Üç Tarz ı Siyaset

Üç Tarz ı Siyaset
Salon Yayınları
Üç Tarz ı Siyaset
Osmanlılarda siyâset i şer iyye konusunu teorik ve pratik veçheleriyle bir bütün hâlinde ele alan ilk modern akademik çalışma olan Fıkıh ve Siyaset Osmanlılarda Siyâset i Şer iyye temsil edici nitelikteki müellif ve eserlere odaklanarak alanın temel meselelerine ışık tutmayı hedeflemektedir Eserde siyâset i şer iyyeyi yalnız belirli bir perspektiften ortaya koyan ve bu alanın tartışmalı uygulamalarına onay veren eserlere değil Osmanlıların hukukî siyasî düzenini eleştiren isim ve eserlere de yer verilmiştir Ayrıca kitap Osmanlılar döneminde siyasetin yalnız hukukî veçhelerine tahsis edilmiş eserleri değil aynı zamanda siyasetin farklı meselelerini ele alan geniş ve hatırı sayılır bölümü hâlen yazma halindeki literatürü de dikkate almakta şeriat siyaset ilişkisine dair bürokrat ve tarihçilerin ahlâkçıların ulemâ ve sûfîlerin yazdığı risale ve kitaplara da atıfta bulunmaktadır

Yeditepe Yayınevi
Yusuf Akçura nın belki de en meşhur eseri olan Üç Tarz ı Siyaset bugüne kadar pek çok yayınevinden popüler veyahut ilmî baskı ile okuyucuyla buluşmuş ve buluşmaya devam etmektedir Hazırlamış olduğumuz bu yayım da yeni nesillere Türkçülük ten anlaşılması gerekenlerin Akçura nın fikirleri ekseninde ifadesi olacaktır Cumhuriyeti mizin 100 yılına giderek yaklaştığımız şu günlerde eserin günümüz okuyucusu tarafından anlaşılması ise temel hedefimiz olmuştur Üç Tarz ı Siyaset in Kahire ve İstanbul baskılarının karşılaştırılarak hazırlanan bu çalışma Akçura nın Türk gazetesinde Osmanlı Devleti ni kurtarmak için giriştiği fikri gayreti göz önüne sermektedir Biz okuyucular için Türkçülüğün bu önemli eseri ise her daim anılmaya okunmaya anlaşılmaya ve tartışılmaya namzet bir eserdir

Salon Yayınları
Türk düşünce tarihinde XIX Yüzyıl ın ikinci yarısından itibaren Devlet i Aliye i Osmaniye de meydana gelen toplumsal siyasal ve ekonomik çeşitli değişmeler ortaya çıkmıştır Devletin bu zayıflama dağılma ve yıkılma tehdidi ile batıya muhtaç duruma düşmesi karşısında Türk aydını da düşünmeye ve bu karmaşadan kurtulmak için çıkış yolu aramaya başlamıştır Aydınaların bu arayışlarının sonucunda birçok değişik fikirler ortaya atılmış ve bu şekilde devletin yıkılışı engellenmek istenirken aynı zamanda devletin yeniden güçlü kılınması ve hakim duruma getirilmek istenmesi aydınların temel endişe kaynağı olmuştur Bu dönemde devletin geleceğine yönelik çeşitli çözüm arayışları da genel olarak Osmanlıcılık İslamcılık Türkçülük Batıcılık ve Adem i Merkeziyetçilik gibi fikirler etrafında şekillenmiştir Bu çerçevede o dönemdeki tartışmaları en iyi yansıtan çalışmalardan birisi belki de en önem arz edeni Yusuf Akçura nın Üç Tarz ı Siyaset i yani Osmanlıcılık İslamcılık ve Türkçülük terkibi olmuştur Akçura bu makalesi ile çağdaşlarına göre Osmanlı Devleti nin içinde bulunduğu olumsuz gidişatı hem tespit etmiş hem de kendine göre çeşitli çözüm yolları sunarak üç akımı bir arada incelemiştir Türk fikir tarihine Üç Tarz ı Siyaset olarak geçen bu makale ile Akçura öncelikli olarak bu akımları tarihsel gelişmeleri içerisinde ele almış daha sonra da Osmanlı Devleti açısından faydalı ve uygulanabilir olup olmadığını tartışmıştır

Kırmızı Kedi
20 yüzyıl başında imparatorluğun kurtuluşu için dönemin aydınları birçok reçete sunarlarken yine aynı dönemde siyasi ve kültürel alanda önem kazanan fikirlerin başında Türkçülük gelir Tarihsel olarak Türk düşünce ve siyaset tarihinin önemli figürleri arasında yer alan Yusuf Akçura ilk olarak Kahire de çıkan Türk gazetesinde yayınladığı Üç Tarz ı Siyaset adlı makalesiyle bu fikre büyük bir ivme kazandırır Bu sayede Akçura birçokları için Pantürkizm in babası olarak adlandırılır Türkçülüğün manifestosu olarak kabul edilebilecek Üç Tarz ı Siyaset te Akçura dönemin üç önemli siyasi akımını Osmanlıcılık İslamcılık ve Türkçülük ele alır ve bu akımların olumlu olumsuz yanlarını ayrıca ne kadar uygulanabilir olduklarını yine örneklerle tartışır Kahire ve İstanbul da yapılmış baskıları karşılaştırılarak açıklama ve notlarla hazırladığımız Üç Tarz ı Siyaset Türk Aydınlanması dizimizin de ilk kitabı olma özelliğini taşıyor

Ötüken Neşriyat
Yusuf Akçura yirminci yüzyıl başlarında düşünce hayatımızda büyük bir ivme kazanan ve hem siyâset hem de kültür hayatımızda açık bir şekilde meyvelerini gördüğümüz Türkçülüğün akla gelen en önemli simalarındandır Hatta birçok araştırmacı Yusuf Akçura yı Türkçülüğün babası üzerinden bir asırdan fazla zaman geçen Türk gazetesinde yayınlanmış makalesi Üç Tarz ı Siyâset i de Türkçülüğün manifestosu olarak kabul etmişlerdir Akçura bu önemli makalesinde dönemin üç önemli siyâsî akımı olan Osmanlıcılık İslamcılık ve Türkçülüğü ele almış ve bu akımların müspet ve menfi yanlarını ayrıca hangi nispette tatbik edilebilir olduklarını mevcut örnekler üzerinden tartışmıştır Kitabımızda Akçura nın bu önemli makalesi Kahire ve İstanbul da kendi sağlığında yapılmış baskılar karşılaştırılarak yayına hazırlanmıştır Hem Latin harflerine aktarılmış hem de bugünkü Türkçeye uyarlanmış metinlerini sunduğumuz Üç Tarz ı Siyâset Ötüken Neşriyat tarafından yayınlanacak Yusuf Akçura külliyatının ilk eseri olması bakımından da büyük önem taşımaktadır

Kaynak Yayınları
Türk Devrimi nin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden Yusuf Akçura nın 1904 te kaleme aldığı bu eserde ilk defa siyasî sahada Türkçülük meselesi tam bir açıklıkla söz konusu ediliyor ve yine ilk defa Osmanlı saltanatının takip ettiği veya takip edebileceği üç siyaset tarzı yani Osmanlıcılık İslamcılık ve Türkçülük açık bir şekilde tespit ve beyan olunuyor bu üç siyasetten hangisinin faydalı ve uygulanabilir olduğu araştırılıyor ve ardından kime ve neye faydalı olduğu sorgulanıyor Türk milliyetçiliğinin siyasette sahip olabileceği kıymet ve öneme dair Üç Tarz ı Siyaset ten önce bu derece açıklık ve katiyetle fikir beyan eden bir eser yazılmış değildir Akçura bu eseriyle Batı yazınında da Türkçülük hareketinin öncü kurucu ve yayıcılarından olarak gösterilmiştir Kitabın bu basımı 1904 1907 ve 1911 yıllarındaki eski yazı basımlarından çevriyazı ve sadeleştirme yoluyla hazırlandı İstanbul 1911 basımı esas alınmakla beraber Kahire de yayımlanan Türk gazetesindeki tefrika 1904 ve Kahire 1907 basımları arasındaki farklar dipnotlarla gösterildi Sonraki basımlarda yer alan okuma sadeleştirme ve yazım hataları giderildi

Yordam Kitap
Yaşadığımız çağın Marksizm tarafından çözümlenmeyi beklediğini söylersek elbette yanlış bir şey söylemiş olmayız Ama eksik söylemiş oluruz Çağımız esas olarak Marksizmin kılavuzluk ettiği devrimci eylem tarafından yıkılmayı parçalanmayı tarihten silinmeyi bekliyor Marksizm ve Siyaset genel anlamıyla siyasetin Marksizm için taşıdığı belirleyici önemi konu edinirken Marx ın düşüncelerini donuklaştırıp hareketsiz kılanlara Marksizmi siyasetsizleştiren ve eylemsizleştirenlere karşı onun siyasal mücadeleyle olan kopmaz bağının altını çizmeyi amaçlıyor Marksizmi öncelikle bir eylem felsefesi olarak görmemiz onun güncelle ilişkisini bu toprakların özgüllüğünde yeniden kurmamız gerektiğini savunuyor Can Soyer in Yöntem Kuram ve Eylem olarak üç ana bölüme ayırdığı bu özgün çalışması ele alınan tüm konulara siyasal mücadelenin merceğinden bakıyor Yöntem Diyalektik başlığını taşıyan ilk bölümde materyalizm ve diyalektik arasındaki ilişki incelenirken öz görüngü bütün parça özne yapı gibi kavramlar ile bu ikilikler arasındaki ilişkilerin nasıl tanımlanacağına dair bir soruşturma yürütülerek salt felsefi bir düzlemde kalmaktan ziyade pratiğin bu ikilikler arasında kurulan ilişkideki önemine değiniliyor İkinci bölüm olan Kuram Sınıf Mücadelesi yöntem ışığında bir gerçeklik sergilemesi olarak kuramı tartışıyor Marksizmin bir sınıf mücadelesi kuramı olduğunu ve bu mücadelenin hem yöntemsel hem de kuramsal olarak Marksizmin merkezinde yer aldığını söylüyor Üçüncü ve son bölümde Eylem Siyaset başlığı altında içinde bulunduğumuz dünya ile ilgili saptamalara da yer verilerek devlet demokrasi eşitsiz gelişim siyasal eylem gibi kavramlar açımlanıyor ve bu kavramların siyasal mücadele ile olan bağı araştırılıyor Türkiye İçin Notlar başlığını taşıyan sonuç kısmında ise yazar Marksizm ve siyaset konusunu Türkiye bağlamında ele alarak siyaseti ve pratiği nasıl kavramamız gerektiğine dair öneriler sunuyor Gezi Direnişi nin yarattığı umutla Türkiye sosyalist hareketine mücadelesiz bir sınıf siyaseti ile sınıfsız bir mücadele siyaseti dışında bir başka yol açıldığını hatırlatıyor Başka bir yol arayanlara başka bir yolda ısrar edenlere