Vahyin Aynasında İnsan — Mustafa Uz

Vahyin Aynasında İnsan
Mustafa UzGülnar Yayınları
Vahyin Aynasında İnsan
Mustafa Uzİnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir

Gülnar Yayınları
İnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir

Gülnar Yayınları
İnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir Tanıtım Bülteninden

Gülnar Yayınları
İnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir

Gülnar Yayınları
İnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir

Gülnar
İnsanlık tarihsel yürüyüşünün belki de en çalkantılı eşiklerinden birinden geçmektedir Teknik ilerleme baş döndürücü bir hız kazanmış bilgi üretimi ve dolaşımı tarihte eşi görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır Ne var ki bu ilerleme insanın ahlâkî olgunluğu ile aynı paralellikte seyretmemiştir Maddi imkanların genişlemesi anlam ufkunun da genişlediği anlamına gelmemektedir Tam aksine modern insan çoğu zaman güç ile değer hız ile hikmet sahip olmak ile olmak arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmaktadır Bu durum bizi insanlık tarihinin en temel sorusuna yeniden götürmektedir İnsan nasıl bir varlık olmalıdır Bu soru yalnızca bireysel bir arayışın değil toplumsal düzenin adalet anlayışının ve medeniyet tasavvurunun da merkezinde yer alır Çünkü insan tasavvuru bozulduğunda inşa edilen kurumlar da kaçınılmaz olarak istikamet kaybına uğrar Kur ân ı Kerîm bu temel soruya cevap veren ilahî hitaptır O yalnızca metafizik hakikatleri bildiren bir vahiy değil aynı zamanda insanın karakterini inşa etmeyi hedefleyen bir ahlâk rehberidir Kur ân da iman ile amel arasındaki kopmaz bağ dinin özünü teşkil eder İnanç davranışta görünür hale gelmedikçe kemale ermiş sayılmaz Bu sebeple İslam ritüeller toplamı değil iman ibadet ve ahlâkın bütüncül bir birlikteliğidir