MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Uçurtma Mevsimi — Kaan Murat Yanık

Uçurtma Mevsimi
71,50
Edebiyat Roman ÖyküHikayeHikaye Öykü

Uçurtma Mevsimi

Kaan Murat Yanık

Kapı Yayınları

Ekim 2014160 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Uçurtma Mevsimi

Kaan Murat Yanık

İLK KİTABIYLA GENİŞ BİR OKUYUCU KİTLESİ EDİNEN KAAN MURAT YANIK TAN SIMSICAK HİKÂYELER UÇURTMA MEVSİMİ Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu dan Avrupa ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsimi nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız

Alfa Kitap
71,50

Kapı Yayınları

2017160 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur
Alfa Kitap

İLK KİTABIYLA GENİŞ BİR OKUYUCU KİTLESİ EDİNEN KAAN MURAT YANIK TAN SIMSICAK HİKÂYELER UÇURTMA MEVSİMİ Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu dan Avrupa ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsimi nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız

Teklif Kitap
80,30

Kapı Yayınları

2017-11-216. baskı160 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğudan Avrupaya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsiminde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız

Benli Kitap
99,00

Kapı Yayınları

2017-11-216. baskı160 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğudan Avrupaya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsiminde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız

Kapı Yayınları

Kapı Yayınları

21.Kas.2017160 sf.
Karton13,5 X 19,5
Kapı Yayınları

İLK KİTABIYLA GENİŞ BİR OKUYUCU KİTLESİ EDİNEN KAAN MURAT YANIK TAN SIMSICAK HİKÂYELER UÇURTMA MEVSİMİ Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu dan Avrupa ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsimi nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız

Kitap Yurdu

KAPI YAYINLARI

21.11.2017160 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu dan Avrupa ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor Daha önemlisi Uçurtma Mevsimi nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi kızıllaştı bir derdi vardı belli ki Gitgide kabardı kabardı çatladı sonunda O çatlaktan bir kız düştü yere Portakala benziyordu bu kız Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi Kum zerrelerinin dansı bitmiş rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor beyaz renk kan süzülüyordu toprağa Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini Kıza arkasını döndü bacaklarını karnına çekip yan yattı Kız yanına yaklaştı adamın ellerini bileklerine sürdü üç kez Hadi gidelim dedi Gitmeyelim dedi adam ürkerek çok yorgunum Gidelim dedi kız tekrar Bak rüzgâr da hızlandı Uyursak geçmez mi içimde görünmeyen yüzlerce yara var dedi adam Olur arada böyle uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer dedi kız