Yağmur Yağarken Cevriye — Hakan Cucunel

Yağmur Yağarken Cevriye
Hakan CucunelTruva Yayınları
Yağmur Yağarken Cevriye
Hakan CucunelGerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor

TRUVA YAYINLARI
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor

Truva Yayınları
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor Tanıtım Bülteninden

Truva Yayınları
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor

Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi

Truva Yayınları
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor

Truva Yayınları
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor

Truva Yayınları
Gerçekten seviyor mu Cüneyt Cevriye yi Gerçekten buğulanıyor bakışları Dün gece rüyasında görmüş Avuçlarının içini öptüm diyor Nasıl da çatallanıyor sesi Ela gözleri nasıl da kanlanıyor Bir kadının saçlarını ve avuçlarının içini öpmeyi ilk Cüneyt ten duymuştum Bazen bakıyorum Cevriye ye O kadar da güzel gelmiyor bana Ama saçları da elleri de güzel Hemen çekiyorum gözlerimi Kara İbrahim de çay içiyor Gözleriyle devriye atıyor herkese ve her şeye Bakışları insanlaşmış biraz Masanın üzerindeki bir şeylere bakıyor Cevriye şimdi kendi çayını dolduruyor Güzel kadın Ellerine bakmaya çalışıyorum miyop gözlerimle yeniden Sonra elimdeki bardağa çeviriyorum bakışlarımı Cüneyt in bakışları onda kalıyor Çekemiyor Saçlarına bakıyor iri gözlerine bakıyor Nefes almayı unutuyor yalnızca bakıyor Cüneyt bütün bu işlere yalnızca şu beş dakika için katlanıyor beş dakika için yaşıyor Eve gidip uyurken buraya geleceği sabah saatine kadar zor bekliyor Yine bana yaklaştırıyor başını Benim tahammülüm kalmadı diyor Bu gün değilse yarın vereceğim mektubu Bir mektup yazdık beraber Cevriye ye Beraber yazdık Montunun iç cebinde duruyor günlerdir Sanki birazdan ağlayacak Çaylarımız bitmek üzere Çay içmenin de bir süresi var atölyede o süre birazdan bitecek Yağmur yağıyor