MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu — Bahadır Bumin Özarslan

Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu
204,00
GenelUluslararası İlişkilerUluslararası Siyaset

Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu

Bahadır Bumin Özarslan

IQ Kültür Sanat Yayıncılık

2007
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu

Bahadır Bumin Özarslan

AB nin sonuna yaklaşımın hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok faydacı bir mantığın hâkim olduğu görülebilmektedir Öte yandan Türkiye nin bu konuda ileri sürdüğü iddialarda ve bakış açısında ise hukuki dayanak yeterince kullanılmamıştır Türkiye nin AB ye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukuken oldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır Uluslararası ilişkilerde Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk yeterince kullanılmamıştır AB ye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hâli gibi ne olursa olsun nasıl olursa olsun mantığına esir olması Kıbrıs meselesi gibi tarihi hassas ve son derece önemli konularda Türkiye yi bir çıkmazın içine sokmaktadır Bu durum doğal olarak Türkiye AB ilişkilerinde AB nin Türk Milleti tarafından bir sorun olarak algılanmasına yol açmaktadır Bu algılamanın akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru n acil cevaba muhtaçtır AB üyeliği Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir Sayfa Sayısı 384 Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık

Tamadres
210,00

IQ Kültür Sanat Yayıncılık

Ocak 2007384 sf.
Ciltsiz
Tamadres

AB nin sonuna yaklaşımın hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok faydacı bir mantığın hâkim olduğu görülebilmektedir Öte yandan Türkiye nin bu konuda ileri sürdüğü iddialarda ve bakış açısında ise hukuki dayanak yeterince kullanılmamıştır Türkiye nin AB ye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukuken oldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır Uluslararası ilişkilerde Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk yeterince kullanılmamıştır AB ye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hâli gibi ne olursa olsun nasıl olursa olsun mantığına esir olması Kıbrıs meselesi gibi tarihi hassas ve son derece önemli konularda Türkiye yi bir çıkmazın içine sokmaktadır Bu durum doğal olarak Türkiye AB ilişkilerinde AB nin Türk Milleti tarafından bir sorun olarak algılanmasına yol açmaktadır Bu algılamanın akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru n acil cevaba muhtaçtır AB üyeliği Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir

Kitap Yurdu
240,00

IQ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK

04.12.2007240 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

AB nin sonuna yaklaşımın hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok faydacı bir mantığın hakim olduğu görülebilmektedir Öte yandan Türkiye nin bu konuda ileri sürdüğü idialarda ve bakış açışında ise hukuki dayanarak yeterince kullanılmamıştır Türkiye nin AB ye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukukenoldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır Uluslararası ilişkilerde Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk yeterince kullanılmamıştır Ab ye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hali gibi ne olursa olsun nasıl olursa olsun mantığına esir olması Kıbrıs meselesi gibi tarihi hassas ve son derece önemli konularda Türkiye yi bir çıkmazın içine sokmaktadır Bu durum doğal olarak Türkiye AB ilişkilerinde AB nin Türk Milleti tarafından bir sorun olarak algılanmasına yol açmaktadır Bu algılanmanın akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru n acil cevaba muhtaçtır Ab üyeliği Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir

Ucuz Kitap Al
255,00

IQ Kültür Sanat Yayıncılık

Aralık 2007240 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bahadır Bümin Özarslan tarafından kaleme alınan Uluslar Arası Hukuk Açısından Kıbrıs Sorunu ve Avrupa Birliğinin Yaklaşımı IQ Kültür Sanat Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Uluslar Arası Hukuk Açısından Kıbrıs Sorunu ve Avrupa Birliğinin Yaklaşımı Bahadır Bümin Özarslan Kitap Özeti ABnin sonuna yaklaşımın hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok faydacı bir mantığın hâkim olduğu görülebilmektedir Öte yandan Türkiyenin bu konuda ileri sürdüğü iddialarda ve bakış açısında ise hukuki dayanak yeterince kullanılmamıştır Türkiyenin ABye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukuken oldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır Uluslararası ilişkilerde Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk yeterince kullanılmamıştır ABye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hâli gibi ne olursa olsun nasıl olursa olsun mantığına esir olması Kıbrıs meselesi gibi tarihi hassas ve son derece önemli konularda Türkiyeyi bir çıkmazın içine sokmaktadır Bu durum doğal olarak Türkiye AB ilişkilerinde ABnin Türk Milleti tarafından bir sorun olarak algılanmasına yol açmaktadır Bu algılamanın akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru n acil cevaba muhtaçtır AB üyeliği Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir Yayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık Yazar Bahadır Bümin Özarslan Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2007 Barkod 9789752551602 Kategori Dünya Siyaseti ve Politikası Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Uluslararası İlişkiler Dış Politika

D&R
270,00

IQ Kültür Sanat Yayıncılık

2007
Türkçe
D&R

AB nin sonuna yaklaşımın hukuki olmaktan uzak olduğu ve daha çok faydacı bir mantığın hâkim olduğu görülebilmektedir Öte yandan Türkiye nin bu konuda ileri sürdüğü iddialarda ve bakış açısında ise hukuki dayanak yeterince kullanılmamıştır Türkiye nin AB ye üye olma hedefinin de bunda etkisi vardır ancak Türkiye hukuken oldukça sağlam dayanaklara sahip olmasına rağmen bu avantajını gerektiği gibi kullanmamıştır Uluslararası ilişkilerde Kıbrıs gibi konularda iyi bir araç olarak kullanılabilecek olan hukuk yeterince kullanılmamıştır AB ye üye olma hedefinin gerçekçi bir zeminden çıkıp kara sevdaya tutulmuş bir aşığın ruh hâli gibi ne olursa olsun nasıl olursa olsun mantığına esir olması Kıbrıs meselesi gibi tarihi hassas ve son derece önemli konularda Türkiye yi bir çıkmazın içine sokmaktadır Bu durum doğal olarak Türkiye AB ilişkilerinde AB nin Türk Milleti tarafından bir sorun olarak algılanmasına yol açmaktadır Bu algılamanın akıllara şu soruyu getirmesi ise gayet doğaldır ve soru n acil cevaba muhtaçtır AB üyeliği Türk Milleti için gerçekçi ve yerinde bir hedef midir Sayfa Sayısı 384Baskı Yılı 2007Dili TürkçeYayınevi IQ Kültür Sanat Yayıncılık

Ucuz Kitap Al
450,00

Adalet Yayınevi

Mart 2025231 sf.
16.00x24.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Bahadır Bümin Özarslan tarafından kaleme alınan Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Uluslararası Hukuk Açısından Yerli Halk Kavramı Ortaya Çıkışı Gelişimi Güncel Durumu Bahadır Bümin Özarslan Kitap Özeti Yüzyıllara uzanan bir zaman diliminden beri uluslararası toplumun gündeminde olan yerli halklar indigenous peoples çok duyulan ancak hukukî statüleri ve sahip oldukları haklar itibarıyla aynı derecede rağbet görmeyen topluluklardır Dünya Tarihi nin önemli dönüm noktalarından biri olan coğrafî keşifler fetihler döneminden itibaren kendine has özellikleri sebebiyle pek çok disiplinin konusu olan bu topluluklar uluslararası hukukun da ilgi alanı içine girmiştir Bu bağlamda yerli halklara ilişkin önemli sayıda düzenleme yapılmıştır Bölgesel ve evrensel nitelik taşıyan söz konusu düzenlemeler ciddi tartışmalar ve uzun süren çalışmalar neticesinde ortaya çıkmıştır Bununla birlikte yerli halklarla ilgili tartışmalar devam etmektedir Zira yerli halklar bakımından en önemli sorunların başında yerli halklara yönelik olarak ötekileştirmeyle başlayıp asimilasyon ve bütünleştirme entegrasyon politikalarıyla devam eden kültürel kimliklerinin aşındırılması ve zaman içinde yok edilmesi hedefi gelmektedir Yerli halkların uluslararası hukuk düzenlemeleri aracılığıyla bağımsız bir kimlik olarak kabul edilmesi ve tanınması da bu sorunu çözmemiştir Yerli halkların kimliğinin kabul edilmesi ve tanınması meselesinin kökeninde yerli halk kavramının sınırlarının belirsizliği ve muğlaklığı yatmaktadır Özellikle yerli halk kavramının genel kabul görmüş ve bağlayıcı bir tanıma sahip olmaması sorunu derinleştirmektedir Devletlerin bu konuda istekli olmayışı yerli halkların da zaman içinde kavramın tanımlanmasından ziyade yerli halkların haklarına odaklanmasına yol açmıştır Nitekim bu çerçevede kabul edilmiş önemli bölgesel ve evrensel düzensel düzenlemeler de bulunmaktadır Bu durumun doğal bir sonucu olarak da devletler kendi iç hukuk sistemleri içinde bazı düzenlemeler yapmıştır Yerli halklarla ilgili olarak Türkiye de yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır Yerli halklar konusu Türk uluslararası hukuk yazınında pek ilgi görmemiştir Elinizdeki bu eser adı geçen boşluğu doldurma amacıyla kaleme alınmıştır Çalışmamız uluslararası hukuk çerçevesi içinde doğrudan doğruya yerli halk kavramına ve sınırlarının belirlenmesine odaklanmıştır Zira uluslararası hukuk zemininde kabul edilmiş hakların öznesinin kim olduğu daha öncelikli bir meseledir Bir başka deyişle yerli halk kavramının iyi anlaşılması önem sırası bakımından yerli halkların sahip olduğu haklardan önce gelmelidir Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Bahadır Bümin Özarslan Sayfa 231 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9786253771874 Kategori Uluslararası Hukuk

Nobel Kitap
540,00

Adalet Yayınevi

2025231 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Yüzyıllara uzanan bir zaman diliminden beri uluslararası toplumun gündeminde olan yerli halklar indigenous peoples çok duyulan ancak hukukî statüleri ve sahip oldukları haklar itibarıyla aynı derecede rağbet görmeyen topluluklardır Dünya Tarihi nin önemli dönüm noktalarından biri olan coğrafî keşifler fetihler döneminden itibaren kendine has özellikleri sebebiyle pek çok disiplinin konusu olan bu topluluklar uluslararası hukukun da ilgi alanı içine girmiştir Bu bağlamda yerli halklara ilişkin önemli sayıda düzenleme yapılmıştır Bölgesel ve evrensel nitelik taşıyan söz konusu düzenlemeler ciddi tartışmalar ve uzun süren çalışmalar neticesinde ortaya çıkmıştır Bununla birlikte yerli halklarla ilgili tartışmalar devam etmektedir Zira yerli halklar bakımından en önemli sorunların başında yerli halklara yönelik olarak ötekileştirmeyle başlayıp asimilasyon ve bütünleştirme entegrasyon politikalarıyla devam eden kültürel kimliklerinin aşındırılması ve zaman içinde yok edilmesi hedefi gelmektedir Yerli halkların uluslararası hukuk düzenlemeleri aracılığıyla bağımsız bir kimlik olarak kabul edilmesi ve tanınması da bu sorunu çözmemiştir Yerli halkların kimliğinin kabul edilmesi ve tanınması meselesinin kökeninde yerli halk kavramının sınırlarının belirsizliği ve muğlaklığı yatmaktadır Özellikle yerli halk kavramının genel kabul görmüş ve bağlayıcı bir tanıma sahip olmaması sorunu derinleştirmektedir Devletlerin bu konuda istekli olmayışı yerli halkların da zaman içinde kavramın tanımlanmasından ziyade yerli halkların haklarına odaklanmasına yol açmıştır Nitekim bu çerçevede kabul edilmiş önemli bölgesel ve evrensel düzensel düzenlemeler de bulunmaktadır Bu durumun doğal bir sonucu olarak da devletler kendi iç hukuk sistemleri içinde bazı düzenlemeler yapmıştır Yerli halklarla ilgili olarak Türkiye de yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır Yerli halklar konusu Türk uluslararası hukuk yazınında pek ilgi görmemiştir Elinizdeki bu eser adı geçen

Pandora

Adalet

2025231 sf.
Pandora

Yüzyıllara uzanan bir zaman diliminden beri uluslararası toplumun gündeminde olan yerli halklar indigenous peoples çok duyulan ancak hukukî statüleri ve sahip oldukları haklar itibarıyla aynı derecede rağbet görmeyen topluluklardır Dünya Tarihi nin önemli dönüm noktalarından biri olan coğrafî keşifler fetihler döneminden itibaren kendine has özellikleri sebebiyle pek çok disiplinin konusu olan bu topluluklar uluslararası hukukun da ilgi alanı içine girmiştir Bu bağlamda yerli halklara ilişkin önemli sayıda düzenleme yapılmıştır Bölgesel ve evrensel nitelik taşıyan söz konusu düzenlemeler ciddi tartışmalar ve uzun süren çalışmalar neticesinde ortaya çıkmıştır Bununla birlikte yerli halklarla ilgili tartışmalar devam etmektedir Zira yerli halklar bakımından en önemli sorunların başında yerli halklara yönelik olarak ötekileştirmeyle başlayıp asimilasyon ve bütünleştirme entegrasyon politikalarıyla devam eden kültürel kimliklerinin aşındırılması ve zaman içinde yok edilmesi hedefi gelmektedir Yerli halkların uluslararası hukuk düzenlemeleri aracılığıyla bağımsız bir kimlik olarak kabul edilmesi ve tanınması da bu sorunu çözmemiştir Yerli halkların kimliğinin kabul edilmesi ve tanınması meselesinin kökeninde yerli halk kavramının sınırlarının belirsizliği ve muğlaklığı yatmaktadır Özellikle yerli halk kavramının genel kabul görmüş ve bağlayıcı bir tanıma sahip olmaması sorunu derinleştirmektedir Devletlerin bu konuda istekli olmayışı yerli halkların da zaman içinde kavramın tanımlanmasından ziyade yerli halkların haklarına odaklanmasına yol açmıştır Nitekim bu çerçevede kabul edilmiş önemli bölgesel ve evrensel düzensel düzenlemeler de bulunmaktadır Bu durumun doğal bir sonucu olarak da devletler kendi iç hukuk sistemleri içinde bazı düzenlemeler yapmıştır Yerli halklarla ilgili olarak Türkiye de yapılan çalışmalar ise oldukça sınırlıdır Yerli halklar konusu Türk uluslararası hukuk yazınında pek ilgi görmemiştir Elinizdeki bu eser adı geçen boşluğu doldurma amacıyla kaleme alınmıştır Çalışmamız uluslararası hukuk çerçevesi içinde doğrudan doğruya yerli halk kavramına ve sınırlarının belirlenmesine odaklanmıştır Zira uluslararası hukuk zemininde kabul edilmiş hakların öznesinin kim olduğu daha öncelikli bir meseledir Bir başka deyişle yerli halk kavramının iyi anlaşılması önem sırası bakımından yerli halkların sahip olduğu haklardan önce gelmelidir