Uzak Deniz Küçük Yağmur SC — Talat Kırış

Uzak Deniz Küçük Yağmur SC
Talat KırışDoğan Kitap
Uzak Deniz Küçük Yağmur SC
Talat KırışBelki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Uzak Deniz Küçük Yağmur Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var Yazar Talat Kırış Sayfa Sayısı 216 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var

Doğan Kitap
Belki de gökyüzü mavi değil kızıla çalan bir kahverengi Belki de denizler sarının en canlı halinde dalgalarının tepelerinde turuncu menevişler var Belki de ay her akşam leylak rengi doğup batmadan önce koyu mor hale geliyor Hakikat nedir ki Nerede başlar nerede biter Belki de bir çay içiminde bir martının sırtında uzaklaşan sevdalı bir yürektir hakikat Bu öykülerde uzak kentler uzak denizler gelmeyen sevgilinin beklendiği hüzünlü tren istasyonları hiç dinmeyen bir yağmurun kararttığı ufka bakıp gemilerinin yolunu gözleyen limanlar var Tesadüflerin yarattığı bir anlık karşılaşmalara bütün bir evreni ezeli ve ebedi sığdıran aşklar var İstanbul var onun Emek Sineması Hikmet Abisi ölüp de dirilen şairleri var Bütün öykülerin üstüne yağmur yağarken dünyayı notalarla boyayan bir müzik ve küçük yağmur damlalarının vurduğu camın ardından dünya denilen temaşayı izleyen İNSAN var