Unutulmaz Anılar — Selim Salim Yıldız

Unutulmaz Anılar
Selim Salim YıldızYason Yayıncılık
Unutulmaz Anılar
Selim Salim YıldızAskerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

Yason Yayıncılık
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

Yason Yayıncılık
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

YASON YAYINCILIK
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

Yason Yayıncılık
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

Yason
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı

Yason Yayınları
Askerlik dönüşü köyüme geldiğimde evimizde derin bir dram yaşanıyordu Ağabeyim askere gitmiş iki koca karı annem ile babaannem tek başlarına yapa yalnız çile dolduruyorlardı Ortanca ağabeyim bir hizmetkâr tutmuş talimatla evin işlerini yürütüyordu İki mandamızı Camus arabaya koşup iş yaparlarken birisinin gözünü kör etmişlerdi Annem ile babaannem beni gördüklerinde dayanamayıp ağıt yakarcasına ağlamaya başladılar Sesleri bütün köye yayılıyordu Gözlerinden sel gibi yaşlar dökülüyordu Hem askere giden ağabeyime hem bana kavuşmanın sevincine hem mandanın kör kalan gözüne en çok da kendi yalnızlık ve çaresizliklerine ağlıyorlardı