Uzak Deniz Gemilerinden Birinde
RASKOL'UN BALTASI
Oysa affedilecek tek bir yanı olmayan sen şimdi af diliyorsun Tanrıdan rabbinden insandan insanoğlundan kadından erkekten senden benden ondan Sizden sizlerden yeraltında kalan tüm yurttaşlardan Aklında bir fikir var Mucit olacaksın her şeyden öte Bir şeyler bir şeyler bulacaksın İnsana fayda eden insanı yüceleştiren bir şeyler Değil mi İlaçlarını eksiksiz kullanıyorsun biliyorsun kullanmadığın vakit ne olacağını neleri kestirip atacağını Senin nefretin sadece ülkene değil hayır sen o değilsin Hakan Kaya öykülerinde ölülerle yürümem derken bile ustalarının izini sürmekten vazgeçmiyor Ustalarını metnin merkezine yerleştirmiyor seslerini uzak denizlerden gelen bir uğultu gibi duyuruyor Kaya nın öykülerinde bir ses var öfkeli ama kırılgan kesik ama akışkan Her sayfada aynı sorular dönüp duruyor Ne için yaşıyoruz Neden yazıyoruz Ne zaman duracağız Babalar oğullar içi sessiz evler intiharlar saatçiler hastaneler balıkçılar kentlerde kaybolmuş yazarlar her birinde kendi gölgesiyle konuşuyor her birinde kendi sonunu arıyor Hakan Kaya geleneği iyi tanıyan ama gerektiğinde hiç tereddüt etmeden onu reddedebilen öyküler yazıyor