MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği — Ebubekir Subaşı

Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği
252,00
DiğerDil BilimGenel Tarih Kitapları

Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği

Ebubekir Subaşı

Çelik Yayınevi

2015400 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği

Ebubekir Subaşı

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

Kitap Ambarı
279,00

Çelik Yayınevi

2015
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türkçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
292,50

Çelik Yayınevi

2015400 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi adeta dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengama denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde maziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

BKM Kitap
292,50

Çelik Yayınevi

2015400 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi adeta dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengama denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde maziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

Kitap Yurdu
292,50

ÇELİK YAYINEVİ

15.12.2015400 sf.
Karton Kapak16 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

Benli Kitap
301,50

Çelik Yayınevi

2015-12-161. baskı400 sf.
Karton160-235-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

Tamadres
315,00

Çelik Yayınları

Aralık 2015400 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir

Ucuz Kitap Al
337,50

Çelik Yayınevi

Aralık 2015400 sf.
16.00x23.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ebubekir Subaşı tarafından kaleme alınan Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği Çelik Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Varlığımız ve Birliğimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Tarihi Derinliği Ebubekir Subaşı Kitap Özeti Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesidir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi adeta dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengama denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde maziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesansı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesine giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir Yayınevi Çelik Yayınevi Yazar Ebubekir Subaşı Sayfa 400 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Aralık 2015 Barkod 9786059844284 Kategori Diğer Tarih Kitapları Dil Bilim

Nobel Kitap
346,50

Çelik Yayınevi

2015400 sf.
Nobel Kitap

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi adeta dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengama denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde maziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka ha

D&R
368,55

Çelik Yayınevi

2015
Türkçe
D&R

Türk Dilinin en son en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi dir Nitekim bu şive sadece Türkler için değil bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir Zira o sadece bir milletin değil bir medeniyetin vazgeçilmezidir Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır Mâlumdur ki harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir Ancak son iki üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir Her ne kadar Batı Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans ı nasıl başardı iseler biz de Osmanlı Türkçesi ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere müzelelere hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız Bu çalışmayı yapmakdaki gaye dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır Bu çalışma işin başıdır eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir Tanıtım Bülteninden