Veda Caddesi 3 Hecr — Sümeyye Demirkan

Veda Caddesi 3 Hecr
Sümeyye DemirkanEphesus
Veda Caddesi 3 Hecr
Sümeyye DemirkanVeda Caddesi 1 Cevf Veda Caddesi 2 Fecr Veda Caddesi 3 Hecr Veda Caddesi 4 Dehr Veda Caddesi 5 Vade

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer belirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için derin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü burası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir cad denin başına itti ve bileklerinden başlayıp kal binin orta yerine kadar o caddenin kaldırımla rına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrul muş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer be lirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyor du Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için de rin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü bu rası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir cad denin başına itti ve bileklerinden başlayıp kal binin orta yerine kadar o caddenin kaldırımla rına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrul muş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer be lirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyor du Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için de rin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü bu rası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer be lirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için de rin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü bu rası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Tanıtım Bülteninden

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer belirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için derin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü burası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

çev. Ece Uyar
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Yazar Sümeyye Demirkan Sayfa Sayısı 496 Çeviri Ece Uyar Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2021 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikâyesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Yayınevi Ephesus Yayınları Yazar Sümeyye Demirkan Sayfa 496 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Şubat 2020 Barkod 9786057583987 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer belirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için derin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü burası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım Tanıtım Bülteninden

EPHESUS YAYINLARI
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Yayınevi EPHESUS YAYINLARI Yazar SÜMEYYE DEMİRKAN Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 460 SAYFA Yıl 2020

EPHESUS YAYINLARI
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir cad denin başına itti ve bileklerinden başlayıp kal binin orta yerine kadar o caddenin kaldırımla rına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrul muş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer be lirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyor du Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için de rin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü bu rası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar Yayınevi EPHESUS YAYINLARI Yazar SÜMEYYE DEMİRKAN Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 460 SAYFA Yıl 2019

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

EPHESUS YAYINLARI
Veda Caddesi Hecr Kitap Açıklaması Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım Yayınevi EPHESUS YAYINLARI Yazar SÜMEYYE DEMİRKAN Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 460 SAYFA Yıl 2020

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikâyesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer belirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için derin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü burası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar Ürün Adı Veda Caddesi CevfÜrün Kodu 9786057583727Yazar Sümeyye DemirkanBasım Yılı 2019Kapak Türü Karton KapakSayfa Sayısı 464Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Çevirmen

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikâyesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Ürün Adı Veda Caddesi FecrÜrün Kodu 9786057583987Yazar Sümeyye DemirkanBasım Yılı 2020Kapak Türü Karton KapakSayfa Sayısı 496Kağıt Cinsi Kitap KağıdıÇevirmen

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım Ürün Adı Veda Caddesi 3 HecrÜrün Kodu 9786257077545Yazar Sümeyye DemirkanBasım Yılı 2020Kapak Türü Karton KapakSayfa Sayısı 528Kağıt Cinsi Kitap KağıdıÇevirmen

Ephesus Yayınları
Veda Caddesi 4 Dehr Kitap Açıklaması Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Tanıtım Bülteninden Kitap Adı Veda Caddesi 4 Dehr Yazar Sümeyye Demirkan Yayınevi Ephesus Yayınları Hamur Tipi 2 Hamur Sayfa Sayısı 496 Ebat 13 5 x 21 İlk Baskı Yılı 2021 Baskı Sayısı 1 Basım Dil Türkçe Barkod 9786257077903

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus Yayınları
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Tanıtım Bülteninden

EPHESUS YAYINLARI
Veda Caddesi 4 Dehr Kitap Açıklaması Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum Yayınevi EPHESUS YAYINLARI Yazar SÜMEYYE DEMİRKAN Sayfa Sayısı 491 SAYFA Yıl 2021

EPHESUS YAYINLARI
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikayesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an Yayınevi EPHESUS YAYINLARI Yazar SÜMEYYE DEMİRKAN Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 460 SAYFA Yıl 2020

Ephesus Yayınları
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp vüşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ephesus Yayınları
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ephesus
Yeni bir hayat başlıyor her gün yeniden ölebilmek için Adımları onu daha önce hiç bilmediği bir caddenin başına itti ve bileklerinden başlayıp kalbinin orta yerine kadar o caddenin kaldırımlarına kelepçelendi İlk endişe bedenine ilk acı kalbinin rahmine düştü Sancılardan yoğrulmuş ruhu böylesi bir ateşe ilk kez tanıklık etti Yer ve gök yer değiştirdi güneş söndü rüzgâr delicesine esti ve adımlarının altındaki zemin kayarak onu bambaşka bir dünyaya hapsetti Her şey bu karanlık gecenin çıkmaz sokağında meydana geldi Göğün göğsünde bir kamer belirdi onun körleşmiş yüreğine sanki bir pusula gibi ışık oldu yön oldu can oldu Adımları hızlandı elini tökezleyen kalbinin üzerine koydu Orası evet tam da orası acıyordu Yıllardır kalbinin değişmeyen orayı yuva diye öğreten duygusuna yenilmemek için derin bir nefes aldı Bu seferki kuvvetli şiddetli ve öfkeliydi Bir kere düştün yoluma öylece gidemezsin Hayat seni bıraktı avuçlarıma tutmazsan düşersin Yaşanacak çok şey var Çünkü burası Veda Caddesi çünkü burada her veda bir merhabayla başlar

Ephesus
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikâyesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus
Kapatın ışıkları gökyüzündeki yıldızlara ihanettir bu aydınlık Ait olduğu yerdeydi Buradaydı Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti Aymira Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı Kamer Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu Bu artık geri dönülmez bir yoldu Artık ikisi için de düşmek yoktu Acılar Sanrılar Sonu gelmeyen ağlamalar Can yakan kayıplar Hepsi onlar içindi hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi birbirlerine tutunma hikâyesiydi Bu artık bir savaşın savaşın var ettiği aşkın sesleriydi Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi Yan yanaysak savaşabiliriz yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan işte orada olacağım tüm vakitlerine inat seninle başka bir fecri karşıladığım an

Ephesus
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus
Bir devrin başı ve sonuyduk önce var olduk sonra kaybolduk Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi Yanlış cümleler kurdular eksik satırlar anlattılar yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi Onlar da durmadılar Yazdılar da yazdılar Aymira ve Kamer Biri gece ise biri aydı Ay geceye doğdu gece ayı ruhuyla doyurdu Sonra tüm kitaplar onları yazdı Karşılıklı kalpler kırıldı sözler verildi yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi Ta ki o an yaşanana kadar Kamer içine gömdüğü sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı Tutamadı da Günü geldi o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı Rüzgâr esti fırtına peşinden geldi Kitaplar savrulmaya başladı sayfalar ise kopmaya Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl güzel kokunu üzerime kefen yapayım

Ephesus
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum

Ephesus
Karanlıkta kaldık çünkü ay bizim için parlamıyor Geçmişin hatalarıyla yüzleşen kalpler evlerinden kaçıp sokağa koştular Açıldı sandıklar saçıldı kâğıtlar Herkes payına düşen kadar acıdı ve ağladı İmza diye düştü yanaklardan bileklere gözyaşları çünkü çok sevenler yazdı bu satırları Aymira ve Kamer en soğuk gecelerin en çaresiz ve kimsesiz anların iki kahramanıydı İkisi de yaşıyordu fakat birinin mezarı birinin de son nefesi hazırda bekliyordu Çünkü biri gitti biri kaldı İkisi de sevdi ikisi de sevildi Oysa bu kimsenin kazanamayacağı ve sonunda iki kaybedenin olacağı bir savaştı Sona geldiklerini sandıklarında aslında en başında olduklarını anladılar Bir kum saatinin içinde kaldılar ve onlar istedikçe zaman aktı kum taneleri birbirine karıştı Onca şeyi aşan bu iki kalp bunu da aşacaktı Şimdi çıkıp gelsem gözlerin kapıyı gösterir diye çekiniyorum Dışarıda kalıp üşüyeceğimden değil sensiz kalıp yalnız öleceğimden korkuyorum