genelde uyumayı tercih ederler İşte böyle bir konvoyda bulunan bir arkadaşımız da uyumayı tercih etmişti Çünkü böylesi duraksamalar şoförlerin dinlenebilmesi için en iyi fırsatlardır Nitekim arkadaki arabaların şoförleri de bu fırsatı ganimet bilmiş ve onlar da uyumuşlardı Olayın bundan sonraki durumunu ise arkadaşımız şöyle anlatıyor Abi ne kadar uyuduğumu bilmiyorum Fakat kısa bir süre olmasa gerek çünkü gözlerimi açtığımda önümdeki bomboş ve ıssız bir yol uzanıyordu Arkadakilerin bana küfredeceğini düşünerek hemen arabayı çalıştırdım ve bastım gaza Bir birbuçuk saat tam topuk gitmeme rağmen önümdeki konvoyun kuyruğuna yetişemedim İşin garip tarafı yolda uzun bir çay ve kahvaltı molası vermeme rağmen arkamdan gelen hiçbir araba yoktu Herhalde benim arkamdaki şoförler daha uyanmamıştı Bu olayı dinlediğim zaman üç beş kilometre uzunluğundaki bu konvoyda bulunan insanları düşündüm Hiç şüphesiz ki bu konvoyda uyumayanlar uyanık olanlar da vardı Bu uyanık insanlar elleri direksiyonda ayakları gaz pedalında yolun açılmasını sabırsızlıkla bekliyorlardı Yolda herhangi bir tıkanıklığın olmadığını yolun açık olduğu tabi ki bu uyanık insanların hiç aklına gelmezdi Çünkü bu uyanık insanlara göre şayet yol açık olsa öndeki arabalar mutlaka ve mutlaka hareket ederlerdi Bu uyanık insanlar öndeki yolun açık fakat öndeki gözlerin kapalı olduğunu nereden bileceklerdi ki Tabi ki bu olayı sizlere hoşunuza gitmesi için anlatmadım Çünkü sizler de birbirini takip eden birbirinin peşi sıra giden bir konvoyda bulunuyorsunuz Sevdiklerinizi saygı duyduklarınızı yetkin ve yeterli gördüklerinizi geçirmişsiniz bu konvoyun başına Bunlar durdukları zaman konvoy da duruyor siz de duruyorsunuz Ve gönülleriniz rahat ve herhangi bir endişeniz herhangi bir kuşkunuz yok Çünkü öndekiler durduğuna göre mutlaka ve mutlaka yol kapalıdır Yol açık olsa hiç gitmezler mi Hiç hareket etmezler mi Sizler uyanık olduğunuza göre sizlerin önündekiler haydi haydi uyanıktır değil mi İşte bu kanaatinize sadece bir kelime ilave etmek istiyorum Acaba

İnsan Dergisi Yayınları
Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler Kapının önündeki kilitli demir parmaklık sanki yeni yapılmış gibiydi Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler Odada tek kişilik bir yatak bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra Odanın penceresi yok Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin dedi Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil adeta bir tutsak akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı

İnsan Dergisi Yayınları
Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler Kapının önündeki kilitli demir parmaklık sanki yeni yapılmış gibiydi Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler Odada tek kişilik bir yatak bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra Odanın penceresi yok Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin dedi Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil adeta bir tutsak akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı

İnsan Dergisi Yayınları
Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler Kapının önündeki kilitli demir parmaklık sanki yeni yapılmış gibiydi Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler Odada tek kişilik bir yatak bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra Odanın penceresi yok Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin dedi Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil adeta bir tutsak akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı