MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Uluslararası Hukukta Göller — Anıl Çamyamaç

Uluslararası Hukukta Göller
578,50
GenelUluslararası HukukGenel Hukuk

Uluslararası Hukukta Göller

Anıl Çamyamaç

Adalet Yayınevi

298 sf.
16x24
Pelikan KitabeviEn ucuz

Uluslararası Hukukta Göller

Anıl Çamyamaç

Kitabın Açıklaması Uluslararası düzlemde silahlı kuvvet kullanımı her dönem insanlığın temel sorunlarından birini teşkil etmiştir Bu çerçevede kuvvet kullanımının önüne geçilmesi veya en azından sınırlandırılması çabalarının insanlığın târihi kadar eskilere dayandığı ne var ki bu konuda çok da başarı sağlanamadığı bir gerçektir İnsanın doğası gereği şiddete meyilli olduğu kuvvet kullanımına dâir pratik tarafından da açıkça sergilenmektedir Uluslararası hukuk açısından bakıldığında temelde 19 uncu yüzyılla birlikte kuvvet kullanımına ilişkin çok taraflı düzenlenmelerin başladığı I Dünya Savaşı sonrası ortaya konulan düzenin ise başarılı olamadığı dikkat çekmektedir Günümüzde iki dünya savaşı arasında başlatılan sürecin geliştirilerek Birleşmiş Milletler çatısı altında genel bir kuvvet kullanma veya tehdidinde bulunma yasağına evrildiği gözlense de devletler arasındaki uygulamalar gerçekte kuvvet kullanımının önüne etkin bir şekilde geçilemediğini kanıtlamaktadır Bu çerçevede uluslararası hukuk açısından kuvvet kullanımını ele alıp incelemek özellikle günümüzde yaşananlar göz önüne alındığında bir zarûret teşkil etmektedir Her biri alanının uzmanı akademisyenler tarafından hazırlanan çalışmanın ilk bölümünde Ortaçağda oldukça revaçta olan haklı savaş doktrinin Hristiyan Ortodoks inancı üzerinden ele alınarak söz konusu inanç açısından savaşın meşrûiyeti değerlendirilmektedir İkinci bölümde 21 nci yüzyılın başında kurgulanan ve hâlâ gelişim içerisinde olan koruma sorumluluğu müessesesi Türkiye nin Suriye politikaları açısından ele alınarak analiz edilmektedir Üçüncü bölümde ise en azından uluslararası hukuk kapsamında resmî bir tanımı ortaya konulamayan ve doktrinin üzerinde sıkı mesai harcadığı savaş mefhumunun tanımlanmasına ilişkin birtakım tespitlere yer verilmektedir Dördüncü bölümde günümüzün en güncel sorunlarından biri konumundaki siber saldırının meşrû müdâfaa için bir sebep teşkil edip etmeyeceği tartışılmaktadır Beşinci bölümde kuvvet kullanma yasağı çerçevesinde güncel değişimlerin muhtemel Birleşmiş Milletler reformuna etkileri değerlendirilmektedir Altıncı bölümde ise Rusya nın kuvvet kullanımına yaklaşımı Ukrayna Rusya krizi üzerinden irdelenmektedir Yedinci bölümde son günlerde oldukça tartışılan sualtı kablolarına yöneltilen sabotajlar özelinde kuvvet kullanımı ele alınmaktadır Sekizinci bölümde uluslararası hukukun en çok münakaşa edilen hususlarından devlet dışı aktörlere karşı kuvvet kullanımı irdelenmektedir Dokuzuncu bölümde Amerika Birleşik Devletleri nin dış politikaları Birleşmiş Milletler Şartı nın 2 nci maddesi dördüncü fıkrasıyla birlikte Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi nin alâkalı maddeleri çerçevesinde açıklanmaktadır Onuncu bölümde meşrû müdâfaa müessesesi uluslararası hukukta ilk kez değerlendirildiği Caroline dâvası üzerinden tanıtılmaktadır Onbirinci bölümü teşkil eden en son bölümde ise insanlık açısından hayatî ehemmiyeti olan su gibi değerli bir maddenin silâh olarak kullanımı analiz edilmektedir

Yargı Yayınevi
600,00

Seçkin Yayıncılık

271 sf.
16x24
Yargı Yayınevi

Günümüzde göller hâlen uluslararası hukukun ayrı bir dalı olarak nitelendirilmemektedir Bu bağlamda uluslararası nehirler veya su yollarının bir parçası olarak görülen göllerin ayrı bir alt hukuk dalı teşkil edebileceğine olan inancımız çerçevesinde bu çalışmayı hazırladık Göllerin her ne kadar uluslararası nehirler veya su yollarıyla yakın bağlantı hâlinde olsalar da onlardan ayrılan çok yönlerinin olduğu bu çalışmada gözlemlenebilecektir Çalışma göllerin ülkesel olarak nitelikleri uluslararası hukukta yararlanılabilecek bir tanımın ortaya konulması ulusal göller le uluslararası göller arasında bir ayrım yapılması uluslararası hukuk çerçevesinde göllerin hukukî statüsünün genel bir değerlendirmesi sınır göllerindeki sınırlandırma metotlarının incelenmesi uluslararası göllerde seyrüsefere ilişkin düzenlemelerin değerlendirilmesi uluslararası göllerde seyrüsefer dışı konuların ele alınması ve nihayet göllerde ardıllığa ilişkin konuların incelenmesi şeklinde sekiz temel başlıktan ibaret olmaktadır Gerçekleştirilen bu çalışmanın başta uluslararası hukukçular olmak üzere uluslararası hukukta sularla ilgilenen herkese faydalı olacağını umarız Konu BaşlıklarıGöllerin Ülkesel Olarak Nitelikleri Göllerin TanımıUlusal Uluslararası Göl Ayrımı Uluslararası Göllerin Hukukî StatüsüneRejimine Genel Bir Bakış Sınır Göllerindeki SınırlandırmalarUluslararası Hukukta Göllerde Seyrüsefere İlişkin DüzenlemelerUluslararası Hukukta Göllerin Seyrüsefer Dışı Kullanımlarına Dair DüzenlemelerGöller ve Ardıllık

Şehadet Kitap
604,50

Adalet Yayınevi

2026298 sf.
Şehadet Kitap

Uluslararası düzlemde silahlı kuvvet kullanımı her dönem insanlığın temel sorunlarından birini teşkil etmiştir Bu çerçevede kuvvet kullanımının önüne geçilmesi veya en azından sınırlandırılması çabalarının insanlığın târihi kadar eskilere dayandığı ne var ki bu konuda çok da başarı sağlanamadığı bir gerçektir İnsanın doğası gereği şiddete meyilli olduğu kuvvet kullanımına dâir pratik tarafından da açıkça sergilenmektedir Uluslararası hukuk açısından bakıldığında temelde 19 uncu yüzyılla birlikte kuvvet kullanımına ilişkin çok taraflı düzenlenmelerin başladığı I Dünya Savaşı sonrası ortaya konulan düzenin ise başarılı olamadığı dikkat çekmektedir Günümüzde iki dünya savaşı arasında başlatılan sürecin geliştirilerek Birleşmiş Milletler çatısı altında genel bir kuvvet kullanma veya tehdidinde bulunma yasağına evrildiği gözlense de devletler arasındaki uygulamalar gerçekte kuvvet kullanımının önüne etkin bir şekilde geçilemediğini kanıtlamaktadır Bu çerçevede uluslararası hukuk açısından kuvvet kullanımını ele alıp incelemek özellikle günümüzde yaşananlar göz önüne alındığında bir zarûret teşkil etmektedir Her biri alanının uzmanı akademisyenler tarafından hazırlanan çalışmanın ilk bölümünde Ortaçağda oldukça revaçta olan haklı savaş doktrinin Hristiyan Ortodoks inancı üzerinden ele alınarak söz konusu inanç açısından savaşın meşrûiyeti değerlendirilmektedir İkinci bölümde 21 nci yüzyılın başında kurgulanan ve hâlâ gelişim içerisinde olan koruma sorumluluğu müessesesi Türkiye nin Suriye politikaları açısından ele alınarak analiz edilmektedir Üçüncü bölümde ise en azından uluslararası hukuk kapsamında resmî bir tanımı ortaya konulamayan ve doktrinin üzerinde sıkı mesai harcadığı savaş mefhumunun tanımlanmasına ilişkin birtakım tespitlere yer verilmektedir Dördüncü bölümde günümüzün en güncel sorunlarından biri konumundaki siber saldırının meşrû müdâfaa için bir sebep teşkil edip etmeyeceği tartışılmaktadır Beşinci bölümde kuvvet kullanma yasağı çerçevesinde güncel değişimlerin muhtemel Birleşmiş Milletler reformuna etkileri değerlendirilmektedir Altıncı bölümde ise Rusya nın kuvvet kullanımına yaklaşımı Ukrayna Rusya krizi üzerinden irdelenmektedir Yedinci bölümde son günlerde oldukça tartışılan sualtı kablolarına yöneltilen sabotajlar özelinde kuvvet kullanımı ele alınmaktadır Sekizinci bölümde uluslararası hukukun en çok münakaşa edilen hususlarından devlet dışı aktörlere karşı kuvvet kullanımı irdelenmektedir Dokuzuncu bölümde Amerika Birleşik Devletleri nin dış politikaları Birleşmiş Milletler Şartı nın 2 nci maddesi dördüncü fıkrasıyla birlikte Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi nin alâkalı maddeleri çerçevesinde açıklanmaktadır Onuncu bölümde meşrû müdâfaa müessesesi uluslararası hukukta ilk kez değerlendirildiği Caroline dâvası üzerinden tanıtılmaktadır Onbirinci bölümü teşkil eden en son bölümde ise insanlık açısından hayatî ehemmiyeti olan su gibi değerli bir maddenin silâh olarak kullanımı analiz edilmektedir

Pelikan Kitabevi
623,00

Adalet Yayınevi

292 sf.
16x24
Pelikan Kitabevi

Doksanlı yıllarla birlikte en azından bir dönem aksi iddia edilebilecek bir duruma gelinmis olsa da günümüzde sınırların gereklilig i ve bu bag lamda da ehemmiyetleri tartıs ılmayacak durumdadır Bunun nedeni basitçe sınırın temsil ettig i durumla ilgilidir Bir sınır bir devletin ülkesini dig er devletlerin ülkesinden ve uluslararası alanlardan ayırırken ülkenin belirlenmesini sag lamakta ve böylelikle de ilgili devletin sınırlarla belirlenmis ülkesinde egemenlig ini belirli istisnalar hariç tüm yönleriyle kullanmasını imkânlı hâle getirmektedir Dayanılan bu basit neden hem ulusal hukuk hem uluslararası hukuk açısından sınırların önemini kendilig inden açık etmektedir Sınırlar ulusal hukuk açısından ön plândadır çünkü bir devlet mevzuatını ilke olarak sınırları içerisinde is letir ve uygular Bu durum aynı zamanda uluslararası hukuk açısından da geçerlidir Devletin egemenlig i dig er devletlerin egemenlig inden ve uluslararası alanların statüsünden sınırlar vasıtasıyla ayrılmaktadır Daha açık ifadesiyle mekânsal olarak ele alındıg ında devletin egemenlig i ve yetkilerin kullanım alanı ilke olarak sınırlar çerçevesinden belirlenmektedir Sınırlar aynı zamanda bir devletin ve halkının güvenlig i açısından da hayatîdir Bu yüzden de genelde devletler sınırlarını sıkı bir biçimde kontrol etmektedir Bir devletin bu minvalde ülkesine kimin girip girmeyeceg ini aksine bir anlas ma yükümlülüg ü söz konusu deg ilse münhasıran belirleme yetkisi vardır Bu yetkinin kaynag ı da kus kusuz ilgili devletin egemenlig inden gelmektedir

Nobel Kitap
630,00

Adalet Yayınevi

2023292 sf.
Ciltsiz16x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ulusal ve Uluslararası Boyutlarıyla Sınırlar

Ucuz Kitap Al
630,00

Adalet Yayınevi

2023292 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Anıl Çamyamaç tarafından kaleme alınan Ulusal ve Uluslararası Boyutlarıyla Sınırlar Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Ulusal ve Uluslararası Boyutlarıyla Sınırlar Anıl Çamyamaç Kitap Özeti Ulusal ve Uluslararası Boyutlarıyla Sınırlar Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Anıl Çamyamaç Sayfa 292 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786052645598 Kategori Genel Hukuk

Pelikan Kitabevi
643,50

Seçkin Yayınları

271 sf.
Karton Kapak16x24Türkçe
Pelikan Kitabevi

Uluslararası Hukukta Göller Anıl Çamyamaç Günümüzde göller hâlen uluslararası hukukun ayrı bir dalı olarak nitelendirilmemektedir Bu bağlamda uluslararası nehirler veya su yollarının bir parçası olarak görülen göllerin ayrı bir alt hukuk dalı teşkil edebileceğine olan inancımız çerçevesinde bu çalışmayı hazırladık Göllerin her ne kadar uluslararası nehirler veya su yollarıyla yakın bağlantı hâlinde olsalar da onlardan ayrılan çok yönlerinin olduğu bu çalışmada gözlemlenebilecektir Çalışma göllerin ülkesel olarak nitelikleri uluslararası hukukta yararlanılabilecek bir tanımın ortaya konulması ulusal göller le uluslararası göller arasında bir ayrım yapılması uluslararası hukuk çerçevesinde göllerin hukukî statüsünün genel bir değerlendirmesi sınır göllerindeki sınırlandırma metotlarının incelenmesi uluslararası göllerde seyrüsefere ilişkin düzenlemelerin değerlendirilmesi uluslararası göllerde seyrüsefer dışı konuların ele alınması ve nihayet göllerde ardıllığa ilişkin konuların incelenmesi şeklinde sekiz temel başlıktan ibaret olmaktadır Gerçekleştirilen bu çalışmanın başta uluslararası hukukçular olmak üzere uluslararası hukukta sularla ilgilenen herkese faydalı olacağını umarız Kitapta Bulunan Konu Başlıkları Göllerin Ülkesel Olarak Nitelikleri Göllerin Tanımı Ulusal Uluslararası Göl Ayrımı Uluslararası Göllerin Hukukî Statüsüne Rejimine Genel Bir Bakış Sınır Göllerindeki Sınırlandırmalar Uluslararası Hukukta Göllerde Seyrüsefere İlişkin Düzenlemeler Uluslararası Hukukta Göllerin Seyrüsefer Dışı Kullanımlarına Dair Düzenlemeler Göller ve Ardıllık

Şehadet Kitap
651,00

Adalet Yayınevi

2023292 sf.
Şehadet Kitap

Doksanlı yıllarla birlikte en azından bir dönem aksi iddia edilebilecek bir duruma gelinmis olsa da günümüzde sınırların gereklilig i ve bu bag lamda da ehemmiyetleri tartıs ılmayacak durumdadır Bunun nedeni basitçe sınırın temsil ettig i durumla ilgilidir Bir sınır bir devletin ülkesini dig er devletlerin ülkesinden ve uluslararası alanlardan ayırırken ülkenin belirlenmesini sag lamakta ve böylelikle de ilgili devletin sınırlarla belirlenmis ülkesinde egemenlig ini belirli istisnalar hariç tüm yönleriyle kullanmasını imkânlı hâle getirmektedir Dayanılan bu basit neden hem ulusal hukuk hem uluslararası hukuk açısından sınırların önemini kendilig inden açık etmektedir Sınırlar ulusal hukuk açısından ön plândadır çünkü bir devlet mevzuatını ilke olarak sınırları içerisinde is letir ve uygular Bu durum aynı zamanda uluslararası hukuk açısından da geçerlidir Devletin egemenlig i dig er devletlerin egemenlig inden ve uluslararası alanların statüsünden sınırlar vasıtasıyla ayrılmaktadır Daha açık ifadesiyle mekânsal olarak ele alındıg ında devletin egemenlig i ve yetkilerin kullanım alanı ilke olarak sınırlar çerçevesinden belirlenmektedir Sınırlar aynı zamanda bir devletin ve halkının güvenlig i açısından da hayatîdir Bu yüzden de genelde devletler sınırlarını sıkı bir biçimde kontrol etmektedir Bir devletin bu minvalde ülkesine kimin girip girmeyeceg ini aksine bir anlas ma yükümlülüg ü söz konusu deg ilse münhasıran belirleme yetkisi vardır Bu yetkinin kaynag ı da kus kusuz ilgili devletin egemenlig inden gelmektedir

Nobel Kitap
679,25

Seçkin Yayıncılık

2016271 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Günümüzde göller hâlen uluslararası hukukun ayrı bir dalı olarak nitelendirilmemektedir Bu bağlamda uluslararası nehirler veya su yollarının bir parçası olarak görülen göllerin ayrı bir alt hukuk dalı teşkil edebileceğine olan inancımız çerçevesinde bu çalışmayı hazırladık Göllerin her ne kadar uluslararası nehirler veya su yollarıyla yakın bağlantı hâlinde olsalar da onlardan ayrılan çok yönlerinin olduğu bu çalışmada gözlemlenebilecektir Çalışma göllerin ülkesel olarak nitelikleri uluslararası hukukta yararlanılabilecek bir tanımın ortaya konulması ulusal göller le uluslararası göller arasında bir ayrım yapılması uluslararası hukuk çerçevesinde göllerin hukukî statüsünün genel bir değerlendirmesi sınır göllerindeki sınırlandırma metotlarının incelenmesi uluslararası göllerde seyrüsefere ilişkin düzenlemelerin değerlendirilmesi uluslararası göllerde seyrüsefer dışı konuların ele alınması ve nihayet göllerde ardıllığa ilişkin konuların incelenmesi şeklinde sekiz temel başlıktan ibaret olmaktadır Gerçekleştirilen bu çalışmanın başta uluslararası hukukçular olmak üzere uluslararası hukukta sularla ilgilenen herkese faydalı olacağını umarız