Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz — Ayhan Sarıhan

Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz
Ayhan SarıhanOzan Yayıncılık
Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz
Ayhan SarıhanAnkara Emniyet Müdürlüğünde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dere ceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yeri ne elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedenin den de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Martta 12 Eylülde on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları on ları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
Ayhan Sarıhan tarafından kaleme alınan Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz Ozan Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz Ayhan Sarıhan Kitap Özeti Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz Yayınevi Ozan Yayıncılık Yazar Ayhan Sarıhan Sayfa 367 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2012 Barkod 9789944143882 Kategori Diğer Tarih Kitapları Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi

Ozan Yayıncılık
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yan dan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilin ce bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de et ler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları ya şayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar Burada birkaç saat beklettikten sonra gözlerini bağlayarak koridora çıkardılar Beline bir ip bağlayarak onu çeke çeke aynı katta başka bir yere götürdüler Burada giysilerini çıkarttırdılar çırılçıplak kaldı Yere sırt üstü yatırdılar Beton buz gibiydi Dışarıda ısı eksi 24 dereceye düşmüştü tüyleri diken diken oldu Hemen ardından hortumla üzerine su fışkırtmaya başladılar Bütün bedeni sarsıldı İnlemeye başladı Polisler bir yandan da küfür ve hakaret ediyorlardı Suyun şırıltısı inleme ve polisin küfrü birbirine karışıyordu Bu işlem on beş yirmi dakika sürdü Su kesilince bittiğini sandı Ama polisler ayak bileklerine bir ip bağladılar bununla tavana astılar Vücudunun iki yerine elektrik kabloları bağladılar ve elektrik vermeye başladılar Elektrik Bütün bedeni anlatılmaz bir acıyla kıvrandı Bedeni matkaplarla oyuluyormuş tahta delinirken tozların çıkması gibi bedeninden de etler kıyma haline gelip dökülüyormuş gibiydi Bu dayanılır şey değildi Anlat ulan Ne varsa kusacaksın yoksa buradan kurtulamazsın Kırk beş gün elimizdesin Hiçbir kurtuluşun yok dediler Neyi anlatayım diye sordu Görüyor musun bu tam militan Militanlar böyle sorar Ne biliyorsan hepsini anlat Bir süre sonra bacakları uyuştu Beyni de uyuşmaya başladı Sorularını tam anlayamaz düzgün cümleler kuramaz oldu 12 Mart ta 12 Eylül de on binlerce kişi işkence gördü ama yaşadıklarını pek az kişi anlattı Bu iki askeri darbenin yarattığı fırtınaları onları yaşayanlardan biri anlatıyor Okuyunca anımsayacaksınız irkileceksiniz güleceksiniz düşüneceksiniz nefret edeceksiniz

Ozan Yayıncılık
çev. Orhan Suveren
Ankara Emniyet Müdürlüğü nde sivil polisler koluna girerek merdivenlerden aşağı indirdiler ve bodrum katta karanlık bir hücreye attılar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img