MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu — Halis Çavuşoğlu

Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu
262,50
Araştıma İnceleme Referans100 Temel EserDiğer

Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu

Halis Çavuşoğlu

Eski Yeni Yayınları

2024-10-301. baskı280 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli KitapEn ucuz

Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu

Halis Çavuşoğlu

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir

Kitap Sepeti
262,50

Eski Yeni Yayınları

2024280 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir

Şehadet Kitap
262,50

Eski Yeni Yayınları

2024280 sf.
Şehadet Kitap

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir

Kitap Ambarı
262,50

Eskiyeni Yayınları

2024280 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
273,00

ESKİYENİ YAYINLARI

31.10.2024280 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir

Ucuz Kitap Al
297,50

Eski Yeni Yayınları

Ekim 2024280 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Halis Çavuşoğlu tarafından kaleme alınan Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu Eski Yeni Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Varoluşçu Teoloji ve İnsan Özgu rlu ğu Halis Çavuşoğlu Kitap Özeti Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir Yayınevi Eski Yeni Yayınları Yazar Halis Çavuşoğlu Sayfa 280 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786256781771 Kategori Araştıma İnceleme Referans Felsefi Akımlar

Nobel Kitap
308,00

Eski Yeni Yayınları

2024280 sf.
Nobel Kitap

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan

D&R
315,00

Eskiyeni Yayınları

20241. baskı280 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgu r iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya du nyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval u zere kendi özu nu kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik seru veninde ve teorik söylemlerinde özgu r olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden du şu nme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu u ç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönu nu Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönu ne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönu nu yeniden du şu nmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik seru venini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgu r bir varlık olduğunu ve bu özgu rlu ğu n sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgu rlu ğu çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgu rlu ğu n insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgu rlu ğu sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgu rlu ğe sahip olduğunu du şu nmektedir Tanıtım Bülteninden

Pandora

Eski Yeni Yayınları

2024280 sf.
Pandora

Varoluşçuluk insanın varoluşunun anlamını ve amacını kendi seçimleriyle özgür iradesiyle kararlarıyla ve eylemleriyle belirlediği felsefi bir akım olarak karşımıza çıkmaktadır Bu akıma göre insan önce var olur veya dünyaya gönderilir sonra kendi belirlediği ve istediği minval üzere kendi özünü kim olduğunu ve ne yapmak istediğini belirlemektedir Ayrıca varoluşçu felsefe insanın bu pratik eylemlerinde teolojik inançlarında ontolojik serüveninde ve teorik söylemlerinde özgür olduğunu ifade etmesinin yanı sıra insanın sorumlu bir varlık olduğunu da vurgulamaktadır Varoluşçu teoloji insanın varoluşunun anlamını ve amacını Tanrı ile ilişkisi bağlamında ele alan ve bu konuyu teolojik açıdan yeniden düşünme ve tanımlama imkânı sunan bir teolojik anlayıştır Varoluşçuluk varlığın ontolojik pozisyonlarını kendi seçimleriyle ve eylemleriyle oluşturduğunu savunurken teoloji Tanrı nın varlığını ve insanla olan ilişkisini konu alan bir disiplindir Felsefe ise bunlardan farklı olarak varlık ve bilginin temellerini araştıran bir disiplin olarak kendisini daha çok göstermektedir Varoluşçu teoloji bu üç disiplinin kesişim ve birleşim noktalarını bir araya getirerek insanın varoluşunun anlamını ve amacının ontolojik yönünü Tanrı ile ilişkisi bağlamında yeniden değerlendirmeye çalışmaktadır Bunun yanı sıra varoluşçu teoloji ontolojinin metafizik yönüne de katkıda bulunduğundan dolayı ontolojinin metafizik yönünü yeniden düşünmemize yardımcı olmaktadır Bunlardan farklı olarak teist varoluşçu filozoflar varoluşun bir anlamı ve amacı olduğunu bu anlamı ve amacın Tanrı da bulunduğunu savunurlar Teist olmayanlar ise varoluşun bir anlamı ve amacı olmadığını insanın kendi anlamını ve amacını yaratması gerektiğini savunur Varoluşçu teoloji bu farklı yorumları bir araya getirerek filozof ve teologlara insan hayatını varlığın ontolojik serüvenini dini inançların teolojik yorumlarını ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden ortaya koymaya çalışan bireyler için önemli bir perspektif sunmaktadır Varoluşçu teoloji insanın özgür bir varlık olduğunu ve bu özgürlüğün sayesinde kendi varoluşunun anlamını ve amacını seçebileceğini savunur Varoluşçu teologlar özgürlüğü çeşitli şekillerde yorumlamışlardır ancak ortak noktaları özgürlüğün insanın varoluşunun ayrılmaz bir parçası olması ve insanın sorumluluğuyla birlikte ele alınması gerektiğidir Örneğin Kierkegaard Tanrı ya teslimiyet neticesinde emre itaat olarak görmekte Jaspers Tanrı ile insan arasındaki iletişim bağı olarak yorumlamakta Marcel Ben ve Kutsal Sen arasındaki ilişki ile ortaya çıkan bir bağlanma durumu olarak açıklamakta ve Tillich ise özgürlüğü sembolik teoloji ve sınırlılık durumu bağlamında insanın sınırlı bir özgürlüğe sahip olduğunu düşünmektedir