Unuttuğun Her Şeyi Hatırlamak Gibi — Dilek Işık

Unuttuğun Her Şeyi Hatırlamak Gibi
Dilek IşıkFavori Yayınları
Unuttuğun Her Şeyi Hatırlamak Gibi
Dilek IşıkBu bir özürdür tüm gidenlerden Hep mi böyleydi biz mi yarattık yalnızlığı Bölüşemediğimiz neydi tam da paylaştık derken Yaralarımıza kabuk olduk sanmıştık oysa Değmiştik çocukluk şımarıklıklarımıza Anne babalarımızın açtığı derin kuyuları gezmiştik gülerek ağlayarak Başka sevdalarımızın üstünden geçmiştik bir bir Yeni bir pencere bulmuştuk içimizdeki özlemlere açılan Hafiflemiştik varlığı keşfetmiştik Yarın daha az korkutuyordu eski yaraların izleri kapanıyordu Galiba bir olurken diğerimizi unutmaya başladık Aynı yanlışlara düşerken görmedik yeni yaralara kucak açtığımızı Özeni yitirdik pencere kapandı Bir çizik daha attık kendi sözlerimizle çizdiklerimizin üstüne Yara ne renk olur kabuğu ne renk Unutmanı dilerdim unutabilmek için

Favori Yayınları
Bu bir özürdür tüm gidenlerden Hep mi böyleydi biz mi yarattık yalnızlığı Bölüşemediğimiz neydi tam da paylaştık derken Yaralarımıza kabuk olduk sanmıştık oysa Değmiştik çocukluk şımarıklıklarımıza Anne babalarımızın açtığı derin kuyuları gezmiştik gülerek ağlayarak Başka sevdalarımızın üstünden geçmiştik bir bir Yeni bir pencere bulmuştuk içimizdeki özlemlere açılan Hafiflemiştik varlığı keşfetmiştik Yarın daha az korkutuyordu eski yaraların izleri kapanıyordu Galiba bir olurken diğerimizi unutmaya başladık Aynı yanlışlara düşerken görmedik yeni yaralara kucak açtığımızı Özeni yitirdik pencere kapandı Bir çizik daha attık kendi sözlerimizle çizdiklerimizin üstüne Yara ne renk olur kabuğu ne renk Unutmanı dilerdim unutabilmek için

Favori Yayınları
Bu bir özürdür tüm gidenlerden Hep mi böyleydi biz mi yarattık yalnızlığı Bölüşemediğimiz neydi tam da paylaştık derken Yaralarımıza kabuk olduk sanmıştık oysa Değmiştik çocukluk şımarıklıklarımıza Anne babalarımızın açtığı derin kuyuları gezmiştik gülerek ağlayarak Başka sevdalarımızın üstünden geçmiştik bir bir Yeni bir pencere bulmuştuk içimizdeki özlemlere açılan Hafiflemiştik varlığı keşfetmiştik Yarın daha az korkutuyordu eski yaraların izleri kapanıyordu Galiba bir olurken diğerimizi unutmaya başladık Aynı yanlışlara düşerken görmedik yeni yaralara kucak açtığımızı Özeni yitirdik pencere kapandı Bir çizik daha attık kendi sözlerimizle çizdiklerimizin üstüne Yara ne renk olur kabuğu ne renk Unutmanı dilerdim unutabilmek için