MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yakup un Kanatları — Misli Baydoğan

Yakup un Kanatları
136,50
ÖyküROMAN ÖYKÜHikaye Öykü

Yakup un Kanatları

Misli Baydoğan

Ötüken Neşriyat

2018168 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Yakup un Kanatları

Misli Baydoğan

Hü Diyen Karga Selçuklu Hikayeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekanlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Tamadres
157,50

Ötüken Neşriyat

Ekim 2017168 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Kitap Ambarı
157,50

Ötüken Neşriyat

Mart 2018168 sf.
Karton Kapak12x19,5
Kitap Ambarı

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Kitap Yurdu
158,34

ÖTÜKEN NEŞRİYAT

10.04.2018168 sf.
Karton Kapak12 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Ötüken Neşriyat
168,00

Ötüken Neşriyat

Mart 20182. baskı168 sf.
12x19,5
Ötüken Neşriyat

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Pandora
168,00

Ötüken

2017168 sf.
Pandora

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Şehadet Kitap
168,00

Ötüken Neşriyat

2017168 sf.
Şehadet Kitap

Hû Diyen Karga Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekânlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum

Nobel Kitap
174,30

Ötüken Neşriyat

2018168 sf.
Ciltsiz12x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hü Diyen Karga Selçuklu Hikayeleri adlı kitabıyla Türkistan dan Anadolu ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan şimdi de Yakup un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor Her bir öyküde başka mekanlarla başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor Ve o bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor Sonra birden sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor Belki de yorgunluklarınızı mücadelelerinizi derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor İçimden ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa topuklarımdan kök salmışçasına giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü İkiye bölünmüşlüğüm neslimin rahmime hiç düşmeyen doğuramadığım kucağıma alıp emziremediğim habis devamı İkiye bölünmüşlüğüm yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese Aynalarda görünmeyen tarafım Retinaya düşmeyen yansımam Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden Kupkuruyum Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum