Üç Leyla Üç Mecnun 4 Kitap Set — Yusuf Ersin

Üç Leyla Üç Mecnun 4 Kitap Set
Yusuf ErsinParadigma Akademi Yayınları
Üç Leyla Üç Mecnun 4 Kitap Set
Yusuf ErsinKlasik Türk edebiyatı çalışmalarının son yıllarda klasik araştırma ve inceleme yöntemleri yanında multidisipliner tekniklerle de ele alındığı ve bu sayede yeni ve çok yönlü birtakım çalışmaların ortaya çıktığı görülmektedir Şüphesiz mesnevi incelemeleri de söz konusu çalışmaların önemli bir tarafını oluşturmaktadır Türk kültüründen beslenen mesneviler özellikle tahkiye unsurları bakımından güncelliklerini koruyup yeni araştırmalar için bünyelerinde önemli veriler bulundurduklarından Türk edebiyatında kullanılan nazım şekilleri açısından hususi bir öneme sahiptirler Klasik Türk edebiyatının genel hatları düşünüldüğünde şairlerin mesnevi neşrede bilmeleri için her ne kadar nazmetmede uymaları gereken birtakım kurallar bütünlüğü olsa da nihayetinde her mesnevi kaleminden çıktığı şairindir ve aynı konulu olsalar bile her eser aslında yeni ve biriciktir Kaldı ki tahkiye etmenin en küçük unsuru olan motiflerin eserlerde her şairin birikimine yeteneğine muhayyilesine ve hatta muhitine bağlı olarak değişmesi ve birbirlerinden az veya çok farklılık göstermesi tabiidir Türk edebiyatında şairler meşhur aşk hikâyelerine mesnevi yazmayı adeta görev bilmişlerdir Bu minvalde Leyla vü Mecnûn mesnevilerinin Türk edebiyatında kaleme alınan aşk mesnevileri arasındaki yeri oldukça mühimdir Anadolu sahasında Leyla ile Mecnûn un hikâyesinin anlatıldığı ilk mesnevi Gülşen i Uşşâk müstakil adıyla Edirneli Şâhidi tarafından XV yüzyılda telif edilmiştir Yine aynı asırda bir Leyla vü Mecnûn mesnevisi de Çağatay sahasında Ali Şir Nevâyî tarafından neşre dilmiştir Azerbaycan sahasında ise Fuzûlî XVI yüzyılda kaleme aldığı Leyla vü Mecnûn mesnevisiyle Türk edebiyatının en meşhur Leyla ile Mecnûn hikâyesini ortaya koymuştur Bu çalışmada Edirneli Şâhidi Ali Şir Nevâyi ve Fuzûlî tarafından kaleme alınmış olan Leyla vü Mecnûn mesnevileri aralarında dil edebiyat ve kültür ekseninden kaynaklı tabii bir etkileşim olduğundan olay örgüsü şahıslar kadrosu zaman ve mekan unsurları yönünden mukayeseli olarak incelenmiş eserlerin benzeşen yönleriyle farklılık arz eden tarafları klasik ve modern metin inceleme yöntemleri kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır

Paradigma Akademi Yayınları
Klasik Türk edebiyatı çalışmalarının son yıllarda klasik araştırma ve inceleme yöntemleri yanında multidisipliner tekniklerle de ele alındığı ve bu sayede yeni ve çok yönlü birtakım çalışmaların ortaya çıktığı görülmektedir Şüphesiz mesnevi incele meleri de söz konusu çalışmaların önemli bir tarafını oluşturmaktadır Türk kültüründen beslenen mesneviler özellikle tahkiye unsurları bakımından güncelliklerini koruyup yeni araştırmalar için bünyelerinde önemli veriler bulundurduklarından Türk edebiyatında kullanılan nazım şekilleri açısından hususi bir öneme sahiptirler Klasik Türk edebiyatının genel hatları düşünüldüğünde şairlerin mesnevi neşrede bilmeleri için her ne kadar nazmetmede uymaları gereken birtakım kurallar bütünlüğü olsa da nihayetinde her mesnevi kaleminden çıktığı şairindir ve aynı konulu ol salar bile her eser aslında yeni ve biriciktir Kaldı ki tahkiye etmenin en küçük unsuru olan motiflerin eserlerde her şairin birikimine yeteneğine muhayyilesine ve hatta muhitine bağlı olarak değişmesi ve birbirlerinden az veya çok farklılık göstermesi tabiidir Türk edebiyatında şairler meşhur aşk hikâyelerine mesnevi yazmayı adeta görev bilmişlerdir Bu minvalde Leyla vü Mecnûn mesnevilerinin Türk edebiyatında kaleme alınan aşk mesnevileri arasındaki yeri oldukça mühimdir Anadolu sahasında Leyla ile Mecnûn un hikâyesinin anlatıldığı ilk mesnevi Gülşen i Uşşâk müstakil adıyla Edirneli Şâhidi tarafından XV yüzyılda telif edilmiştir Yine aynı asırda bir Leyla vü Mecnûn mesnevisi de Çağatay sahasında Ali Şir Nevâyî tarafından neşre dilmiştir Azerbaycan sahasında ise Fuzûlî XVI yüzyılda kaleme aldığı Leyla vü Mecnûn mesnevisiyle Türk edebiyatının en meşhur Leyla ile Mecnûn hikâyesini ortaya koymuştur Bu çalışmada Edirneli Şâhidi Ali Şir Nevâyi ve Fuzûlî tarafından kaleme alınmış olan Leyla vü Mecnûn mesnevileri aralarında dil edebiyat ve kültür ekseninden kay naklı tabii bir etkileşim olduğundan olay örgüsü şahıslar kadrosu zaman ve mekan unsurları yönünden mukayeseli olarak incelenmiş eserlerin benzeşen yönle riyle farklılık arz eden tarafları klasik ve modern metin inceleme yöntemleri kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır

Paradigma Akademi Yayınları
Klasik Türk edebiyatı çalışmalarının son yıllarda klasik araştırma ve inceleme yöntemleri yanında multidisipliner tekniklerle de ele alındığı ve bu sayede yeni ve çok yönlü birtakım çalışmaların ortaya çıktığı görülmektedir Şüphesiz mesnevi incele meleri de söz konusu çalışmaların önemli bir tarafını oluşturmaktadır Türk kültüründen beslenen mesneviler özellikle tahkiye unsurları bakımından güncelliklerini koruyup yeni araştırmalar için bünyelerinde önemli veriler bulundurduklarından Türk edebiyatında kullanılan nazım şekilleri açısından hususi bir öneme sahiptirler Klasik Türk edebiyatının genel hatları düşünüldüğünde şairlerin mesnevi neşrede bilmeleri için her ne kadar nazmetmede uymaları gereken birtakım kurallar bütünlüğü olsa da nihayetinde her mesnevi kaleminden çıktığı şairindir ve aynı konulu ol salar bile her eser aslında yeni ve biriciktir Kaldı ki tahkiye etmenin en küçük unsuru olan motiflerin eserlerde her şairin birikimine yeteneğine muhayyilesine ve hatta muhitine bağlı olarak değişmesi ve birbirlerinden az veya çok farklılık göstermesi tabiidir Türk edebiyatında şairler meşhur aşk hikâyelerine mesnevi yazmayı adeta görev bilmişlerdir Bu minvalde Leyla vü Mecnûn mesnevilerinin Türk edebiyatında kaleme alınan aşk mesnevileri arasındaki yeri oldukça mühimdir Anadolu sahasında Leyla ile Mecnûn un hikâyesinin anlatıldığı ilk mesnevi Gülşen i Uşşâk müstakil adıyla Edirneli Şâhidi tarafından XV yüzyılda telif edilmiştir Yine aynı asırda bir Leyla vü Mecnûn mesnevisi de Çağatay sahasında Ali Şir Nevâyî tarafından neşre dilmiştir Azerbaycan sahasında ise Fuzûlî XVI yüzyılda kaleme aldığı Leyla vü Mecnûn mesnevisiyle Türk edebiyatının en meşhur Leyla ile Mecnûn hikâyesini ortaya koymuştur Bu çalışmada Edirneli Şâhidi Ali Şir Nevâyi ve Fuzûlî tarafından kaleme alınmış olan Leyla vü Mecnûn mesnevileri aralarında dil edebiyat ve kültür ekseninden kay naklı tabii bir etkileşim olduğundan olay örgüsü şahıslar kadrosu zaman ve mekan unsurla

Paradigma Akademi
Klasik Türk edebiyatı çalışmalarının son yıllarda klasik araştırma ve inceleme yöntemleri yanında multidisipliner tekniklerle de ele alındığı ve bu sayede yeni ve çok yönlü birtakım çalışmaların ortaya çıktığı görülmektedir Şüphesiz mesnevi incelemeleri de söz konusu çalışmaların önemli bir tarafını oluşturmaktadır Türk kültüründen beslenen mesneviler özellikle tahkiye unsurları bakımından güncelliklerini koruyup yeni araştırmalar için bünyelerinde önemli veriler bulundurduklarından Türk edebiyatında kullanılan nazım şekilleri açısından hususi bir öneme sahiptirler Klasik Türk edebiyatının genel hatları düşünüldüğünde şairlerin mesnevi neşredebilmeleri için her ne kadar nazmetmede uymaları gereken birtakım kurallar bütünlüğü olsa da nihayetinde her mesnevi kaleminden çıktığı şairindir ve aynı konulu olsalar bile her eser aslında yeni ve biriciktir Kaldı ki tahkiye etmenin en küçük unsuru olan motiflerin eserlerde her şairin birikimine yeteneğine muhayyilesine ve hatta muhitine bağlı olarak değişmesi ve birbirlerinden az veya çok farklılık göstermesi tabiidir Türk edebiyatında şairler meşhur aşk hikâyelerine mesnevi yazmayı adeta görev bilmişlerdir Bu minvalde Leyla vü Mecnûn mesnevilerinin Türk edebiyatında kaleme alınan aşk mesnevileri arasındaki yeri oldukça mühimdir Anadolu sahasında Leyla ile Mecnûn un hikâyesinin anlatıldığı ilk mesnevi Gülşen i Uşşâk müstakil adıyla Edirneli Şâhidi tarafından XV yüzyılda telif edilmiştir Yine aynı asırda bir Leyla vü Mecnûn mesnevisi de Çağatay sahasında Ali Şir Nevâyî tarafından neşredilmiştir Azerbaycan sahasında ise Fuzûlî XVI yüzyılda kaleme aldığı Leyla vü Mecnûn mesnevisiyle Türk edebiyatının en meşhur Leyla ile Mecnûn hikâyesini ortaya koymuştur Bu çalışmada Edirneli Şâhidi Ali Şir Nevâyi ve Fuzûlî tarafından kaleme alınmış olan Leyla vü Mecnûn mesnevileri aralarında dil edebiyat ve kültür ekseninden kay naklı tabii bir etkileşim olduğundan olay örgüsü şahıslar kadrosu zaman ve mekan unsurları yönünden mukayeseli olarak incelenmiş eserlerin benzeşen yönleriyle farklılık arz eden tarafları klasik ve modern metin inceleme yöntemleri kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır