Uluslar Ve Milliyetçilikler

Uluslar Ve Milliyetçilikler
METİS YAYINLARI
Uluslar Ve Milliyetçilikler
Uluslar arası ve Milliyetçilikler üç bölümden oluşuyor İlk bölümde ulus devletin tarihi yurttaşlık ve milliyetçilik kavramları demakrasiyle ulus arasındaki ilişki tartışılıyor İkinci bölümde ise milliyetçiliğin çeşitli ülkelerde aldığı biçimlere neden olduğu çatışma ve savaşlara dair örnek öyküler anlatılıyor Özellikle üçüncü dünya ülkelerine eğilinerek bir dışlama ve meşrulaştırma aracı olarak milliyetçiliğin nasıl ortaya çıktığı ve işlediği araştırılıyor Üçüncü bölümde de belge niteliğinde ekler sunuluyor

Ayrıntı Yayınları
çev. Osman Akınhay
On dokuzuncu ve yirminci yüzyıl tarihi denince akla gelen ilk isimlerden biri olan E J Hobsbawm Milletler ve Milliyetçilik te milletin icadını tam da yok olmaya başladığı bir tarihsel andan geriye bakarak anlatıyor Kitap artık milliyetçiliğin tarihine ilişkin bir klasik haline gelmesinin yanında bir Marksist tarafından milletlerin gelişimi üzerine yazılmış en iyi çalışmalardan biri olma özelliğini taşıyor Hobsbawm milletin nesnel ya da öznel sabit bir tanımının verilemeyeceğini çünkü tamamen modern bir kurgu olduğunu ve sürekli değişen bir yapısı bulunduğunu belirtiyor Böylece milletlerin hakiki bir etnik temele dayanıp dayanmadığı tartışmasını bir kenara bırakıp kavram olarak milletin politikadaki ve toplumdaki değişim ve başkalaşımlarının izini iki yüzyıl boyunca sürüyor Yazar milliyetçiliği siyasal ve milli birimlerin örtüşmesi gereğini savunan bir hat olarak tanımlayarak yola koyuluyor Yaygın yaklaşımı izleyip İrlanda veya Polonya gibi ezilen milletlerden yola çıkmak yerine öncelikle Fransa ve İngiltere gibi en erken ulus devletleri ele alıyor ve bu milletlerin icadını aslında hiç de bilmediğimizi gösteriyor Bu noktada dilin rolünü etraflıca tartışan Hobsbawm bu devletlerin kuruluş aşamasında halkın ancak küçük bir azınlığının milli dili bildiğini ve milli dilsel birliğin ancak bir lehçenin diğerlerine siyasal güç zorunlu eğitim ve ekonomik zorla hâkim gelmesiyle sağlandığını gösteriyor Dolayısıyla milliyetçilik karşımızda devlet iktidarının yanında matbaa ve TV gibi teknolojik ve ülke pazarı gibi ekonomik gelişmelerin bir ürünü olarak beliriyor ve tarihselleşiyor Milletin sınırları içindeki nüfusun farklı sınıflara ayrıldığını ve dolayısıyla aynı milli deneyime sahip olmadığını savunan Hobsbawm bu noktada milliyetçiliğin tarihinin hep yukarıdan yazıldığını hatırlatarak aşağıdakilerin milliyetçilik deneyimine de ışık tutuyor Yazar devletlerin ve elitlerin milli ideolojilerine bakarak geniş halk kesimlerinin deneyim ve duygularını anlayamayacağımızı çoğu insan için milli kimliğin diğer tüm kimliklerin üstündeki baskın kimlik olduğunu varsayamayacağımızı ve milli duyguların sürekli değişim içinde olduğunu unutmamız gerektiğini vurguluyor Hobsbawm İkinci Dünya Savaşı ndan sonra milli kimliğin birçok ülkedeki milli kurtuluş hareketleriyle birlikte solun cephaneliğine dahil olduğunu ancak günümüzdeki çeşitli milliyetçi yeniden doğuşlara rağmen artık milletleri aşan çok daha geniş kimliklerin zamanının geldiğini ve solun da kendisini bu yeni döneme hazırlaması gerektiğini söylüyor Milletler ve Milliyetçilik önemli bir yapıt önemini yalnız konunun güncelliğinden değil onu tarihsel bağlamına oturtmasından alıyor Ve bizi ulusçuluk hakkında kapıldığımız hızla gelişen güncel olayların taktığı atgözlüğünün yarattığı panikten kurtarıp onu daha bir soğukkanlı değerlendirmeye çağırıyor Alâeddin Şenel Birikim

Cinius Yayınları
Türk milliyetçiliği etnik milliyetçilik değildir Türk milliyetçiliği kavrayıcı ve kucaklayıcıdır Hiç kimsenin etnik kimliğine bakmaz kendini Türk olarak kabul eden herkes Türk olduğu gibi Türk milliyetçisi de olabilir ya da olmalıdır Türk milliyetçisi Türk milletine rağmen hareket etmez zira millet olmazsa milliyetçi de olmaz Milliyetçilik ya da ulusalcılık ile yurtseverlik aynı şey değildir ve hem amaçları hem de işlevleri farklıdır Türk milliyetçisi siyasetin kısır çalkantısına bulaşmaz ve taraf değildir sadece Türkiye için taraftır Ulusalcı ve laik olmak ateist olmak demek değildir Türk ulusalcısı da Türk milliyetçisidir ayrılık bu ülkenin zararınadır sadece bazılarının el ovuşturmasına yarar sağlar Türk milliyetçisi kadına değer verir ve onu korur ülke siyasetinde ve karar merciinde de ortak olduğunu bilir ve uygular Kitabın yazarı Prof Dr Nurettin Başaran 1945 yılında doğan Ege Ankara Diyarbakır ve Anadolu Üniversitelerinde görev yapan Türkiye nin ilk Tıbbi Genetik doktoru ve doçenti olan Türkiye nin ilk prenatal tanı merkezini kuran ve ilk prenatal tanı toplantısını yapan Türkiye Tıbbi Genetik Derneği kurucu üyesi ve başkanı olan yerli ve yabancı yayınlar yapan 2014 yılında emekli olan Tıbbi Genetik profesörüdür