Yabancı — Richard Sennett

Yabancı
Richard SennettMetis Yayıncılık
Yabancı
Richard SennettRichard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venedik inde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis Yayınları
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 96 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayıncılık
çev. Tuncay Birkan
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis Yayınları
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor Tanıtım Bülteninden

Metis Yayınları
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis Yayınları
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis Yayınları
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis
çev. Birkan, Tuncay
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venedik inde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor

Metis Yayınları
çev. Tuncay Birkan
Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Giriş bölümünden s 9 10 Bir yabancı olmanın ne demek olduğuna dair iki deneme var burada Birincisi on altıncı yüzyılın şafağında küresel bir ticaret imparatorluğunun merkezi haline gelen Venedik te geçiyor söz konusu imparatorluğun idamesi için gerekli olan yabancıların çoğu şehrin kendisinde istenmiyordu Almanlar Yunanlılar Türkler ve Yahudiler Yahudiler en az istenenlerdi Size düşman bir yerde bir hayat kurmaya çalışmak nasıl bir şeydi 1960 larda Venedik teki Yahudi gettosunu ilk kez ziyaret ettiğimde kendi kendime bu soruyu sormuştum Adayı meydana getiren sessiz ıssız adalar hâlâ İkinci Dünya Savaşı ndaki tard edilmelerin ve toplu katliamların hayaletleriyle doluydu Yahudilerin sinagogları silinip gitmiş evleri de göçük vaziyetteydi Ama çok eskiden Rönesans ın en parlak dönemlerinde İspanya dan sürülen Yahudiler burayı yuva haline getirmeyi başarmışlardı Bunu yapma tarzları yalıtılmış bir halde yaşamaya zorlanan başka sürgün ve göçmenlerin kendileri için nasıl bir cemaat yaratabildiği konusunda bir şeyler gösteriyor bize bana kalırsa Emek Erez Sennett in Yabancı sı veya bir cemaat hayal ettik yabancılar kirletmesin Edebiyat Haber 12 Kasım 2014 Sürgün göç yerinden edilme gibi kavramlara çok yabancı olmadığımız bir coğrafyada yaşıyoruz İnsanların yerinden edilmesi veya sürgüne gönderilmesi maalesef sadece birer antropoloji veya sosyoloji kavramı olmasının ötesinde anlamlara karşılık geliyor Zorla göç etmek zorunda kalmış bir insan için yaşam hep bir yersiz yurtsuzluğa karşılık gelirken kökensizlik ait olamama geçmişin bir resim gibi canlı ama bir o kadarda cansız hafızası yeni bir yaşamı zorlaştırıyor Çünkü bir sürgün için yaşam her yerin yabancısı olmak demek Richard Sennett in Yabancı Sürgün Üzerine İki Deneme adlı kitabı iki deneme üzerinden bahsettiğimiz olguları işliyor Geçtiğimiz günlerde Metis Yayınları tarafından Tuncay Birkan çevirisi ile basılan kitap özellikle milliyetçiliğin antropolojik anlamları ve halk volk kavramı hakkındaki tespitleri ile kendisini oldukça önemli bir noktaya taşıyor Esin Dalay Sürgün olmanın dayanılmaz ağırlığı Yurt Gazetesi Kitap Eki 3 Ocak 2015 1943 Chicago doğumlu İngiliz asıllı sosyolog Richard Sennett çalışmalarını şehir hayatının insanlar üzerindeki etkileri üzerine odakladı Aslında Sennett in yaşamı da tıpkı ele aldığı konular gibi hayli ilginç Özellikle de ailesi İspanya İç Savaşı na katılmış komünist bir ailenin oğlu Araştırmacı kişiliği O nu sosyolojiye yönlendirdi Kent ve kent kültürü sınıflı toplum yapısı üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla günümüzün en yetkin isimlerinde biri oldu Halen MIT ve London School of Economics de sosyoloji profesörü olarak çalışıyor New York Üniversitesi nde Sosyal Bilimler dalında dersler veriyor ve New York Institute for the Humanities in New York Beşeri Bilimler Enstitüsü kurucu direktörü Çalışmaları ile 2006 yılında Hegel ödülü sahibi olan Sennett 2008 de ise 100 bin Euroluk Düseldorf Gerda Henkel Vakfı tarafından verilen 100 000 Euroluk Gerda Henkel ödülüne değer bulundu Sennett in kariyerine dönecek olursak yazarın sosyal bilimlere en önemli katkılarından biri kentlerin modern dünya gerçekliği içerisinde bireysel yaşamları şekillendirişi ile ilgili Sennett eserlerinde insanların şehirlerde nasıl yaşadıkları ve şehir insanının sosyal ilişkileri üzerinde duruyor Halim Şafak Yabancı için derkenar Bireylikler Dergisi Ocak Şubat 2015 Oidipus un bedenindeki iki yaradan biri gizlenemeyen köken yarası diğeri de iyileşmiyor gibi görünen gezgin yarasıdır Richard Sennett

Richard Sennett in düşünce hayatı insanların şehirlerde nasıl yaşadıklarını araştırmakla geçmiştir Bu kitapta bir araya getirdiği iki denemede kendi dönemlerinde dünyanın en büyük iki şehri olan Venedik ve Paris i ziyaret ederek sürgünlerin hem coğrafi hem de manevi mekân içindeki durumu üzerine düşünüyor İlk bölümde Rönesans dönemi Venediki nde devletin dayattığı yabancılık statüsünün zengin bir topluluk kimliğine tercüme edildiği Yahudi gettosunu ele alıyor İkinci bölümde ise siyasi sürgünlerin toplandığı on dokuzuncu yüzyıl Parisi nde yerinden olma deneyiminin şehrin kültürüne nasıl sızdığını ressam Manet ve Rus yazar Herzen in günlük notları üzerinden anlatıyor Son derece çarpıcı siyasi saptamalar ve kültürel gözlemlerle dolu bu küçük kitabın özellikle antropolojik bir fenomen olarak milliyet ve milliyetçilik hakkında söyledikleri uzun bir tartışmayı hak ediyor