MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Varlık Mertebeleri — Abdülkerim el Cili Abdullah Bosnevi

Varlık Mertebeleri
315,88
Tasavvuf Mezhepler TarikatlarGenelTasavvuf ve Tarikatlar

Varlık Mertebeleri

Abdülkerim el Cili Abdullah Bosnevi

Litera Yayıncılık

2026-01-241. baskı264 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Varlık Mertebeleri

Abdülkerim el Cili Abdullah Bosnevi

Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır

Şehadet Kitap
337,25

Litera Yayıncılık

2026264 sf.
Şehadet Kitap

Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır

Benli Kitap
403,75

Litera Yayıncılık

2026-01-241. baskı264 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe

çev. Muhammed Bedirhan

Benli Kitap

Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır

Nobel Kitap
427,50

Litera Yayıncılık

2025264 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Varlık Mertebeleri Abdülkerîm el Cîlî ve Abdullah Bosnevî Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır

Ekin Kitap
437,00

Litera Yayıncılık

264 sf.
Ekin Kitap

Varlık Mertebeleri Abdülkerîm el Cîlî ve Abdullah Bosnevî Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır

Pandora

Litera

2026264 sf.

çev. Bedirhan, Muhammed

Pandora

Varlık Mertebeleri Abdülkerîm el Cîlî ve Abdullah Bosnevî Bu kitap Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî ye ait hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir Her iki müellif de Vahdet i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri merâtib i vücûd öğretisi üzerinden Mutlak Bir den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır Eserde ortaya konan metafizik çerçeve tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk ın mutlak ve yegâne hakikat olması Bu perspektifte çokluk ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil Hakk ın isim ve sıfatlarının yine O nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır Müellifler bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini başı ve sonu Hakk a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler Bu silsile sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur Sürecin ilkesi Hakk ın gizli bir hazine olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi işleyişi ise Nefes i Rahmânî kavramıyla açıklanır Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân ı Kâmil dir Bu bağlamda marifetullahı vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez bunun yanı sıra okuyucuyu keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen bilinen bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder Bu yönüyle elinizdeki bu eser Mutlak Zât ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır