MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Veliler ve Deliler — Enfi Hasan Hulüs Halveti

Veliler ve Deliler
325,00
GenelAraştırma İncelemeİslam Tarihi

Veliler ve Deliler

Enfi Hasan Hulüs Halveti

H Yayınları

2014
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Veliler ve Deliler

Enfi Hasan Hulüs Halveti

Tezkiretü l Müteahhirîn Velîler ve Deliler 1723 senesinde büyük bestekâr ve mutasavvıf Enderûnî Burnaz Enfî Hasan Ağa tarafından kaleme alınmıştır Bu eser umumiyetle XVI XVIII asırlarda İstanbul da kısmen de Bursa Edirne ve sair Balkan şehirlerinde yaşayan bazı erenler ve Hak meczûplarıyla ilgilidir Kitabın müellifi Enfî Burnaz Hasan Ağa Hasan Hulûs Çelebî dır Aslen Moralı bir ailenin çocuğu olarak tahminen 1660 yılından sonraki bir tarihte İstanbul da Tophâne de dünyaya gelmiştir Enderûn da Kiler de hânendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Halvetî Şabânî Şeyhi Nasûhî Efendiye bağlanmış ve seyr ü sülûk çıkarmıştır Enderûn İç Ağalarından olduğu için Hasan Ağa lakabıyla şöhret bulmuştur Tezkire de kendisinden sık sık Bu fakîr Dervîş Hasan Hulûs şeklinde bahsetmektedir Üsküdarlı Ahmed Kerâmeddîn Efendi ö 1934 İstanbul ve Hüseyin Vassâf Bey e ö 1929 İstanbul söylediğine göre mutasavvıf şair Şeyh Senâyî Hasan Efendi Enfî Hasan Ağa nın oğludur Gerçi Hasan Ağa eserinde eşinden ve çocuklarından hiç bahsetmemektedir fakat kendisi Enderûn da görevli olup da evlenen nadir kişilerden birisi olsa gerektir Senâyî bizim kanaatimize göre de Enfî Hasan Ağa nın oğludur Senâyî nin babası gibi bir yandan öğrenim gördüğü diğer taraftan Üsküdarlı Nasûhî Efendi ö 1717 ye bağlanıp seyr ü sülûk çıkardığı ve hilâfete kadar yükseldiği anlaşılmaktadır Senâyî Divân ı İlâhiyât ı olan mutasavvıf bir şair ve şeyhi Nasûhî Efendinin menâkıbını toplayan kişi olarak tanınmıştır Hayatıyla ilgili şimdilik çok az bilgimiz vardır Enfî Hasan Ağa 1 Ağustos 1724 tarihinde vefat etmiştir Mezarı Edirnekapısı dışındaki kabristanda olup yeri belli değildir Eserin yazarı Enfî Hasan Ağa bir müzisyen ve şair olarak tanınıyorsa da tezkire yazarı bir mutasavvıf olarak bilinmemekteydi Elinizdeki eserle yazarın araştırmacı kimliği ve bilinmeyen bir eseri de ortaya çıkmış oldu Diğer taraftan Tezkire de gerek yazarla ve gerekse devrin sûfileriyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni bilgiler Türk tasavvuf tarihi araştırmalarında pek çok bilgiyi tamamlayacak niteliktedir Tezkire nin ikisi eksik üç nüshasında toplam olarak elli altı şahsın hâl tercümesi kaydedilmiştir Kitabın bazı bölümlerindeki bu madde şu tarihte yazılmıştır şeklindeki ifadelerden anlaşıldığına göre Tezkire Hasan Ağa tarafından önce maddeler hâlinde yazılmış ve tahminimize göre tezkire tamamlanamamıştır Zira eserin son maddesi yarım kaldığı gibi bazı maddelerde Merhûm Hasan Hulûs der ki denilerek müstensih tarafından ilavelerde bulunulmuştur Bu ilavelerin Hasan Ağa yı çok iyi tanıyan biri tarafından yapıldığı açıktır Bu kişi de büyük bir ihtimalle oğlu Şeyh Senâyî Hasan Efendidir Bu tahmin gelişigüzel bir tahmin değildir Zira Tezkire deki Doğanî Hacı Baba maddesiyle oğlu Senâyi nin yazdığı Menâkıbnâme i Nasûhî deki Doğanî Hacı Baba maddesi aynıdır Bu durumda Senâyî Menakıpnâme sindeki bazı bilgileri babasından almış yine bazı bilgilerini de babasının eserine ilave etmiş olmalıdır Hasan Hulûs Ağa eserinde bir şey daha yapmıştır kendi döneminde veya kısa bir zaman önce yaşayan bazı mutasavvıflarla doğrudan görüşemediyse yahut haklarında bilgi toplayamadıysa bunları tanıyan kişilerin yazdıklarından veya söylediklerinden hareketle bu şahıslarla ilgili bilgileri tamamlamıştır Yâ İmâm Hâfız Ahmed Efendi Bülbülzâde Abdülkerîm Efendi Hamza Efendi gibi maddeler bunlara örnektir Eserin adı her ne kadar Tezkiretü l Müteahhirîn olsa da bu isim günümüzde eserin muhtevasını tanımlamaktan uzaktır Bu sebeple Tezkire yi onu daha iyi tanımlayan Xvı Xvııı Asırlarda Yaşayan Velîler ve Deliler şeklinde ikinci bir başlıkla yayınlamayı uygun gördük Eser yayına hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmiştir Verilen Hicrî tarihlerin karşılıkları olan Milâdî tarihler tespit edilerek eklenmiştir Atıf vavları kalıplaşmış ifadelerin dışındakilerde anlaşılması için genellikle ve şeklinde alınmıştır Eski Türkiye Türkçesinden gelen ve bu eserde de görülen mesela eller

Şehadet Kitap
330,00

H Yayınları

2024228 sf.
Şehadet Kitap

Tezkiretü l Müteahhirîn Velîler ve Deliler 1723 senesinde büyük bestekâr ve mutasavvıf Enderûnî Burnaz Enfî Hasan Ağa tarafından kaleme alınmıştır Bu eser umumiyetle XVI XVIII asırlarda İstanbul da kısmen de Bursa Edirne ve sair Balkan şehirlerinde yaşayan bazı erenler ve Hak meczûplarıyla ilgilidir Kitabın müellifi Enfî Burnaz Hasan Ağa Hasan Hulûs Çelebî dır Aslen Moralı bir ailenin çocuğu olarak tahminen 1660 yılından sonraki bir tarihte İstanbul da Tophâne de dünyaya gelmiştir Enderûn da Kiler de hânendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Halvetî Şabânî Şeyhi Nasûhî Efendiye bağlanmış ve seyr ü sülûk çıkarmıştır Enderûn İç Ağalarından olduğu için Hasan Ağa lakabıyla şöhret bulmuştur Tezkire de kendisinden sık sık Bu fakîr Dervîş Hasan Hulûs şeklinde bahsetmektedir Üsküdarlı Ahmed Kerâmeddîn Efendi ö 1934 İstanbul ve Hüseyin Vassâf Bey e ö 1929 İstanbul söylediğine göre mutasavvıf şair Şeyh Senâyî Hasan Efendi Enfî Hasan Ağa nın oğludur Gerçi Hasan Ağa eserinde eşinden ve çocuklarından hiç bahsetmemektedir fakat kendisi Enderûn da görevli olup da evlenen nadir kişilerden birisi olsa gerektir Senâyî bizim kanaatimize göre de Enfî Hasan Ağa nın oğludur Senâyî nin babası gibi bir yandan öğrenim gördüğü diğer taraftan Üsküdarlı Nasûhî Efendi ö 1717 ye bağlanıp seyr ü sülûk çıkardığı ve hilâfete kadar yükseldiği anlaşılmaktadır Senâyî Divân ı İlâhiyât ı olan mutasavvıf bir şair ve şeyhi Nasûhî Efendinin menâkıbını toplayan kişi olarak tanınmıştır Hayatıyla ilgili şimdilik çok az bilgimiz vardır Enfî Hasan Ağa 1 Ağustos 1724 tarihinde vefat etmiştir Mezarı Edirnekapısı dışındaki kabristanda olup yeri belli değildir Eserin yazarı Enfî Hasan Ağa bir müzisyen ve şair olarak tanınıyorsa da tezkire yazarı bir mutasavvıf olarak bilinmemekteydi Elinizdeki eserle yazarın araştırmacı kimliği ve bilinmeyen bir eseri de ortaya çıkmış oldu Diğer taraftan Tezkire de gerek yazarla ve gerekse devrin sûfileriyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni bilgiler Türk tasavvuf tarihi araştırmalarında pek çok bilgiyi tamamlayacak niteliktedir Tezkire nin ikisi eksik üç nüshasında toplam olarak elli altı şahsın hâl tercümesi kaydedilmiştir Kitabın bazı bölümlerindeki bu madde şu tarihte yazılmıştır şeklindeki ifadelerden anlaşıldığına göre Tezkire Hasan Ağa tarafından önce maddeler hâlinde yazılmış ve tahminimize göre tezkire tamamlanamamıştır Zira eserin son maddesi yarım kaldığı gibi bazı maddelerde Merhûm Hasan Hulûs der ki denilerek müstensih tarafından ilavelerde bulunulmuştur Bu ilavelerin Hasan Ağa yı çok iyi tanıyan biri tarafından yapıldığı açıktır Bu kişi de büyük bir ihtimalle oğlu Şeyh Senâyî Hasan Efendidir Bu tahmin gelişigüzel bir tahmin değildir Zira Tezkire deki Doğanî Hacı Baba maddesiyle oğlu Senâyi nin yazdığı Menâkıbnâme i Nasûhî deki Doğanî Hacı Baba maddesi aynıdır Bu durumda Senâyî Menakıpnâme sindeki bazı bilgileri babasından almış yine bazı bilgilerini de babasının eserine ilave etmiş olmalıdır Hasan Hulûs Ağa eserinde bir şey daha yapmıştır kendi döneminde veya kısa bir zaman önce yaşayan bazı mutasavvıflarla doğrudan görüşemediyse yahut haklarında bilgi toplayamadıysa bunları tanıyan kişilerin yazdıklarından veya söylediklerinden hareketle bu şahıslarla ilgili bilgileri tamamlamıştır Yâ İmâm Hâfız Ahmed Efendi Bülbülzâde Abdülkerîm Efendi Hamza Efendi gibi maddeler bunlara örnektir Eserin adı her ne kadar Tezkiretü l Müteahhirîn olsa da bu isim günümüzde eserin muhtevasını tanımlamaktan uzaktır Bu sebeple Tezkire yi onu daha iyi tanımlayan Xvı Xvııı Asırlarda Yaşayan Velîler ve Deliler şeklinde ikinci bir başlıkla yayınlamayı uygun gördük Eser yayına hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmiştir Verilen Hicrî tarihlerin karşılıkları olan Milâdî tarihler tespit edilerek eklenmiştir Atıf vavları kalıplaşmış ifadelerin dışındakilerde anlaşılması için genellikle ve şeklinde alınmıştır Eski Türkiye Türkçesinden gelen ve bu eserde de görüle

Nobel Kitap
400,00

H Yayınları

2024172 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Velîler ve Deliler Tezkiretü l Müteahhirîn 18 asrın ilk yarısında İstanbul da yaşayan ve Enderun terbiyesinden geçen meşhur bestekar ve haanende Enfi Hasan Ağa ö 1724 tarafından kaleme alınmıştır Enderun da hanendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Mehmed Nasuhî Efendi ye bey at ederek süluk çıkaran müellif kültür tarihimizde daha ziyade bestekarlığıyla tanınmıştır Elinizdeki Tezkiretü l Müteahhirîn adlı eserinden anlaşılacağı üzere Enfî nin aynı zamanda eli kalem tutan arif ve alim bir zat olduğu anlaşılmıştır Veliler ve Deliler adıyla günümüz alfabesine aktarılan eser Anadolu Halvetiliği için fevkalade önemli olan Hulvî nin Lemezat ının Muhammed Nazmi nin Hediyye sinin ve Tosyalı Ali Efendi nin Tuhfetü l Mücahidin adlı eserlerinin zeyli niteliğindedir Bu eser 16 18 asırlarda İstanbul da özellikle de Üsküdar da yaşayan erenleri anlatmaktadır Eserde Hasan Ağa döneminin folklorunu sosyal ve siyasî olaylarını tasavvufi hayatını sûfilerin ve meczûpların özelliklerini Enderûn un işleyişini renkli bir dille tasvîr eder Velîler ve Deliler de elli altı şahsın biyografisi kaydedilmiştir Bu kişilerin başında müellifin şeyhi Nasuhi çok sevdiği Niyâzî i Mısri ve Cihangiri Hasan Efendi ve Arap dünyasında Halvetiliğin yayılmasına vesile olan Doğani Mustafa Baba gelmektedir Hasan Ağa elinde sürekli kağıt ve kalemle dolaşan merak ettiği konu ve kişileri bizzat yerinde görmek ve tanımak isteyen görüştüğü kişilerle nasıl konuşacağını onlara neleri soracağını bilen kendisini çok iyi yetiştirmiş bir edip ve şair güçlü bir bestekar dikkatli ve mütecessis bir ilim erbâbı bir bürokrat ve her şeyden önce gönül ehli bir âriftir Onun bu özellikleri yirmi seneden fazla bir zaman içinde gördüğü tanıdığı duyduğu meczup ve sufilerin hâl tercümelerini hâtıralarını tasavvufî anlamda tefekkür ürünü olan ince ve derinlikli sözlerini derlediği eserine de yansımıştır Elinizdeki eser yazıldığı dönem İstanbul unun bir fotoğrafı olması açısından da değerlidir

Ucuz Kitap Al
400,00

H Yayınları

Eylül 2024172 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Enfi Hasan Hulüs Halveti tarafından kaleme alınan Veliler ve Deliler H Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Veliler ve Deliler Enfi Hasan Hulüs Halveti Kitap Özeti Velîler ve Deliler Tezkiretül Müteahhirîn 18 asrın ilk yarısında İstanbulda yaşayan ve Enderun terbiyesinden geçen meşhur bestekar ve haanende Enfi Hasan Ağa ö 1724 tarafından kaleme alınmıştır Enderunda hanendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Mehmed Nasuhî Efendi ye bey at ederek süluk çıkaran müellif kültür tarihimizde daha ziyade bestekarlığıyla tanınmıştır Elinizdeki Tezkiretül Müteahhirîn adlı eserinden anlaşılacağı üzere Enfî nin aynı zamanda eli kalem tutan arif ve alim bir zat olduğu anlaşılmıştır Veliler ve Deliler adıyla günümüz alfabesine aktarılan eser Anadolu Halvetiliği için fevkalade önemli olan Hulvî nin Lemezat ının Muhammed Nazmi nin Hediyye sinin ve Tosyalı Ali Efendi nin Tuhfetü l Mücahidin adlı eserlerinin zeyli niteliğindedir Bu eser 16 18 asırlarda İstanbulda özellikle de Üsküdarda yaşayan erenleri anlatmaktadır Eserde Hasan Ağa döneminin folklorunu sosyal ve siyasî olaylarını tasavvufi hayatını sûfilerin ve meczûpların özelliklerini Enderûn un işleyişini renkli bir dille tasvîr eder Velîler ve Deliler de elli altı şahsın biyografisi kaydedilmiştir Bu kişilerin başında müellifin şeyhi Nasuhi çok sevdiği Niyâzî i Mısri ve Cihangiri Hasan Efendi ve Arap dünyasında Halvetiliğin yayılmasına vesile olan Doğani Mustafa Baba gelmektedir Hasan Ağa elinde sürekli kağıt ve kalemle dolaşan merak ettiği konu ve kişileri bizzat yerinde görmek ve tanımak isteyen görüştüğü kişilerle nasıl konuşacağını onlara neleri soracağını bilen kendisini çok iyi yetiştirmiş bir edip ve şair güçlü bir bestekar dikkatli ve mütecessis bir ilim erbâbı bir bürokrat ve her şeyden önce gönül ehli bir âriftir Onun bu özellikleri yirmi seneden fazla bir zaman içinde gördüğü tanıdığı duyduğu meczup ve sufilerin hâl tercümelerini hâtıralarını tasavvufî anlamda tefekkür ürünü olan ince ve derinlikli sözlerini derlediği eserine de yansımıştır Elinizdeki eser yazıldığı dönem İstanbulunun bir fotoğrafı olması açısından da değerlidir Yayınevi H Yayınları Yazar Enfi Hasan Hulüs Halveti Sayfa 172 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2024 Barkod 9786054042593 Kategori Araştırma İnceleme

Pandora
425,00

H Yayınları

2014172 sf.
Pandora

Tezkiretü l Müteahhirîn Velîler ve Deliler 1723 senesinde büyük bestekâr ve mutasavvıf Enderûnî Burnaz Enfî Hasan Ağa tarafından kaleme alınmıştır Bu eser umumiyetle XVI XVIII asırlarda İstanbul da kısmen de Bursa Edirne ve sair Balkan şehirlerinde yaşayan bazı erenler ve Hak meczûplarıyla ilgilidir Kitabın müellifi Enfî Burnaz Hasan Ağa Hasan Hulûs Çelebî dır Aslen Moralı bir ailenin çocuğu olarak tahminen 1660 yılından sonraki bir tarihte İstanbul da Tophâne de dünyaya gelmiştir Enderûn da Kiler de hânendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Halvetî Şabânî Şeyhi Nasûhî Efendiye bağlanmış ve seyr ü sülûk çıkarmıştır Enderûn İç Ağalarından olduğu için Hasan Ağa lakabıyla şöhret bulmuştur Tezkire de kendisinden sık sık Bu fakîr Dervîş Hasan Hulûs şeklinde bahsetmektedir Üsküdarlı Ahmed Kerâmeddîn Efendi ö 1934 İstanbul ve Hüseyin Vassâf Bey e ö 1929 İstanbul söylediğine göre mutasavvıf şair Şeyh Senâyî Hasan Efendi Enfî Hasan Ağa nın oğludur Gerçi Hasan Ağa eserinde eşinden ve çocuklarından hiç bahsetmemektedir fakat kendisi Enderûn da görevli olup da evlenen nadir kişilerden birisi olsa gerektir Senâyî bizim kanaatimize göre de Enfî Hasan Ağa nın oğludur Senâyî nin babası gibi bir yandan öğrenim gördüğü diğer taraftan Üsküdarlı Nasûhî Efendi ö 1717 ye bağlanıp seyr ü sülûk çıkardığı ve hilâfete kadar yükseldiği anlaşılmaktadır Senâyî Divân ı İlâhiyât ı olan mutasavvıf bir şair ve şeyhi Nasûhî Efendinin menâkıbını toplayan kişi olarak tanınmıştır Hayatıyla ilgili şimdilik çok az bilgimiz vardır Enfî Hasan Ağa 1 Ağustos 1724 tarihinde vefat etmiştir Mezarı Edirnekapısı dışındaki kabristanda olup yeri belli değildir Eserin yazarı Enfî Hasan Ağa bir müzisyen ve şair olarak tanınıyorsa da tezkire yazarı bir mutasavvıf olarak bilinmemekteydi Elinizdeki eserle yazarın araştırmacı kimliği ve bilinmeyen bir eseri de ortaya çıkmış oldu Diğer taraftan Tezkire de gerek yazarla ve gerekse devrin sûfileriyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni bilgiler Türk tasavvuf tarihi araştırmalarında pek çok bilgiyi tamamlayacak niteliktedir Tezkire nin ikisi eksik üç nüshasında toplam olarak elli altı şahsın hâl tercümesi kaydedilmiştir Kitabın bazı bölümlerindeki bu madde şu tarihte yazılmıştır şeklindeki ifadelerden anlaşıldığına göre Tezkire Hasan Ağa tarafından önce maddeler hâlinde yazılmış ve tahminimize göre tezkire tamamlanamamıştır Zira eserin son maddesi yarım kaldığı gibi bazı maddelerde Merhûm Hasan Hulûs der ki denilerek müstensih tarafından ilavelerde bulunulmuştur Bu ilavelerin Hasan Ağa yı çok iyi tanıyan biri tarafından yapıldığı açıktır Bu kişi de büyük bir ihtimalle oğlu Şeyh Senâyî Hasan Efendidir Bu tahmin gelişigüzel bir tahmin değildir Zira Tezkire deki Doğanî Hacı Baba maddesiyle oğlu Senâyi nin yazdığı Menâkıbnâme i Nasûhî deki Doğanî Hacı Baba maddesi aynıdır Bu durumda Senâyî Menakıpnâme sindeki bazı bilgileri babasından almış yine bazı bilgilerini de babasının eserine ilave etmiş olmalıdır Hasan Hulûs Ağa eserinde bir şey daha yapmıştır kendi döneminde veya kısa bir zaman önce yaşayan bazı mutasavvıflarla doğrudan görüşemediyse yahut haklarında bilgi toplayamadıysa bunları tanıyan kişilerin yazdıklarından veya söylediklerinden hareketle bu şahıslarla ilgili bilgileri tamamlamıştır Yâ İmâm Hâfız Ahmed Efendi Bülbülzâde Abdülkerîm Efendi Hamza Efendi gibi maddeler bunlara örnektir Eserin adı her ne kadar Tezkiretü l Müteahhirîn olsa da bu isim günümüzde eserin muhtevasını tanımlamaktan uzaktır Bu sebeple Tezkire yi onu daha iyi tanımlayan Xvı Xvııı Asırlarda Yaşayan Velîler ve Deliler şeklinde ikinci bir başlıkla yayınlamayı uygun gördük Eser yayına hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmiştir Verilen Hicrî tarihlerin karşılıkları olan Milâdî tarihler tespit edilerek eklenmiştir Atıf vavları kalıplaşmış ifadelerin dışındakilerde anlaşılması için genellikle ve şeklinde alınmıştır Eski Türkiye Türkçesinden gelen ve bu eserde de görülen mesela ellerin kelimesinde görüldüğü gibi akkuzatif n leri ni mesela ellerin kelimesi ellerini şeklinde alınmıştır Eserde geçen Arapça âyetler hadîsler ve kelâm ı kibâr nev inden ibârelerin çevirileri metin içinde parentezle verilmiştir Tezkiretü l Müteahhirîn akademisyenler arasında mutlaka yaygınlık kazanmasını gerekli gördüğümüz disiplinlerarası bir çalışma örneğidir Bu eser Türk Tasavvuf Edebiyatı sahasında çalışan Mustafa Tatcı ile Arap Dili ve Edebiyatı sahasında çalışan Musa Yıldız ın mesâisi sonucunda ortaya çıkmıştır Eserin metni müşterek okunmuş Arapça ibareler ve notlar Musa Yıldız tarafından çevrilip Türkçeye aktarılmış önsöz ve giriş bilgileri ise Mustafa Tatcı tarafından yazılmıştır Son olarak kültür tarihimizin bu önemli eserini neşreden H Yayınları yetkililerine teşekkürlerimizi sunarız Tanıtım Bülteninden

D&R
450,00

H Yayınları

2014
Türkçe
D&R

Tezkiretü l Müteahhirîn Velîler ve Deliler 1723 senesinde büyük bestekâr ve mutasavvıf Enderûnî Burnaz Enfî Hasan Ağa tarafından kaleme alınmıştır Bu eser umumiyetle XVI XVIII asırlarda İstanbul da kısmen de Bursa Edirne ve sair Balkan şehirlerinde yaşayan bazı erenler ve Hak meczûplarıyla ilgilidir Kitabın müellifi Enfî Burnaz Hasan Ağa Hasan Hulûs Çelebî dır Aslen Moralı bir ailenin çocuğu olarak tahminen 1660 yılından sonraki bir tarihte İstanbul da Tophâne de dünyaya gelmiştir Enderûn da Kiler de hânendebaşı olarak çalıştığı sıralarda Üsküdarlı Halvetî Şabânî Şeyhi Nasûhî Efendiye bağlanmış ve seyr ü sülûk çıkarmıştır Enderûn İç Ağalarından olduğu için Hasan Ağa lakabıyla şöhret bulmuştur Tezkire de kendisinden sık sık Bu fakîr Dervîş Hasan Hulûs şeklinde bahsetmektedir Üsküdarlı Ahmed Kerâmeddîn Efendi ö 1934 İstanbul ve Hüseyin Vassâf Bey e ö 1929 İstanbul söylediğine göre mutasavvıf şair Şeyh Senâyî Hasan Efendi Enfî Hasan Ağa nın oğludur Gerçi Hasan Ağa eserinde eşinden ve çocuklarından hiç bahsetmemektedir fakat kendisi Enderûn da görevli olup da evlenen nadir kişilerden birisi olsa gerektir Senâyî bizim kanaatimize göre de Enfî Hasan Ağa nın oğludur Senâyî nin babası gibi bir yandan öğrenim gördüğü diğer taraftan Üsküdarlı Nasûhî Efendi ö 1717 ye bağlanıp seyr ü sülûk çıkardığı ve hilâfete kadar yükseldiği anlaşılmaktadır Senâyî Divân ı İlâhiyât ı olan mutasavvıf bir şair ve şeyhi Nasûhî Efendinin menâkıbını toplayan kişi olarak tanınmıştır Hayatıyla ilgili şimdilik çok az bilgimiz vardır Enfî Hasan Ağa 1 Ağustos 1724 tarihinde vefat etmiştir Mezarı Edirnekapısı dışındaki kabristanda olup yeri belli değildir Eserin yazarı Enfî Hasan Ağa bir müzisyen ve şair olarak tanınıyorsa da tezkire yazarı bir mutasavvıf olarak bilinmemekteydi Elinizdeki eserle yazarın araştırmacı kimliği ve bilinmeyen bir eseri de ortaya çıkmış oldu Diğer taraftan Tezkire de gerek yazarla ve gerekse devrin sûfileriyle ilgili olarak ortaya çıkan yeni bilgiler Türk tasavvuf tarihi araştırmalarında pek çok bilgiyi tamamlayacak niteliktedir Tezkire nin ikisi eksik üç nüshasında toplam olarak elli altı şahsın hâl tercümesi kaydedilmiştir Kitabın bazı bölümlerindeki bu madde şu tarihte yazılmıştır şeklindeki ifadelerden anlaşıldığına göre Tezkire Hasan Ağa tarafından önce maddeler hâlinde yazılmış ve tahminimize göre tezkire tamamlanamamıştır Zira eserin son maddesi yarım kaldığı gibi bazı maddelerde Merhûm Hasan Hulûs der ki denilerek müstensih tarafından ilavelerde bulunulmuştur Bu ilavelerin Hasan Ağa yı çok iyi tanıyan biri tarafından yapıldığı açıktır Bu kişi de büyük bir ihtimalle oğlu Şeyh Senâyî Hasan Efendidir Bu tahmin gelişigüzel bir tahmin değildir Zira Tezkire deki Doğanî Hacı Baba maddesiyle oğlu Senâyi nin yazdığı Menâkıbnâme i Nasûhî deki Doğanî Hacı Baba maddesi aynıdır Bu durumda Senâyî Menakıpnâme sindeki bazı bilgileri babasından almış yine bazı bilgilerini de babasının eserine ilave etmiş olmalıdır Hasan Hulûs Ağa eserinde bir şey daha yapmıştır kendi döneminde veya kısa bir zaman önce yaşayan bazı mutasavvıflarla doğrudan görüşemediyse yahut haklarında bilgi toplayamadıysa bunları tanıyan kişilerin yazdıklarından veya söylediklerinden hareketle bu şahıslarla ilgili bilgileri tamamlamıştır Yâ İmâm Hâfız Ahmed Efendi Bülbülzâde Abdülkerîm Efendi Hamza Efendi gibi maddeler bunlara örnektir Eserin adı her ne kadar Tezkiretü l Müteahhirîn olsa da bu isim günümüzde eserin muhtevasını tanımlamaktan uzaktır Bu sebeple Tezkire yi onu daha iyi tanımlayan Xvı Xvııı Asırlarda Yaşayan Velîler ve Deliler şeklinde ikinci bir başlıkla yayınlamayı uygun gördük Eser yayına hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmiştir Verilen Hicrî tarihlerin karşılıkları olan Milâdî tarihler tespit edilerek eklenmiştir Atıf vavları kalıplaşmış ifadelerin dışındakilerde anlaşılması için genellikle ve şeklinde alınmıştır Eski Türkiye Türkçesinden gelen ve bu eserde de görülen mesela ellerin kelimesinde görüldüğü gibi akkuzatif n leri ni mesela ellerin kelimesi ellerini şeklinde alınmıştır Eserde geçen Arapça âyetler hadîsler ve kelâm ı kibâr nev inden ibârelerin çevirileri metin içinde parentezle verilmiştir Tezkiretü l Müteahhirîn akademisyenler arasında mutlaka yaygınlık kazanmasını gerekli gördüğümüz disiplinlerarası bir çalışma örneğidir Bu eser Türk Tasavvuf Edebiyatı sahasında çalışan Mustafa Tatcı ile Arap Dili ve Edebiyatı sahasında çalışan Musa Yıldız ın mesâisi sonucunda ortaya çıkmıştır Eserin metni müşterek okunmuş Arapça ibareler ve notlar Musa Yıldız tarafından çevrilip Türkçeye aktarılmış önsöz ve giriş bilgileri ise Mustafa Tatcı tarafından yazılmıştır Son olarak kültür tarihimizin bu önemli eserini neşreden H Yayınları yetkililerine teşekkürlerimizi sunarız Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 248Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi H Yayınları