Ülkesizler Şiirde — İbrahim Aygırcı

Ülkesizler Şiirde
İbrahim AygırcıCinius Yayınları
Ülkesizler Şiirde
İbrahim AygırcıHer milletin kendine göre bir edep ve bir şiir anlayışı vardır Ama edepsizliği meslek edinenlerin tarihi yoktur Çünkü tarih onları yaşamamış saymaktadır Şair ve edipler tarafından yazılanlar kelebek gibi beyne iğneleyip kalıcı yapılmadıktan sonra yazdıklarının ne manası kalır Peki bu yazıların muhatabı kim olacak Yaşayanlar Yaşayanlar için yazar mevsimleriyle bahçe yarattığı müddetçe manidar Manidar olan ebedileştiği kadardır Dertlere kulak vermeyen haksızlıklara boyun eğen el etek öpen yazar senden iğrenmek toplumun tek gayesi olsun Ülkesizler Şiirde kitabında edebin söz cambazlığı yazarın yakasına yapışırken okuyuculara da ulaştırılmak istenmektedir

Cinius Yayınları
Her milletin kendine göre bir edep ve bir şiir anlayışı vardır Ama edepsizliği meslek edinenlerin tarihi yoktur Çünkü tarih onları yaşamamış saymaktadır Şair ve edipler tarafından yazılanlar kelebek gibi beyne iğneleyip kalıcı yapılmadıktan sonra yazdıklarının ne manası kalır Peki bu yazıların muhatabı kim olacak Yaşayanlar Yaşayanlar için yazar mevsimleriyle bahçe yarattığı müddetçe manidar Manidar olan ebedileştiği kadardır Dertlere kulak vermeyen haksızlıklara boyun eğen el etek öpen yazar senden iğrenmek toplumun tek gayesi olsun Ülkesizler Şiirde kitabında edebin söz cambazlığı yazarın yakasına yapışırken okuyuculara da ulaştırılmak istenmektedir

Cinius Yayınları
Her milletin kendine göre bir edep ve bir şiir anlayışı vardır Ama edepsizliği meslek edinenlerin tarihi yoktur Çünkü tarih onları yaşamamış saymaktadır Şair ve edipler tarafından yazılanlar kelebek gibi beyne iğneleyip kalıcı yapılmadıktan sonra yazdıklarının ne manası kalır Peki bu yazıların muhatabı kim olacak Yaşayanlar Yaşayanlar için yazar mevsimleriyle bahçe yarattığı müddetçe manidar Manidar olan ebedileştiği kadardır Dertlere kulak vermeyen haksızlıklara boyun eğen el etek öpen yazar senden iğrenmek toplumun tek gayesi olsun Ülkesizler Şiirde kitabında edebin söz cambazlığı yazarın yakasına yapışırken okuyuculara da ulaştırılmak istenmektedir

Cinius
Her milletin kendine göre bir edep ve bir şiir anlayışı vardır Ama edepsizliği meslek edinenlerin tarihi yoktur Çünkü tarih onları yaşamamış saymaktadır Şair ve edipler tarafından yazılanlar kelebek gibi beyne iğneleyip kalıcı yapılmadıktan sonra yazdıklarının ne manası kalır Peki bu yazıların muhatabı kim olacak Yaşayanlar Yaşayanlar için yazar mevsimleriyle bahçe yarattığı müddetçe manidar Manidar olan ebedileştiği kadardır Dertlere kulak vermeyen haksızlıklara boyun eğen el etek öpen yazar senden iğrenmek toplumun tek gayesi olsun Ülkesizler Şiirde kitabında edebin söz cambazlığı yazarın yakasına yapışırken okuyuculara da ulaştırılmak istenmektedir

Cinius Yayınları
Ülkemde bilim susturuldu cahiller ferman dinletmektedir cahil bırakılan insanlarda bir ürperti bir korkunun akışında akan akıl almaz cehalet var Derin bir cehaletten doğan arızalı bir nizamın uşakları olmak çok ağır Edep ve edepsizliğin tarihi çok eskilere dayansa da atomun patlatılması oldukça yeni bir maceradır Atomla insanoğlu için lüzumsuz bir macera başlıyor ve başlatılıyor hep Ve boyuna gelişen silahlarla insanlar kendi çukurlarını kazmaya başlıyor İslam dinine inanan Müslümanlar Allah a ahdetmiş gibi insancıldır Müslümanların inandığı dinde insan yaşam kutsaldır ve mal mülkten önceliklidir Ama ülkemde din değişti Daha doğrusu dini değiştirdiler Değişen dinden herkes kendi dinini yarattı Değişen Müslümanlar şaşırdı ve şaşıranlar kafa yerine mideyi seçti Mideyi seçenlerde kafa yok Kafa yokken birbirini tanımayanlar ilim yapacaklarına cehaletle evlenmişler Zaten din kapitalizmin icadından sonra ölmüştü Kutsal kitaplar değersiz sayfalar olmuştu İşte bu tarihi serüveninin olmuşları ve olacakları Ülkesizler Sürgünde romanında Ali Ömer in aynasında okuyuculara yansıtılmaktadır

Cinius Yayınları
Ülkemde bilim susturuldu cahiller ferman dinletmektedir cahil bırakılan insanlarda bir ürperti bir korkunun akışında akan akıl almaz cehalet var Derin bir cehaletten doğan arızalı bir nizamın uşakları olmak çok ağır Edep ve edepsizliğin tarihi çok eskilere dayansa da atomun patlatılması oldukça yeni bir maceradır Atomla insanoğlu için lüzumsuz bir macera başlıyor ve başlatılıyor hep Ve boyuna gelişen silahlarla insanlar kendi çukurlarını kazmaya başlıyor İslam dinine inanan Müslümanlar Allah a ahdetmiş gibi insancıldır Müslümanların inandığı dinde insan yaşam kutsaldır ve mal mülkten önceliklidir Ama ülkemde din değişti Daha doğrusu dini değiştirdiler Değişen dinden herkes kendi dinini yarattı Değişen Müslümanlar şaşırdı ve şaşıranlar kafa yerine mideyi seçti Mideyi seçenlerde kafa yok Kafa yokken birbirini tanımayanlar ilim yapacaklarına cehaletle evlenmişler Zaten din kapitalizmin icadından sonra ölmüştü Kutsal kitaplar değersiz sayfalar olmuştu İşte bu tarihi serüveninin olmuşları ve olacakları ÜLKESİZLER SÜRGÜNDE romanında Ali Ömer in aynasında okuyuculara yansıtılmaktadır

Cinius Yayınları
Ülkemde bilim susturuldu cahiller ferman dinletmektedir cahil bırakılan insanlarda bir ürperti bir korkunun akışında akan akıl almaz cehalet var Derin bir cehaletten doğan arızalı bir nizamın uşakları olmak çok ağır Edep ve edepsizliğin tarihi çok eskilere dayansa da atomun patlatılması oldukça yeni bir maceradır Atomla insanoğlu için lüzumsuz bir macera başlıyor ve başlatılıyor hep Ve boyuna gelişen silahlarla insanlar kendi çukurlarını kazmaya başlıyor İslam dinine inanan Müslümanlar Allah a ahdetmiş gibi insancıldır Müslümanların inandığı dinde insan yaşam kutsaldır ve mal mülkten önceliklidir Ama ülkemde din değişti Daha doğrusu dini değiştirdiler Değişen dinden herkes kendi dinini yarattı Değişen Müslümanlar şaşırdı ve şaşıranlar kafa yerine mideyi seçti Mideyi seçenlerde kafa yok Kafa yokken birbirini tanımayanlar ilim yapacaklarına cehaletle evlenmişler Zaten din kapitalizmin icadından sonra ölmüştü Kutsal kitaplar değersiz sayfalar olmuştu İşte bu tarihi serüveninin olmuşları ve olacakları Ülkesizler Sürgünde romanında Ali Ömer in aynasında okuyuculara yansıtılmaktadır

Cinius
Ülkemde bilim susturuldu cahiller ferman dinletmektedir cahil bırakılan insanlarda bir ürperti bir korkunun akışında akan akıl almaz cehalet var Derin bir cehaletten doğan arızalı bir nizamın uşakları olmak çok ağır Edep ve edepsizliğin tarihi çok eskilere dayansa da atomun patlatılması oldukça yeni bir maceradır Atomla insanoğlu için lüzumsuz bir macera başlıyor ve başlatılıyor hep Ve boyuna gelişen silahlarla insanlar kendi çukurlarını kazmaya başlıyor İslam dinine inanan Müslümanlar Allah a ahdetmiş gibi insancıldır Müslümanların inandığı dinde insan yaşam kutsaldır ve mal mülkten önceliklidir Ama ülkemde din değişti Daha doğrusu dini değiştirdiler Değişen dinden herkes kendi dinini yarattı Değişen Müslümanlar şaşırdı ve şaşıranlar kafa yerine mideyi seçti Mideyi seçenlerde kafa yok Kafa yokken birbirini tanımayanlar ilim yapacaklarına cehaletle evlenmişler Zaten din kapitalizmin icadından sonra ölmüştü Kutsal kitaplar değersiz sayfalar olmuştu İşte bu tarihi serüveninin olmuşları ve olacakları ÜLKESİZLER SÜRGÜNDE romanında Ali Ömer in aynasında okuyuculara yansıtılmaktadır