Üç Irmağın Aynası — Ethem Erdoğan

Üç Irmağın Aynası
Ethem ErdoğanAhenk Kitap
Üç Irmağın Aynası
Ethem ErdoğanBu roman insanın yeryüzündeki macerasının basit ve steril kavramlarla anlatılmasına karşı olunduğu için yazıldı Mitoloji tasavvuf ve tarih anlatıda akademik raflarda yan yana duran başlıklar gibi durmaz birbirine çarpan sürtünen ve kıvılcım çıkaran üç sert damar hâlinde akar Mitoloji masal anlatma hevesine indirgenemez bir kavmin hayatta kalma refleksi korkusu iktidar arzusu ve göğe yöneltilmiş haykırışıdır Tasavvuf bu gürültünün ortasında içe yönelen bir yürüyüştür gücü kılıçta aramak yerine kalpte arar ve bunun bedelini ödemeyi göze alır Tarih ise bütün bu anlatıların üstünü kapatan bir süs olarak görülmez kanla ihanetle ve cesaretle yazılmış sert bir muhasebe olarak belirir Metin bu üç alanı birbirinden ayırmaya çalışan tembel bakışa itiraz eder Hepsi bir arada okunmadıkça hakikat görünmez Anlatı efsaneden hakikate doğru yürürken okuru rahatlatmaz aksine yüzleştirir sorumluluk yükler ve insanın aynaya bakmasını ister Bu roman insanın kimliğini parçalara ayırmadan kavrama çabasının ürünüdür İnsanın varoluşunu hafızasını ve yön arayışını aynı potada ele alır Anlatı okuru bilginin konforuna davet etmez onu tarih inanç ve hafıza karşısında sorumlu bir tanığa dönüştürür Burada anlatılan yaşanmış olanla inanılanın hatırlananla arananın iç içe geçtiği bir insanlık hâlidir amaç tam olarak budur insanı kendi kökü yükü ve yönüyle baş başa bırakmak

Ahenk Kitap
Bu roman insanın yeryüzündeki macerasının basit ve steril kavramlarla anlatılmasına karşı olunduğu için yazıldı Mitoloji tasavvuf ve tarih anlatıda akademik raflarda yan yana duran başlıklar gibi durmaz birbirine çarpan sürtünen ve kıvılcım çıkaran üç sert damar hâlinde akar Mitoloji masal anlatma hevesine indirgenemez bir kavmin hayatta kalma refleksi korkusu iktidar arzusu ve göğe yöneltilmiş haykırışıdır Tasavvuf bu gürültünün ortasında içe yönelen bir yürüyüştür gücü kılıçta aramak yerine kalpte arar ve bunun bedelini ödemeyi göze alır Tarih ise bütün bu anlatıların üstünü kapatan bir süs olarak görülmez kanla ihanetle ve cesaretle yazılmış sert bir muhasebe olarak belirir Metin bu üç alanı birbirinden ayırmaya çalışan tembel bakışa itiraz eder Hepsi bir arada okunmadıkça hakikat görünmez Anlatı efsaneden hakikate doğru yürürken okuru rahatlatmaz aksine yüzleştirir sorumluluk yükler ve insanın aynaya bakmasını ister Bu roman insanın kimliğini parçalara ayırmadan kavrama çabasının ürünüdür İnsanın varoluşunu hafızasını ve yön arayışını aynı potada ele alır Anlatı okuru bilginin konforuna davet etmez onu tarih inanç ve hafıza karşısında sorumlu bir tanığa dönüştürür Burada anlatılan yaşanmış olanla inanılanın hatırlananla arananın iç içe geçtiği bir insanlık hâlidir amaç tam olarak budur insanı kendi kökü yükü ve yönüyle baş başa bırakmak

Ahenk Kitap
Bu roman insanın yeryüzündeki macerasının basit ve steril kavramlarla anlatılmasına karşı olunduğu için yazıldı Mitoloji tasavvuf ve tarih anlatıda akademik raflarda yan yana duran başlıklar gibi durmaz birbirine çarpan sürtünen ve kıvılcım çıkaran üç sert damar hâlinde akar Mitoloji masal anlatma hevesine indirgenemez bir kavmin hayatta kalma refleksi korkusu iktidar arzusu ve göğe yöneltilmiş haykırışıdır Tasavvuf bu gürültünün ortasında içe yönelen bir yürüyüştür gücü kılıçta aramak yerine kalpte arar ve bunun bedelini ödemeyi göze alır Tarih ise bütün bu anlatıların üstünü kapatan bir süs olarak görülmez kanla ihanetle ve cesaretle yazılmış sert bir muhasebe olarak belirir Metin bu üç alanı birbirinden ayırmaya çalışan tembel bakışa itiraz eder Hepsi bir arada okunmadıkça hakikat görünmez Anlatı efsaneden hakikate doğru yürürken okuru rahatlatmaz aksine yüzleştirir sorumluluk yükler ve insanın aynaya bakmasını ister Bu roman insanın kimliğini parçalara ayırmadan kavrama çabasının ürünüdür İnsanın varoluşunu hafızasını ve yön arayışını aynı potada ele alır Anlatı okuru bilginin konforuna davet etmez onu tarih inanç ve hafıza karşısında sorumlu bir tanığa dönüştürür Burada anlatılan yaşanmış olanla inanılanın hatırlananla arananın iç içe geçtiği bir insanlık hâlidir amaç tam olarak budur insanı kendi kökü yükü ve yönüyle baş başa bırakmak Tanıtım Bülteninden

Ahenk Kitap
Bu roman insanın yeryüzündeki macerasının basit ve steril kavramlarla anlatılmasına karşı olunduğu için yazıldı Mitoloji tasavvuf ve tarih anlatıda akademik raflarda yan yana duran başlıklar gibi durmaz birbirine çarpan sürtünen ve kıvılcım çıkaran üç sert damar hâlinde akar Mitoloji masal anlatma hevesine indirgenemez bir kavmin hayatta kalma refleksi korkusu iktidar arzusu ve göğe yöneltilmiş haykırışıdır Tasavvuf bu gürültünün ortasında içe yönelen bir yürüyüştür gücü kılıçta aramak yerine kalpte arar ve bunun bedelini ödemeyi göze alır Tarih ise bütün bu anlatıların üstünü kapatan bir süs olarak görülmez kanla ihanetle ve cesaretle yazılmış sert bir muhasebe olarak belirir Metin bu üç alanı birbirinden ayırmaya çalışan tembel bakışa itiraz eder Hepsi bir arada okunmadıkça hakikat görünmez Anlatı efsaneden hakikate doğru yürürken okuru rahatlatmaz aksine yüzleştirir sorumluluk yükler ve insanın aynaya bakmasını ister Bu roman insanın kimliğini parçalara ayırmadan kavrama çabasının ürünüdür İnsanın varoluşunu hafızasını ve yön arayışını aynı potada ele alır Anlatı okuru bilginin konforuna davet etmez onu tarih inanç ve hafıza karşısında sorumlu bir tanığa dönüştürür Burada anlatılan yaşanmış olanla inanılanın hatırlananla arananın iç içe geçtiği bir insanlık hâlidir amaç tam olarak budur insanı kendi kökü yükü ve yönüyle baş başa bırakmak

Ahenk Kitap
Bu roman insanın yeryüzündeki macerasının basit ve steril kavramlarla anlatılmasına karşı olunduğu için yazıldı Mitoloji tasavvuf ve tarih anlatıda akademik raflarda yan yana duran başlıklar gibi durmaz birbirine çarpan sürtünen ve kıvılcım çıkaran üç sert damar hâlinde akar Mitoloji masal anlatma hevesine indirgenemez bir kavmin hayatta kalma refleksi korkusu iktidar arzusu ve göğe yöneltilmiş haykırışıdır Tasavvuf bu gürültünün ortasında içe yönelen bir yürüyüştür gücü kılıçta aramak yerine kalpte arar ve bunun bedelini ödemeyi göze alır Tarih ise bütün bu anlatıların üstünü kapatan bir süs olarak görülmez kanla ihanetle ve cesaretle yazılmış sert bir muhasebe olarak belirir Metin bu üç alanı birbirinden ayırmaya çalışan tembel bakışa itiraz eder Hepsi bir arada okunmadıkça hakikat görünmez Anlatı efsaneden hakikate doğru yürürken okuru rahatlatmaz aksine yüzleştirir sorumluluk yükler ve insanın aynaya bakmasını ister Bu roman insanın kimliğini parçalara ayırmadan kavrama çabasının ürünüdür İnsanın varoluşunu hafızasını ve yön arayışını aynı potada ele alır Anlatı okuru bilginin konforuna davet etmez onu tarih inanç ve hafıza karşısında sorumlu bir tanığa dönüştürür Burada anlatılan yaşanmış olanla inanılanın hatırlananla arananın iç içe geçtiği bir insanlık hâlidir amaç tam olarak budur insanı kendi kökü yükü ve yönüyle baş başa bırakmak