Uluslar Arası Göç Yönetimi — Olcay Erkıral Tavas

Uluslar Arası Göç Yönetimi
Olcay Erkıral TavasTİAV
Uluslar Arası Göç Yönetimi
Olcay Erkıral TavasTürkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur Tanıtım Bülteninden

Türk İdari Araştırmaları Vakfı
Türkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur

Türk İdari Araştırmaları Vakfı
Olcay Erkıral Tavas tarafından kaleme alınan Uluslar Arası Göç Yönetimi Türk İdari Araştırmaları Vakfı eseri olarak okurlarla buluşuyor Uluslar Arası Göç Yönetimi Olcay Erkıral Tavas Kitap Özeti Türkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur Yayınevi Türk İdari Araştırmaları Vakfı Yazar Olcay Erkıral Tavas Sayfa 448 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9786257197106 Kategori Araştırma İnceleme Uluslararası İlişkiler Dış Politika

Türk İdari Araştırmaları Vakfı
Türkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur

Tiav
ULUSLARARASI GÖÇ YÖNETİMİ AB ve Türkiye İlişkileri Türkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Türk İdari Araştırmaları Vakfı
Türkiye tarih boyunca ana göç güzergahında yer alması sebebiyle göçlere sahne olmuş bir ülkedir Ancak özellikle 1990 sonrasında Körfez Krizi başta olmak üzere diğer çatışma ve istikrarsızlıklar nedeniyle yakın coğrafyalardan göç akımları yaşanmıştır Bu dönemde Somali Sudan Afganistan ve Etiyopya gibi ülkelerden transit ülke olarak mülteci akımlarının devam etmiştir Halen devam etmekte olan Suriyeli göçmen akımı bu sürece eklenmiştir Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği BMMYK verilerine göre Türkiye bugün birçok yabancı ülke vatandaşının iltica etmek istediği devletler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Türkiye nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ne tam üyelik sürecinin bu politikalara yansımalarının ne şekilde olduğunun olacağının incelenmesi uluslararası normlar Avrupa Birliği müktesebatı ve ilgili olduğu tüm konuları da kapsayacak şekilde etkin bir göç yönetimi modeli önerisinde bulunulması çalışmanın konusunu oluşturmuştur Göç yönetiminde her ülkede uygulanabilecek standart bir uygulama modeli olduğu ve veya olması gerektiği düşünülmemektedir Göç yönetimi uygulamaları ülke gerçekleri ihtiyaçları ve deneyimlere göre şekillendirilerek geliştirilmektedir Bu çerçevede göç yönetimi için bu olgunun tüm boyutlarını kapsayan sürdürülebilir bir model geliştirilmesi gerekmektedir Çalışmamızda bu ihtiyaç gözönünde bulundurularak öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır Konunun teorik boyutunun yanı sıra uluslararası hukuk AB müktesebatı ulusal mevzuat politika belgeleri ve kurumsal yapılanma bağımsız değişkenler olarak incelenerek temel bir perspektif sunulmuştur