Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü — Hilmi Ziya Ülken

Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü
Hilmi Ziya ÜlkenTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü
Hilmi Ziya ÜlkenMedeniyet sürekli bir yürüyüştür Her ulus büyük medeni akışla birleşen ve ona karışan yeni bir sudur O kendinden bir şeyler getirir fakat onu büyük akışa katmasını bilmezse hiçbir şey yapmış olmayacaktır Medeni akışa ayak uydurmak demek ona karıştığı yere kadar bütün fikir mahsullerini tanımak ve onlarla yoğrulmak demektir Kendi içine kapanmış başkalarından habersiz ve kendi kendine doğup büyüyen devresini tamamlayan medeniyetler yoktur Eski Sümer ve Mısır Yunan a Yunan Latin e ve İslam a İslam ve Latin dünyaları Rönesans vasıtasıyla Avrupa medeniyetine ulaşır Bu sürekli yoldan ayrılan ve ayrı kalan dallar kendi kendine çürüyüp düşmeğe mahkûmdur Eski Amerika medeniyetleri bundan dolayı yarım kalmış ve yemişlerini vermeden kaybolup gitmiştir Bizim için lazım olan eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında olduğu gibi çok sistemli ve hararetli bir tercüme faaliyeti canlandırmaktır Tanzimat tan beri geç kalınan bu yola girmenin tam zamanıdır ve şükredelim ki girilmiştir

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Medeniyet sürekli bir yürüyüştür Her ulus büyük medeni akışla birleşen ve ona karışan yeni bir sudur O kendinden bir şeyler getirir fakat onu büyük akışa katmasını bilmezse hiçbir şey yapmış olmayacaktır Medeni akışa ayak uydurmak demek ona karıştığı yere kadar bütün fikir mahsullerini tanımak ve onlarla yoğrulmak demektir Kendi içine kapanmış başkalarından habersiz ve kendi kendine doğup büyüyen devresini tamamlayan medeniyetler yoktur Eski Sümer ve Mısır Yunan a Yunan Latin e ve İslam a İslam ve Latin dünyaları Rönesans vasıtasıyla Avrupa medeniyetine ulaşır Bu sürekli yoldan ayrılan ve ayrı kalan dallar kendi kendine çürüyüp düşmeğe mahkûmdur Eski Amerika medeniyetleri bundan dolayı yarım kalmış ve yemişlerini vermeden kaybolup gitmiştir Bizim için lazım olan eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında olduğu gibi çok sistemli ve hararetli bir tercüme faaliyeti canlandırmaktır Tanzimat tan beri geç kalınan bu yola girmenin tam zamanıdır ve şükredelim ki girilmiştir

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Ruken Kızıler
1901 1974 İstanbul da doğdu Mülkiye den mezun oldu 1924 33 arasında çeşitli kentlerin liselerinde tarih coğrafya psikoloji ve sosyoloji öğretmenliği yaptı 1933 teki Üniversite Reformu ile İstanbul Üniversitesi nde görevlendirildi 1940 ta felsefe profesörü oldu Sosyoloji Bölümü nün kurulmasını ve kurumsallaşmasını sağladı 1944 48 yıllarında İTÜ nün daveti üzerine sanat tarihini dersleri verdi Çalışmalarını uluslararası platformda da sürdürdü UNESCO Üyeliğini nin ardından ISA nın Uluslararası Sosyoloji Derneği kurucusu üyesi sonra da başkan yardımcısı oldu ve 1953 te 15 Uluslararası Sosyoloji Kongresi nin İstabul da düzenlenmesini sağladı Genç yaşında başladığı sosyolojiden felsefeye tarihten edebiyata ve sanata uzanan çeşitli alanları bütünleştiren yayın faaliyetini vefatına dek kesintisiz sürdürdü Kültür ve düşünce dünyamızdaki etkisi ünlü felsefeci Hans Reichenbach a Bu adam beyin oburluğuna tutulmuş dedirtecek denli etkindir Geride bıraktığı 1300 ü aşkın makale ile aralarında Çağdaş Düşünce Tarihi Aşk Ahlâkı 20 Yüzyıl Filozofları Uyanış Devirlerinde Tercüman Rolü nün de yer aldığı 50 yi aşkın kitapla sürüyor Medeniyet sürekli bir yürüyüştür Her ulus büyük medeni akışla birleşen ve ona karışan yeni bir sudur O kendinden bir şeyler getirir fakat onu büyük akışa katmasını bilmezse hiçbir şey yapmış olmayacaktır Medeni akışa ayak uydurmak demek ona karıştığı yere kadar bütün fikir mahsullerini tanımak ve onlarla yoğrulmak demektir Kendi içine kapanmış başkalarından habersiz ve kendi kendine doğup büyüyen devresini tamamlayan medeniyetler yoktur Eski Sümer ve Mısır Yunan a Yunan Latin e ve İslam a İslam ve Latin dünyaları Rönesans vasıtasıyla Avrupa medeniyetine ulaşır Bu sürekli yoldan ayrılan ve ayrı kalan dallar kendi kendine çürüyüp düşmeğe mahkûmdur Eski Amerika medeniyetleri bundan dolayı yarım kalmış ve yemişlerini vermeden kaybolup gitmiştir Bizim için lazım olan eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında olduğu gibi çok sistemli ve hararetli bir tercüme faaliyeti canlandırmaktır Tanzimat tan beri geç kalınan bu yola girmenin tam zamanıdır ve şükredelim ki girilmiştir Hilmi Ziya Ülken

İş Bankası Kültür Yayınları
Hilmi Ziya Ülken tarafından kaleme alınan Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Uyanış Devirlerinde Tercümenin Rolü Hilmi Ziya Ülken Kitap Özeti 1901 1974 İstanbulda doğdu Mülkiyeden mezun oldu 1924 33 arasında çeşitli kentlerin liselerinde tarih coğrafya psikoloji ve sosyoloji öğretmenliği yaptı 1933teki Üniversite Reformu ile İstanbul Üniversitesinde görevlendirildi 1940ta felsefe profesörü oldu Sosyoloji Bölümünün kurulmasını ve kurumsallaşmasını sağladı 1944 48 yıllarında İTÜnün daveti üzerine sanat tarihini dersleri verdi Çalışmalarını uluslararası platformda da sürdürdü UNESCO Üyeliğininin ardından ISAnın Uluslararası Sosyoloji Derneği kurucusu üyesi sonra da başkan yardımcısı oldu ve 1953te 15 Uluslararası Sosyoloji Kongresinin İstabulda düzenlenmesini sağladı Genç yaşında başladığı sosyolojiden felsefeye tarihten edebiyata ve sanata uzanan çeşitli alanları bütünleştiren yayın faaliyetini vefatına dek kesintisiz sürdürdü Kültür ve düşünce dünyamızdaki etkisi ünlü felsefeci Hans Reichenbacha Bu adam beyin oburluğuna tutulmuş dedirtecek denli etkindir Geride bıraktığı 1300ü aşkın makale ile aralarında Çağdaş Düşünce Tarihi Aşk Ahlâkı 20 Yüzyıl Filozofları Uyanış Devirlerinde Tercüman Rolünün de yer aldığı 50yi aşkın kitapla sürüyor Medeniyet sürekli bir yürüyüştür Her ulus büyük medeni akışla birleşen ve ona karışan yeni bir sudur O kendinden bir şeyler getirir fakat onu büyük akışa katmasını bilmezse hiçbir şey yapmış olmayacaktır Medeni akışa ayak uydurmak demek ona karıştığı yere kadar bütün fikir mahsullerini tanımak ve onlarla yoğrulmak demektir Kendi içine kapanmış başkalarından habersiz ve kendi kendine doğup büyüyen devresini tamamlayan medeniyetler yoktur Eski Sümer ve Mısır Yunan a Yunan Latin e ve İslam a İslam ve Latin dünyaları Rönesans vasıtasıyla Avrupa medeniyetine ulaşır Bu sürekli yoldan ayrılan ve ayrı kalan dallar kendi kendine çürüyüp düşmeğe mahkûmdur Eski Amerika medeniyetleri bundan dolayı yarım kalmış ve yemişlerini vermeden kaybolup gitmiştir Bizim için lazım olan eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında olduğu gibi çok sistemli ve hararetli bir tercüme faaliyeti canlandırmaktır Tanzimat tan beri geç kalınan bu yola girmenin tam zamanıdır ve şükredelim ki girilmiştir Hilmi Ziya Ülken Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Hilmi Ziya Ülken Sayfa 315 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 50x23 00 cm Basım Yılı 2020 Barkod 9786053602859 Kategori Diğer Genel Konular Eleştiri İnceleme Kuram

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Medeniyet sürekli bir yürüyüştür Her ulus büyük medeni akışla birleşen ve ona karışan yeni bir sudur O kendinden bir şeyler getirir fakat onu büyük akışa katmasını bilmezse hiçbir şey yapmış olmayacaktır Medeni akışa ayak uydurmak demek ona karıştığı yere kadar bütün fikir mahsullerini tanımak ve onlarla yoğrulmak demektir Kendi içine kapanmış başkalarından habersiz ve kendi kendine doğup büyüyen devresini tamamlayan medeniyetler yoktur Eski Sümer ve Mısır Yunan a Yunan Latin e ve İslam a İslam ve Latin dünyaları Rönesans vasıtasıyla Avrupa medeniyetine ulaşır Bu sürekli yoldan ayrılan ve ayrı kalan dallar kendi kendine çürüyüp düşmeğe mahkûmdur Eski Amerika medeniyetleri bundan dolayı yarım kalmış ve yemişlerini vermeden kaybolup gitmiştir Bizim için lazım olan eski İslam ve yeni Avrupa uyanışlarında olduğu gibi çok sistemli ve hararetli bir tercüme faaliyeti canlandırmaktır Tanzimat tan beri geç kalınan bu yola girmenin tam zamanıdır ve şükredelim ki girilmiştir

ÜLKEN YAYINLARI
İslam aleminin Akdeniz uygarlığındaki büyük rolü İskender istilasının Hindistan a kadar götürdüğü Yunan etkilerini benimseyerek zenginleştirerek ona yeni öğeler katarak Batı ya aktarması olmuştur Bu büyük uygarlık değiş tokuşu 8 9 uncu yüzyıllarda Batı dan Doğu ya 12 13 üncü yüzyıllarda Doğu dan Batı ya daha doğrusu İslam Akdeniz uygarlığından Hıristiyan Akdeniz uygarlığına doğru gerçekleşmiştir Eski Mısır Mezopotamya ve Ege sayacağı üzerinde gelişen Akdeniz uygarlığı Grekler eliyle Roma ve Güney Avrupa ya Anadolu ve Mezopotamya eliyle bir aralık Hind e kadar uzanmış böylece biri doğuda Irak ve Anadolu öteki batıda Latin âlemi olmak üzere ikiye bölünmüş yine de aynı geleneği sürdürmekten geri kalmamıştır Sonraki yüzyıllarda kuzeyden katılan Germenler Slavlar Türkler güneyden katılan Araplar ve Berberilerle genişleyen içerik bakımından zenginleşen bu uygarlık ilk kökleriyle ilgisini yitirmemiş yeni aşılarla güçlenerek süregelmiştir Bütün bu köklü değişimler oluşumlar yapıtta çok ayrıntılı olarak görüleceği gibi Doğu ve Batı tarihin genellikle büyük çeviri etkinliklerinin sonucudur