Uhud dan Kalan Hatıra — Necib Geylani

Uhud dan Kalan Hatıra
Necib GeylaniErkam Yayınları - (Kampanya)
Uhud dan Kalan Hatıra
Necib GeylaniTakdim Bir hayat nizamının büyüklüğü o nizamı benimseyenlerin vicdanlarında bıraktığı tesirlerin ve itirafların incelenmesiyle anlaşılır İnsanların hayat düzenlerine yol ve yön veren sistemleri incelediğimizde şöyle bir soruyu da ilâve etmemiz lâzımdır Bu sistem benimseyenlerinden savunmasını yapanlardan kaç kişiyi mutlu edebilmiş karanlık ümidsiz karmaşık dünyalarından kurtarıp aydınlık bir hayata kavuşturabilmiştir İşte bu soruya Müslümanlıktan başka yüz akıyla cevap verecek hiçbir sistem görülmemiştir Müslümanlık geldiği günden bu güne kadar milyarlarca insanı mutlu etmiş toplumun hangi kesiminde hangi seviyesinde olursa olsun daima en iyiye ve en güzele kavuşturmuştur Bu gerçeğin yetişen nesillere anlatılması en büyük vazifemizdir Bu anlatımda da yaşanan hayatın gerçeklerinden hareket ederek toplumun bütün sahalarında insanlığın içinde kıvrandığı buhran sebebleri eğilimleri tesirleri incelenerek canlı bir tablo halinde sunulmalıdır Bu eseriyle muhterem müellif bunu yapmıştır İslâm Peygamberi Hazret i Muhammed aleyhisselâm ın Allah tan getirdiği ve bütün insanlığa sunduğu mukaddes çağrı acaba toplumun her seviyedeki insanına nasıl tesir etti Bu çağrıyı kabul edenlerin ve etmeyenlerin vicdanlarında ne gibi akisler yaptı Onlara şefkatli elini uzattığında nereden kurtarıp nereye ulaştırdı İşte bunların iyi incelenip anlaşılması İslâm ın anlaşılmasıdır Muhterem müellif bu eseriyle Bir tarih olayını en güzel anlatma sahasında açılan yarışmada birincilik kazanmış hikâye türünün Arapça da en güzel örneklerinden birini ortaya kovmuştur Eser Rasûlullah ın ashabının en son sırasında yerini alan Vahşi yi konu alıyor Burada okununca görüleceği gibi esas konu Rasûlullah ve getirdiği çağrıdır Eseri okurken her bölümde saadet asrının bir safhasını yaşayacak Müslümanlığın büyüklüğünü insanlığın vicdanındaki tesir kudretini elle tutulur şekilde hissedeceksiniz Allah a dönmekten ve O nun yolunda olmanın mutluluğunu duymaktan başka hiçbir şeyin insanı huzura kavuşturmaya yeterli olmadığını göreceksiniz Mesela Vahşi gibi hürriyete kavuşmayı kendilerine en büyük mesele yapıp bir zaman sonra istemedikleri kadar serbestliğe nail olanların mal mülk ve servetlerinin hesabını bilmeyenlerin refahın maddî imkânların zirvelerinde dolaşanların ardı arkası kesilmez şikâyetlerini pek çoklarına intihar etmeyi düşündüren buhranlarını birkaç dakika dinlediğimizde bu gerçeği daha iyi anlayabiliriz Çünkü insanın yaratılış gayesi ve mutluluk sebepleri bunların hiçbiri değildir İnsan Allah a ne kadar yakınsa O nun kendisine gönderdiklerini ne kadar anlayabiliyorsa sahip olduğu imkânları Allah yolunda ne kadar kullanabiliyorsa o kadar mutludur o kadar huzurludur Rum dan gelen Suheyb İran dan gelen Selman Habeşe den gelen Bilâl Rasûlullah âşığı Sevban Mekke de bütün mallarını terkedip Allah a ve Rasûlüne hicret eden muhacirîn Suffa nın nûrânî insanları Son Peygamber in çevresinde aynı mutluluğu aynı heyecanı aynı sevinci paylaşıyorlardı Bunlar maddî imkânsızlıkların en acısı içinde mutluluğun en tatlısını yaşarlarken Mekke de koyu müşriklerden meselâ Safvan bin Ümeyye samimi arkadaşı İkrime ye şunu itiraf ediyordu Biz daha neyi isteyip neyi istemeyeceğimizi bilmiyoruz Herşeyimiz ve düşüncelerimiz karmakarışık Fakat Muhammed in adamları böyle değil Her şeyin ve her olayın onlar yanında belirli bir ölçüsü var Hangi hadiseyi nasıl değerlendireceklerini çok iyi biliyorlar Bizim için hezimetten başka bir şey olmayan Hudeybiye Anlaşması na zafer dedik Halbuki zafer Muhammed indi Vahşi kölelik devrinde dayanılmaz işkencelerden hürriyet devrinde korkunç buhranlardan dünya durdukça unutulmayacak büyük cinayetler işledikten sonra iyi bir arkadaşının tesiriyle nice uğraşmalar neticesinde kararını vererek Allah ve Rasûlüne îmân etti ve Müslüman kardeşleri arasındaki yerini aldı Allah Vahşi nin Müslüman olmadan önceki günahlarını affetti Fakat Vahşi kendisini affetmedi Allah ve Rasûlü nün huzurund

Kampanya Kitapları - Erkam
Muhterem müellif bu eseriyle Bir tarih olayını en güzel anlatma sahasında açılan yarışmada birincilik kazanmış hikâye türünün Arapça da en güzel örneklerinden birini ortaya koymuştur Eser Rasûlullah ın ashabının en son sırasında yerini alan Vahşi yi konu alıyor Burada okununca görüleceği gibi esas konu Rasûlullah ve getirdiği çağrıdır Eseri okurken her bölümde saadet asrının bir safhasını yaşayacak Müslümanlığın büyüklüğünü insanlığın vicdanındaki tesir kudretini elle tutulur şekilde hissedeceksiniz

Kampanya Kitapları - Erkam
Muhterem müellif bu eseriyle Bir tarih olayını en güzel anlatma sahasında açılan yarışmada birincilik kazanmış hikâye türünün Arapça da en güzel örneklerinden birini ortaya koymuştur Eser Rasûlullah ın ashabının en son sırasında yerini alan Vahşi yi konu alıyor Burada okununca görüleceği gibi esas konu Rasûlullah ve getirdiği çağrıdır Eseri okurken her bölümde saadet asrının bir safhasını yaşayacak Müslümanlığın büyüklüğünü insanlığın vicdanındaki tesir kudretini elle tutulur şekilde hissedeceksiniz

Erkam Yayınları - (Kampanya)
Takdim Bir hayat nizamının büyüklüğü o nizamı benimseyenlerin vicdanlarında bıraktığı tesirlerin ve itirafların incelenmesiyle anlaşılır İnsanların hayat düzenlerine yol ve yön veren sistemleri incelediğimizde şöyle bir soruyu da ilâve etmemiz lâzımdır Bu sistem benimseyenlerinden savunmasını yapanlardan kaç kişiyi mutlu edebilmiş karanlık ümidsiz karmaşık dünyalarından kurtarıp aydınlık bir hayata kavuşturabilmiştir İşte bu soruya Müslümanlıktan başka yüz akıyla cevap verecek hiçbir sistem görülmemiştir Müslümanlık geldiği günden bu güne kadar milyarlarca insanı mutlu etmiş toplumun hangi kesiminde hangi seviyesinde olursa olsun daima en iyiye ve en güzele kavuşturmuştur Bu gerçeğin yetişen nesillere anlatılması en büyük vazifemizdir Bu anlatımda da yaşanan hayatın gerçeklerinden hareket ederek toplumun bütün sahalarında insanlığın içinde kıvrandığı buhran sebebleri eğilimleri tesirleri incelenerek canlı bir tablo halinde sunulmalıdır Bu eseriyle muhterem müellif bunu yapmıştır İslâm Peygamberi Hazret i Muhammed aleyhisselâm ın Allah tan getirdiği ve bütün insanlığa sunduğu mukaddes çağrı acaba toplumun her seviyedeki insanına nasıl tesir etti Bu çağrıyı kabul edenlerin ve etmeyenlerin vicdanlarında ne gibi akisler yaptı Onlara şefkatli elini uzattığında nereden kurtarıp nereye ulaştırdı İşte bunların iyi incelenip anlaşılması İslâm ın anlaşılmasıdır Muhterem müellif bu eseriyle Bir tarih olayını en güzel anlatma sahasında açılan yarışmada birincilik kazanmış hikâye türünün Arapça da en güzel örneklerinden birini ortaya kovmuştur Eser Rasûlullah ın ashabının en son sırasında yerini alan Vahşi yi konu alıyor Burada okununca görüleceği gibi esas konu Rasûlullah ve getirdiği çağrıdır Eseri okurken her bölümde saadet asrının bir safhasını yaşayacak Müslümanlığın büyüklüğünü insanlığın vicdanındaki tesir kudretini elle tutulur şekilde hissedeceksiniz Allah a dönmekten ve O nun yolunda olmanın mutluluğunu duymaktan başka hiçbir şeyin insanı huzura kavuşturmaya yeterli olmadığını göreceksiniz Mesela Vahşi gibi hürriyete kavuşmayı kendilerine en büyük mesele yapıp bir zaman sonra istemedikleri kadar serbestliğe nail olanların mal mülk ve servetlerinin hesabını bilmeyenlerin refahın maddî imkânların zirvelerinde dolaşanların ardı arkası kesilmez şikâyetlerini pek çoklarına intihar etmeyi düşündüren buhranlarını birkaç dakika dinlediğimizde bu gerçeği daha iyi anlayabiliriz Çünkü insanın yaratılış gayesi ve mutluluk sebepleri bunların hiçbiri değildir İnsan Allah a ne kadar yakınsa O nun kendisine gönderdiklerini ne kadar anlayabiliyorsa sahip olduğu imkânları Allah yolunda ne kadar kullanabiliyorsa o kadar mutludur o kadar huzurludur Rum dan gelen Suheyb İran dan gelen Selman Habeşe den gelen Bilâl Rasûlullah âşığı Sevban Mekke de bütün mallarını terkedip Allah a ve Rasûlüne hicret eden muhacirîn Suffa nın nûrânî insanları Son Peygamber in çevresinde aynı mutluluğu aynı heyecanı aynı sevinci paylaşıyorlardı Bunlar maddî imkânsızlıkların en acısı içinde mutluluğun en tatlısını yaşarlarken Mekke de koyu müşriklerden meselâ Safvan bin Ümeyye samimi arkadaşı İkrime ye şunu itiraf ediyordu Biz daha neyi isteyip neyi istemeyeceğimizi bilmiyoruz Herşeyimiz ve düşüncelerimiz karmakarışık Fakat Muhammed in adamları böyle değil Her şeyin ve her olayın onlar yanında belirli bir ölçüsü var Hangi hadiseyi nasıl değerlendireceklerini çok iyi biliyorlar Bizim için hezimetten başka bir şey olmayan Hudeybiye Anlaşması na zafer dedik Halbuki zafer Muhammed indi Vahşi kölelik devrinde dayanılmaz işkencelerden hürriyet devrinde korkunç buhranlardan dünya durdukça unutulmayacak büyük cinayetler işledikten sonra iyi bir arkadaşının tesiriyle nice uğraşmalar neticesinde kararını vererek Allah ve Rasûlüne îmân etti ve Müslüman kardeşleri arasındaki yerini aldı Allah Vahşi nin Müslüman olmadan önceki günahlarını affetti Fakat Vahşi kendisini affetmedi Allah ve Rasûlü nün huzurund

ERKAM YAYINLARI