Uzun Hafız Sokağı Günlükleri II — Ertan Erkovan

Uzun Hafız Sokağı Günlükleri II
Ertan ErkovanKalan Yayınları
Uzun Hafız Sokağı Günlükleri II
Ertan Erkovan1980 li yılların ortalarıydı Nüfusun çoğunluğunu oluşturan orta ve alt gelirli ailelerin yaşadığı tıkışık İstanbul mahallelerinden birinde yaşıyorlardı Birbirlerine yaslanmış birçoğu yaşlı ve ahşap 3 ya da 4 katlı bazısı cumbalı evlerdeki tekdüze yaşamlarının dışında bir hayatı da sokakta buluyorlardı İsmiyle müsemma Uzun Hafız Sokağı ydı bu sokak Bir ucunda Marmara Denizi nin doğu sahilini gören bir yokuş diğer ucunda ilk istasyon olan Haydarpaşa Tren Gar ından kalkan trenlerin geçtiği eski bir taş köprü vardı Sahildeki dolmuş ve otobüs duraklarına ve vapur iskelesine kadar uzanan geniş kaldırımlı Rıhtım Caddesi ndeki mütevazi kalabalığa inilen yedi sokaktan biriydi Henüz çocukken ilerisinde hep ne olduğunu merak ederek anne ve babalarının ellerini tutup yürüdükleri bu sokak gençliğe merhaba dedikleri o günlerde diledikleri kişi olabildikleri tek yerdi Tanıtım Bülteninden

Kalan Yayınları
1980 li yılların ortalarıydı Nüfusun çoğunluğunu oluşturan orta ve alt gelirli ailelerin yaşadığı tıkışık İstanbul mahallelerinden birinde yaşıyorlardı Birbirlerine yaslanmış birçoğu yaşlı ve ahşap 3 ya da 4 katlı bazısı cumbalı evlerdeki tekdüze yaşamlarının dışında bir hayatı da sokakta buluyorlardı İsmiyle müsemma Uzun Hafız Sokağı ydı bu sokak Bir ucunda Marmara Denizi nin doğu sahilini gören bir yokuş diğer ucunda ilk istasyon olan Haydarpaşa Tren Gar ından kalkan trenlerin geçtiği eski bir taş köprü vardı Sahildeki dolmuş ve otobüs duraklarına ve vapur iskelesine kadar uzanan geniş kaldırımlı Rıhtım Caddesi ndeki mütevazi kalabalığa inilen yedi sokaktan biriydi Henüz çocukken ilerisinde hep ne olduğunu merak ederek anne ve babalarının ellerini tutup yürüdükleri bu sokak gençliğe merhaba dedikleri o günlerde diledikleri kişi olabildikleri tek yerdi

Kalan Yayınları
Sokak sığınaktı her ayrılıkta geride bırakılan çocukluktu biraz Ve her varışta güvendi Yanıp sönen dalgakıran ışığının her şeyin yolunda olduğu anlamındaki göz kırpışlarıydı Bir daha yaşanması mümkün olmayan sevdalardı Buz gibi yalnızlık ve sıcacık ilk buseydi sevgilinin dudağında En lezzetli anne yemeğiydi Ve baba sözüydü her yaşta hürmet edilen Uykusuz gecelerde kısa dalga radyodaki müziğe eşlik eden cırcır böceği şarkılarıydı Bir nasihatti bazen bazen de bir iyilik Bazen amansız bir kavgaydı adını bile bilmedikleriyle tutuşulan Evinin arka balkonundan bir kızın bahçeleri gözetlemesiydi Sevgilinin gözyaşı uğruna bir koyunu sırtlayıp kaçırmaktı Bir komşu kızının külhanbeyi ağzıyla hadi oğlum demesiydi elini havaya kaldırarak Bir dostun aşkı tarif etmesi başka bir dostun sakinleştirici sözleriydi Çocukların masum küfürleriydi Bir martı çığlığı ve bir uzun hat treninin uzaklardan işitilen sesiydi Biraz hüzündü sokak ve biraz da mutluluk Hüznün mutluluğuydu kısaca Ve artık tek kelimeyle sokak matemdi Tanıtım Bülteninden

Kalan Yayınları
Sokak sığınaktı her ayrılıkta geride bırakılan çocukluktu biraz Ve her varışta güvendi Yanıp sönen dalgakıran ışığının her şeyin yolunda olduğu anlamındaki göz kırpışlarıydı Bir daha yaşanması mümkün olmayan sevdalardı Buz gibi yalnızlık ve sıcacık ilk buseydi sevgilinin dudağında En lezzetli anne yemeğiydi Ve baba sözüydü her yaşta hürmet edilen Uykusuz gecelerde kısa dalga radyodaki müziğe eşlik eden cırcır böceği şarkılarıydı Bir nasihatti bazen bazen de bir iyilik Bazen amansız bir kavgaydı adını bile bilmedikleriyle tutuşulan Evinin arka balkonundan bir kızın bahçeleri gözetlemesiydi Sevgilinin gözyaşı uğruna bir koyunu sırtlayıp kaçırmaktı Bir komşu kızının külhanbeyi ağzıyla hadi oğlum demesiydi elini havaya kaldırarak Bir dostun aşkı tarif etmesi başka bir dostun sakinleştirici sözleriydi Çocukların masum küfürleriydi Bir martı çığlığı ve bir uzun hat treninin uzaklardan işitilen sesiydi Biraz hüzündü sokak ve biraz da mutluluk Hüznün mutluluğuydu kısaca Ve artık tek kelimeyle sokak matemdi