Ve Mektuplara Gazel Düştü — Mehmet Akif İkbal

Ve Mektuplara Gazel Düştü
Mehmet Akif İkbal3T Yayınları
Ve Mektuplara Gazel Düştü
Mehmet Akif İkbalHer insan şairin şiir Dünyası içinde sınırlarını belirler hayalini kurar Hiçbir Şair mutlu hayallerin sınırlarını keşfetmedi ya da bilinmeyen herhangi mutluluk gezegenine Yelken açmadan ya da insanın kalbi için yeni bir aşk tarif etme diler var olanın üzerine yorumlar yaparak şiirler yazdılar Kimsenin Söylemediği fakat şairin söylerken kınamayı göze aldığı şiirler Kalbimizin kılavuzu olmadığını sandık Fakat her Şair kalbin duygusuna gebe kalmadığı için şairler geçmişi bizden uzaklaştırıp geleceğe ne bir Leyla ile Mecnun hikayesine benzer Aşk öyküleri oluşmadığı için şiirden uzaklaştık şiire konu olacak cananı bütün sırları ifşa olduğu için şairler nasıl gizli olmayanı ifşa etsin ki sevgilinin zülfünü görmek için kör olmayı göze alsın ki Bizler geçmişe nazaran Şiir Okyanusu nun kıyılarında oyalanıyoruz Dolayısıyla okyanustaki Hayatın canlılığından bir haberdarız Oysa Bizden önceki şairler okyanusun dibindeki İnci Mercan gibidirler hala şiirlerini bizleri etkisi altına almaktadırlar Bu yüzden şairler denizin dibindeki İnci mercanların varlığını şiirlerinde bize anlattıkları için sırlı olanı bizi öğretmeye gayret ettiler Bu yüzyılın şairleri ise bizi okyanusun dibindeki inci mercandan haberdar etmiyorlar Bizi Okyanus dünyasına götürmek yerine elimizden tutup kuyumcu vitrinini seyretmeye götürüyorlar Burada İnci Mercan ın değeri bilinmez ki sadece ederi öğrenilir şairler şiirleriyle okyanusun dibindeki hayatı ifşa ettikleri oranda geçmişteki bilgi ile geleceğe yelken açarız Bu yüzyılın şairleri Bahtsız Bedevi gibi Leyla nın Aslı nın Şirin in özelliklerine benzer şiir yazamamalarının sebebi çağımızın Leyla ve Aslı şiirleri iffet elbisesinden yoksun olmalarından dolayı hiçbir şair yârin Zülfü sü göreyim de al canımı Ya Rab diye şiirler yazamıyorlar Bugünkü şairler ancak kuyumcu dükkanını sitayişini anlatabilirler Bu şiirler bir kişi için yazılmış bir olana kavuşmak için

3T YAYINLARI
Her insan şairin şiir dünyası içinde sınırlarını belirler hayalini kurar Hiçbir şair mutlu hayallerin sınırlarını keşfetmedi Ya da bilinmeyen herhangi bir mutluluk gezegenine yelken açmadan ya da insanın kalbi için yeni bir aşk tarif etmediler Varolanın üzerine yorumlar yaparak şiirler yazdılar Kimsenin söylemediği fakat şairin söylerken kınamayı göze aldığı şiirler kalbimizin kılavuzu olmuyor sandık Fakat her şair kalbin duygusuna gebe kalmadığı için ve şairler geçmişi bizden uzaklaştırıp geleceğe Leyla ile Mecnun benzeri aşk öyküleri bırakmadığı için şiirden uzaklaştık Şiire konu olacak cananın bütün sırları ifşa olunca şairler nasıl gizli olmayanı ifşa etsin ki Sevgilinin zülfünü görmek için kör olmayı göze alsın ki Bizler geçmişe nazaran şiir okyanusunun kıyılarında oyalanıyoruz Dolayısıyla okyanustaki hayatın canlılığından dahi haberdar değiliz Oysa bizden önceki şairler okyanusun dibindeki inci ve mercan gibiydiler Hala şiirleri bizleri etkisi altına almaktadır Bu yüzden şairler denizin dibindeki inci mercanların varlığını anlattıklarından sırlı olanı bizi öğretmeye gayret ettiler Bu yüzyılın şairleri ise bizi okyanusun dibindeki inci mercandan haberdar etmiyorlar Bizi okyanus dünyasına götürmek yerine elimizden tutup kuyumcu vitrinini seyretmeye götürüyorlar Burada inci mercanın değeri bilinmez ki sadece ederi öğrenilir Şairler şiirleriyle okyanusun dibindeki hayatı ifşa ettikleri oranda geçmişteki bilgi ile geleceğe yelken açarız Bu yüzyılın şairleri Bahtsız bedevi gibi Leyla nın Aslı nın Şirin in özelliklerine benzer şiir yazamamalarının sebebi çağımızın Leyla ve Aslı şiirlerinin iffet elbisesinden yoksun olması nedeniyle hiçbir şair Yârin zülfünü göreyim de al canımı Ya Rab diye şiirler yazamıyorlar Bugünkü şairler ancak kuyumcu dükkanının sitayişini anlatabilirler Bu şiirler bir kişi için yazılmış bir olana kavuşmak için