Yakılan Zaman
Yeni Dönem Yayıncılık
Artarda gelen telefonlar içerde uyuyan Seher i uyandırmıştı Oğlu Hasret i kollarının arasına alıp başını saçlarını okşayıp öptü Bu sefer daha sakindi ama hala içli gözyaşları döküyordu Yaşama dökülen bu gözyaşları bir yangını söndürmek içindi Yalnızca ölenlerin aileleri değil bir memleketin yüreği namuslu onurlu ve insanca bir yaşama isteğiyle at atan ezilenin emeğin ve güzel günlerin mücadelesini veren insanların gözyaşları bu gece yakılan oteldeki insanların üstüne dökülüyordu Oysa yetmezdi gözyaşları hiçbir zulüm yangınını söndürmeye Ancak türlü türlüdür gözyaşları da Aşktan sevdadan ana yüreğinden de olsa Kimileri zulmün saltanatını ateşte eritecek yangınlar çıkarır Kimileri ıslak bir sığınak yaratır ve görünmez kılar atacak şafağın müjdesini Sisli ve pullu bir hayatın örgüsünde hep yenilgiyi ve acıyı gösterebilir de insana Bu gece dökülen gözyaşları işte böyle iki türlüydü Bir memleketin insanları böyle ağlıyordu isterse kuru kalsın gözler Ve Seher ana yüreğinin bütün duyarlılığıyla ağlıyordu