Unutulmuş Sesler Odası — Mesut Doğan

Unutulmuş Sesler Odası
Mesut DoğanÖtüken Neşriyat
Unutulmuş Sesler Odası
Mesut DoğanElinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Ötüken Neşriyat
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik

Loras Yayınları
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

Unutulmuş Sesler Odası Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder Yazar Mesut Doğan Sayfa Sayısı 152 Çeviri Ebat 13X20 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Nisan 2024 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 182 00

LORAS
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

Loras Kitap
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

Loras Kitap
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder Tanıtım Bülteninden

Loras Kitap
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

Loras Yayınları
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

Loras Kitap
Kuyudaki adamları göreceksin Kendi çölünde kaybolduğunda Kendini ve yaşadığın yerleri terk edip her şeyden uzaklaştığında Kendini asla yanına almadığında O zaman kuyudaki adamları kurtarmak için bir fikir belirebilir aklında Kuyu nedir Aslan kimdir Sen kimsin Gurbet neresidir Unutulmuş Sesler Odası gizemli atmosferi ve çarpıcı imgeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasını çaresizliklerini zayıflıklarını arayışlarını ve inançlarını ele alır Gözlem gücünün derinliğiyle bireyin psikolojik ve sosyolojik boyutlarını bütün yönleriyle okura aktarır Böbrekleri bitmiş küçük kız kardeşin yaşından beklenmeyecek iç yakıcı tevekküllü duruşu oda içindeki seslerden kendi sesini bulamayan karakterin yalnızlığı bilmediği evin kapısını çalarak kapıyı kimin açacağını merak eden adamın gizem dolu hali kuyudaki adamların bütün insanlığın varoluşunu kurcalayan izleri Öykü evreni hüzünlü olsa da satır aralarından sızan umut içimizi ısıtmaktadır Mesut Doğan gerçekçi ve büyülü gerçekçi öykülerin iç içe olduğu Unutulmuş Sesler Odası nda dünya gurbetinde olan insanın ruh hallerini canlı bir şekilde resmeder

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Elinde kitabınla büyülü bir anın içinde kaybolduğunda ya da bir rüzgârın çekinerek bir orkide çiçeğine sessizce dokunduğunda Kitabın sayfalarına uzun nehirler gibi akan simsiyah saçların ve baktığı her şeyi eriten mühürleyen iri siyah gözlerinle Pencere kenarında menekşeler buhurumeryemler fesleğenler ve kadife çiçekleri arasında Bir mermerden daha beyaz parmaklarınla sayfaları çevirdiğinde aramıza sonsuz mesafeler koyardın Balkonda göründüğünde yaz mevsimiydi Aylarca yaz mevsiminin gelmesini beklerdim Etrafında mutluluktan donmuş bir zamanın sessizce titremesine aldırmadan kim bilir hangi hikâyenin içine karışır giderdin Çekinerek gizlice duvarın arkasından seyrederdim Başını bir an kaldırıp göreceğini düşünüp korkuyla beklerdim Başka bir gezegenden dünyamızı teşrif etmiş gibiydin Bütün renkler yumuşak parıltılarla etrafında nefes alıp verirken sana yakın olmanın coşkusuyla kar taneleri gibi eridiğinde ne kadar da güzeldin Beyaz Melek te çaresizlik ve tevekkülün saflığı Çember de utanç ve kırgınlık hâlâ aklımda Çünkü bu hikâyeler bir anda tüketebileceğimiz şeyler değildir İmajlar dünyasında başparmağımızla aşağı doğru yollanınca aklımızdan çıkan ucuz şeyler resimlere ya da metinlere benzemiyorlar Bazılarımız bilir bedeli ödenmiş şeyler vardır hayatlarımızda O sular artık bizimdir ve kimsenin ellerine teslim etmemiz beklenemez Mesut Doğan ın karakteristik özelliklerinden birisi de öykü kahramanlarına dair yaptığı ayrıntılı gözlemlerdir Kişilerini öyle bir çizer ki baştan aşağı sırra vakıf oluruz Fiziksel anlamda bir tarif değildir yaptığı Aksine ruhu görür ve onu analiz eder Gülhan Tuba Çelik