Üsküdar ın Meczubları — Serhat Onur

Üsküdar ın Meczubları
Serhat OnurKubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Üsküdar ın Meczubları
Serhat OnurMevleviyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek sema etmeye başlarmış 19 yüzyıla kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak görülür toplum içinde onlara şefkatli ve müşfik bir şekilde davranılır dışlanmaz her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastahanelerde musıki başta olmak üzere birçok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Arif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma ahiret gelir sözünü tasdik eden zahiri ve batıni bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar a gelmişti Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak değerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünü tasdik eden zâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar a gelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâ etmeye başlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâ etmeye başlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık Tanıtım Bülteninden

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmiş yaratıklar olarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetler olarak değerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz her daim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çok tedavi yöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünü tasdik eden zâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferden daha çok etkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak eden bir hayat sürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar a gelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâ etmeye başlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâ etmeye başlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup biz de bu kadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerinden hepimize tebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar agelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâetmeyebaşlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâetmeyebaşlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar agelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâetmeyebaşlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâetmeyebaşlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar agelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâetmeyebaşlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâetmeyebaşlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar agelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâetmeyebaşlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâetmeyebaşlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
19 yy a kadar Avrupa kıtasında akıl hastaları ruhları şeytan tarafından gasp edilmişyaratıklarolarak görülür içindeki şeytan çıksın diye türlü işkence yapılır ve öldürülürdü SelçukluveOsmanlı dönemlerindeyse bu insanlar Hakk ın cezbesine kapılmış özel şahsiyetlerolarakdeğerlendirilir toplum içinde onlara şefkatli ve müş k bir şekilde davranılır dışlanmaz herdaim yardım edilir ve ağır olanlarıysa hastanelerde musiki başta olmak üzere bir çoktedaviyöntemi ile iyileştirilmeye çalışılırdı Kethüdazade Ârif in Ne vakit Üsküdar a geçsem aklıma âhiret gelir sözünütasdikedenzâhirî ve bâtınî bir hayatın hakim olduğu Üsküdar ın bazı sakinleri bu atmosferdendahaçoketkilenmiş ve o sakinliklerinden eser kalmayarak Meczub sıfatını hak edenbirhayatsürmüşlerdir Acaba Üsküdar mı onları bu hale getirmişti yoksa onlar mı Üsküdar agelmişti Üsküdar ın sıradan bir gününde sıra dışı bir davranış ve anlamlı bir söz yankı bulur Mevleviyyeden İrfan Üsküdar ın mahallelerini dolaşır sokağın ortasında durup semâetmeyebaşlarmış Sakal dediğin bir tüydür insana lazım olan huydur diyerek semâetmeyebaşlarmış Kitabımızda bahsi geçen müstesna şahsiyetlerin ortak paydaları Üsküdar olup bizdebukadim beldemizin çok sevgili meczublarını sizlere tanıtarak onların hikayelerindenhepimizetebessüm dolu bir pay çıkmasını arzuladık

H Yayınları
Üsküdar ı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine Istanbul Beyefendisi veya Istanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen Istanbul ağzı yla ahı terbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk Islâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir Istanbul u anlamak Istanbul u şah damarından akalamak isteyenler Üsküdar dan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar Istanbul un bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdar a ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder Işte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile gibi yaşadığı Üsküdar ımızın 1940 1960 seneleri arasındaki esnafları ve yıkılan dükkanlarından kalan kırık dökük hatıralarını sizlere nakletmek istiyoruz efendim

H Yayınları
Üsküdar ı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine I stanbul Beyefendisi veya I stanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen I stanbul ağzı yla ahı terbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk I slâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir I stanbul u anlamak I stanbul u şah damarından akalamak isteyenler Üsküdar dan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar I stanbul un bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdar a ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder I şte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile gibi yaşadığı Üsküdar ımızın 1940 1960 seneleri arasındak

H Yayınları
Üsküdarı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine I stanbul Beyefendisi veya I stanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen I stanbul ağzı yla ahı terbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk I slâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir I stanbulu anlamak I stanbulu şah damarından akalamak isteyenler Üsküdardan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar I stanbulun bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdara ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder I şte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile gibi yaşadığı Üsküdarımızın 1940 1960 seneleri arasındak

H Yayınları
Üsküdar ı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine I stanbul Beyefendisi veya I stanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen I stanbul ağzı yla ahı terbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk I slâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir I stanbul u anlamak I stanbul u şah damarından akalamak isteyenler Üsküdar dan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar I stanbul un bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdar a ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder I şte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile g

H Yayınları
Serhat Onur tarafından kaleme alınan Üsküdarın Esnafları H Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Üsküdarın Esnafları Serhat Onur Kitap Özeti Üsküdarı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine I stanbul Beyefendisi veya I stanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen I stanbul ağzı yla ahı terbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk I slâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir I stanbulu anlamak I stanbulu şah damarından akalamak isteyenler Üsküdardan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar I stanbulun bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdara ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder I şte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile gibi yaşadığı Üsküdarımızın 1940 1960 seneleri arasındak Yayınevi H Yayınları Yazar Serhat Onur Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9786057670410 Kategori Kültür

H Yayınları
Üsküdar ı İstanbul yapan ruhu anlamak için bu eserin satır aralarında geçmişten bugüne bir gezintiye çıkacak ve her solukta bu ruhun izini süreceksiniz Üsküdar sıradan bir semtin ismi değildir Bu semt tarihi yaşayan ve yaşatan bir kutlu beldedir Bağrında yetişen kutsal gönüllü Hak dostlarıyla kendilerine İstanbul Beyefendisi veya İstanbul Hanımefendisi dedirten güzel insanlarıyla bu güzel insanların bugün Kültür dilimiz haline gelen İstanbul ağzı yla ahiterbiyesinden geçen kibar esnafıyla hasılı insanının naif ve zarif üslubuyla dün ve bugün âşıkların kıblesi olmuştur Medine i Üsküdar Üsküdar Türk İslâm kültürünün adeta canlı bir müzesi gibidir İstanbul u anlamak İstanbul u şah damarından akalamak isteyenler Üsküdar dan başlamak durumundadırlar Çünkü Üsküdar İstanbul un bir mukaddimesidir Bu mukaddimeyi okumak için her hâlde bir ömür yetmez Rızkı dar Üsküdar fukara Üsküdar Eskiler böyle tabir eder Üsküdarımız ı Fakirdir ama dünya nimetlerine fakirdir Üsküdar Gösterişi debdebesi yoktur Camisi çeşmesi hamamı köşkü mezarı çarşısı tevazu sahibidir Birçok hatıra ve seyahatname yazarı da Üsküdar a ayak bastıkları andan itibaren bu ulvi havayı teneffüs ettiğinden bahseder İşte bu havayı ciğerlerinin en uç noktasına kadar teneffüs edip ecdadlarından gelen ahilik geleneği ile din dil ırk fark etmeden bir arada yaşayan ve faaliyet gösteren dönemin Osmanlı bakiyesi Üsküdar esnaflarından bahsedeceğiz 1956 istimlaki öncesi Kara Davud Paşa Camiinin yoldan sadece minaresi gözükür önünde sıra sıra dükkânlar bulunur dükkân aralarındaki yollardan camiye ulaşılırmış Dükkânların önünden de dokunsan değecek kadar yakınlıkta sefer yapan Üsküdar Kadıköy Tramvayı geçermiş Caddenin genişlemesi için cami tarafı istimlak edilmiş ve Ahmediye den sahile kadar olan tüm binalar geçmişleri ile beraber yerle yeksan olmuş Eskide doğup yenide yaşayanlarla yenide doğup eskiyi bilenlerin menfaatsiz hasetsiz dedikodusuz büyük bir aile gibi yaşadığı Üsküdar ımızın 1940 1960 seneleri arasındaki esnafları ve yıkılan dükkanlarından kalan kırık dökük hatıralarını sizlere nakletmek istiyoruz efendim