Yakup Peygamber in Uzağında — Nurlan Nazlı Kaya

Yakup Peygamber in Uzağında
Nurlan Nazlı KayaDemos Yayınları
Yakup Peygamber in Uzağında
Nurlan Nazlı KayaBu masal Mısır ın kadim zamanlarından sıcak köle pazarlarından yorgun Yahudi duvar işçilerinin arasından küçük bir toz zerresi gibi havalanıyor bozkırın kurak ve öfkeli rüzgârlarında savrulup Ertuğrul un o nazenin Domaniçi ne ve sancağını gözyaşları içinde diktiği Söğüt e savruluyor İbranice fısıldayan atalarının fısıltılarından kulaklarını tıkayarak kaçan ve bir yandan da dedesi Musa nın Tur Dağ ında yaktığı ateşe bir ateş böceği misali dönen bir adamın gizli dehlizlerinde tomurcuklanıyor Bu tomurcuk çekik gözlü bir Kayı kadının rahminde filizleniyor Çiçek açıyor kadının rahmi ve elleri gözleri bedeni İsrail ama dilleri ve halleri Bozok olan bir genç kıza dönüşüyor Bu arada Mezopotamya da çalan şaman davullarına rağmen Gürbüz Han ın sülalesinden gelen bir halk kendi kozasını örüyor alacalı bir kelebeğe dönüşmek için Doğunun en izbe en kurak en aç bozkırlarından kaçan Oğuz aşiretleri yüzlerine batıyı çalıyorlar Masal Bizi çölün uçsuz bucaksız saldırgan düzlüklerinden Yahudi oğlanlarının kılıçtan geçirildiği o kâbuslu zamanlarda yakalıyor kozasından çıkan 24 aşiretin o kelebek zamanlarına Osman Bey in yağız delikanlılık çağından güçlü ve kararlı bir beye devşirildiği yıllara getiriyor Domaniçi nde çadırlar kuruluyor atlarının kuyrukları bağlanıyor ağıtçı kadınlar daha çok kanlı gözyaşı için yanaklarını kanatıyor efsunlar dökülüyor abalar dokunuyor hayaller kuruluyor kılıçlar çekiliyor yiğitler büyütülüyor dergâhlar zikirlerle inliyor bilgeler konuşuyor beyler dinliyor Ertuğrul un esmer oğulları yüzlerini güneşe çeviren ayçiçekleri gibi susuzluktan kırılmış aşiretlerini denizi bol limanı bol açık tenlİ kadını bol topraklara çeviriyorlar Toprak düpedüz kaderdir diyor Osman Bey Ölülerimizi sulak topraklara gömme zamanıdır Masal Bu değişen ve dönüşen zamanın arasından bir aralık bulup deli bir aşka dönüşüyor ayrıca Bir beyin oğluna bir rüyanın bir düşün veliahdına duyulan bir aşka Elif olarak başlıyor bu aşk ve vav olarak devam ediyor Bize bu değişen ve kanlı dünyada bile bazı hikâyelerin hep aynı hikâyeler olduğunu anlatıyor Orhan diye fısıldıyor Orhan o güzel beyin oğlu sen bir şehirden daha değerli misin Masal İhtiyar bir meddah gibi okuyucusunu kâh bir çöle kâh bir bozkıra kâh bir bey çadırına kâh bir mürşidin dizinin dibine kâh bir şölen yemeğine kâh bir tekfur kalesine kâh bir yaralı kalbin içine fırlatıyor ve tarihin o gizli dehlizlerinden gelen bu büyülü ve ağulu hikâyeleri anlatıyor Bu yüzden ıssız limanlara ulaşması gerek Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 184 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Demos Yayınları

Demos Yayınları
Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısır dan kaçan Musa yı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musa nın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayı nın hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayı nın kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum

Demos Yayınları
Bu masal Mısır ın kadim zamanlarından sıcak köle pazarlarından yorgun Yahudi duvar işçilerinin arasından küçük bir toz zerresi gibi havalanıyor bozkırın kurak ve öfkeli rüzgârlarında savrulup Ertuğrul un o nazenin Domaniçi ne ve sancağını gözyaşları içinde diktiği Söğüt e savruluyor İbranice fısıldayan atalarının fısıltılarından kulaklarını tıkayarak kaçan ve bir yandan da dedesi Musa nın Tur Dağ ında yaktığı ateşe bir ateş böceği misali dönen bir adamın gizli dehlizlerinde tomurcuklanıyor Bu tomurcuk çekik gözlü bir Kayı kadının rahminde filizleniyor Çiçek açıyor kadının rahmi ve elleri gözleri bedeni İsrail ama dilleri ve halleri Bozok olan bir genç kıza dönüşüyor Bu arada Mezopotamya da çalan şaman davullarına rağmen Gürbüz Han ın sülalesinden gelen bir halk kendi kozasını örüyor alacalı bir kelebeğe dönüşmek için Doğunun en izbe en kurak en aç bozkırlarından kaçan Oğuz aşiretleri yüzlerine batıyı çalıyorlar Masal Bizi çölün uçsuz bucaksız saldırgan düzlüklerinden Yahudi oğlanlarının kılıçtan geçirildiği o kâbuslu zamanlarda yakalıyor kozasından çıkan 24 aşiretin o kelebek zamanlarına Osman Bey in yağız delikanlılık çağından güçlü ve kararlı bir beye devşirildiği yıllara getiriyor Domaniçi nde çadırlar kuruluyor atlarının kuyrukları bağlanıyor ağıtçı kadınlar daha çok kanlı gözyaşı için yanaklarını kanatıyor efsunlar dökülüyor abalar dokunuyor hayaller kuruluyor kılıçlar çekiliyor yiğitler büyütülüyor dergâhlar zikirlerle inliyor bilgeler konuşuyor beyler dinliyor Ertuğrul un esmer oğulları yüzlerini güneşe çeviren ayçiçekleri gibi susuzluktan kırılmış aşiretlerini denizi bol limanı bol açık tenlİ kadını bol topraklara çeviriyorlar Toprak düpedüz kaderdir diyor Osman Bey Ölülerimizi sulak topraklara gömme zamanıdır Masal Bu değişen ve dönüşen zamanın arasından bir aralık bulup deli bir aşka dönüşüyor ayrıca Bir beyin oğluna bir rüyanın bir düşün veliahdına duyulan bir aşka Elif olarak başlıyor bu aşk ve vav olarak devam ediyor Bize bu değişen ve kanlı dünyada bile bazı hikâyelerin hep aynı hikâyeler olduğunu anlatıyor Orhan diye fısıldıyor Orhan o güzel beyin oğlu sen bir şehirden daha değerli misin Masal İhtiyar bir meddah gibi okuyucusunu kâh bir çöle kâh bir bozkıra kâh bir bey çadırına kâh bir mürşidin dizinin dibine kâh bir şölen yemeğine kâh bir tekfur kalesine kâh bir yaralı kalbin içine fırlatıyor ve tarihin o gizli dehlizlerinden gelen bu büyülü ve ağulu hikâyeleri anlatıyor Bu yüzden ıssız limanlara ulaşması gerek

Demos Yayınları
Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısır dan kaçan Musa yı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musa nın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayı nın hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayı nın kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum

Demos Yayınları
Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısır dan kaçan Musa yı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musa nın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayı nın hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayı nın kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum

Demos
Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısır dan kaçan Musa yı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musa nın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayı nın hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayı nın kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum

Demos Yayınları
Nurlan Nazlı Kaya tarafından kaleme alınan Yakup Peygamberin Uzağında Demos Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yakup Peygamberin Uzağında Nurlan Nazlı Kaya Kitap Özeti Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısırdan kaçan Musayı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musanın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayının hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayının kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum Yayınevi Demos Yayınları Yazar Nurlan Nazlı Kaya Sayfa 181 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2022 Barkod 9789944387491 Kategori Roman Tarihsel Romanlar

Demos Yayınları
Masalım ıssız limanlara ulaşşın Başım önde Doğrudur bozkırın kadını diyeceğim ona Kendi içimde yeşillenmesini istediğim bu düşün başka uykularda peyda olacağını bilmenin acısıyla bir Söğüt akşamı soğuktan üşümüş ellerimi kendi kanımda gezdireceğim Babamı düşüneceğim o an babamın da babasını Silsileler halinde Yakup Peygambere varan o hüzünlü o kederli halkımı düşüneceğim Bambaşka bir halk sağlıklı bebekler yetiştirirken içinde atalarımın sakat doğmuş cılız çocuklar gibi duran acıklı yazgılarını düşüneceğim Mısır dan kaçan Musa yı ve o kadim zamanlarda cennetin anahtarlarını elinde tutarken birdenbire ihanete ve lanete bürünen gözden düşen iblisi düşüneceğim Söğüte deli gibi kar yağarken ben halkıma rahmet ve esenlik ve toprak vaat eden Musa nın aksine ihaneti seçeceğim Bizim uykularımız basılmıştı en çok o gece vakitleri ve en çok bizim salyalar ve sümükler içinde yapış yapış duran gözünü tek bir yeryüzü sabahına bile açmayan oğlan çocuklarımız öldürülmüştü Serinlik susuzluktan kırılan Kayı nın hakkıysa zafer de atalarına çoğalmak asırlar boyunca yasaklanan bana vaat edilmiştir diyorum Kayı nın kadını bana bakıyor başımı iyice eğiyorum Gülümsüyorum

Demos Yayınları
Masalım ıssız limanlara ulaşşın img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img