MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ulus Mekan Beden Erken Cumhuriyet Döneminde Kentin Toplumsal ve Mekânsal Örgütleniş — Mustafa Doğanoğlu

Ulus Mekan Beden Erken Cumhuriyet Döneminde Kentin Toplumsal ve Mekânsal Örgütleniş
203,00
Kentleşme ModernleşmeKentleşmeGenel Sosyoloji

Ulus Mekan Beden Erken Cumhuriyet Döneminde Kentin Toplumsal ve Mekânsal Örgütleniş

Mustafa Doğanoğlu

Nika Yayınevi

20221. baskı179 sf.
Karton Kapak13,5x21Kitap KağıdıTürkçe
YaykoopEn ucuz

Ulus Mekan Beden Erken Cumhuriyet Döneminde Kentin Toplumsal ve Mekânsal Örgütleniş

Mustafa Doğanoğlu

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor

Kitap Ambarı
211,70

Nika Yayınevi

2022179 sf.
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
232,00

Nika Yayınevi

2022179 sf.
Şehadet Kitap

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor

Pandora
232,00

Nika

2022179 sf.
Pandora

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor

D&R
246,21

Nika Yayınevi

20221. baskı179 sf.
2. HamurTürkçe
D&R

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
269,70

Nika Yayınevi

2022179 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Belediye işlerinin tanzim ve murakabesi sırf mahalli olmak vasfını kaybetti Her şehir milletin her ferdini ve heyeti umumiyesini alâkadar ve devleti vazifedar eden umumî ve millî diğer tabirle devlet meselesi mahiyetini aldı Devletin nüfus ve kudreti milletin bütün mukadderatına hâkim olacak şümulü iktisap edince millî hayat ve faaliyetin mühim sahaları olan belediyelerin bu kudretin murakabesi altına girmesi ve şehirlerin de devletin vesayet ve muavenetinden istifade etmesi zarurî oldu Bundan başka medeniyet ve terakki şehirlerin mahsulüdür Bir milletin irfan san at ve ticaret menbaı şehirlerdir Şükrü Kaya Belediye Kanunu münasebetile 1930 Medeniyet ve terakkinin şehirlerin mahsulü olduğunu söyleyen dönemin Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya aslında yeni medeniyetin örgütleneceği yer olarak şehirleri işaret ediyor Bu noktada gerek mekânsal gerekse toplumsal pratik olarak kentin nasıl tasavvur edildiği ve kentten nasıl bir beklentinin olduğu sorusu önem kazanıyor Bunun izlerini süren Ulus Mekân Beden erken Cumhuriyet döneminde ulus inşası ile kent arasındaki ilişkiye odaklanıyor Kitap kentin toplumsal ve mekânsal örgütlenmesinde temel aktör olan belediyelerin ulus inşa sürecinde gündelik hayata mekâna ve bedene nasıl müdahale ettiğini kapsamlı bir kuramsal tartışma ışığında mercek altına alıyor