Yalancı Tanıklar Kahvesi — Vedat Türkali

Yalancı Tanıklar Kahvesi
Vedat TürkaliAyrıntı Yayınları
Yalancı Tanıklar Kahvesi
Vedat TürkaliVedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiyenin 70li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinin birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsinin tutkulu ilişkilerini de zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül Darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor

Ayrıntı Yayınları
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor

Ayrıntı Yayınları
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor

AYRINTI YAYINLARI
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar VEDAT TÜRKALİ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 425 SAYFA Yıl 2014

Ayrıntı Yayınları
Vedat Türkali bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor VEDAT TÜRKALİ Asıl adı Abdülkadir Pirhasan 1919 yılında Samsun da doğdu İstanbul Üniversitesi Türkoloji Bölümü nü bitirdi Maltepe ve Kuleli Askeri Lisesi nde edebiyat öğretmenliği yaptı 1951 de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı Yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı Vedat Türkali senaryoları oyunları ve romanları ile ulusal ve uluslararası alanda birçok ödül almıştır Vedat Türkali 29 Ağustos 2016 da aramızdan ayrıldı

Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında

Ayrıntı Yayınları
Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinin birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül Darbesi ne doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor

Ayrıntı
Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinin birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül Darbesi ne doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor

Ayrıntı Yayınları
Vedat Türkali tarafından kaleme alınan Yalancı Tanıklar Kahvesi Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yalancı Tanıklar Kahvesi Vedat Türkali Kitap Özeti Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında Vedat Türkali beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını verirken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu ilişkilerini de bu zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman 12 Eylül darbesine doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Vedat Türkali Sayfa 432 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2020 Barkod 9789755398167 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Ayrıntı Yayınları
Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Korkacak bir an önce kaçıp kurtulmak mı isteyecekti yani Ondan değil de tembellikten bir iş yapmaya karşı isteksizlikten belki Bu isteksizlik neden peki Ne bileyim anlamı yok Yaşayıp gidiyordu da bu anlamsızlık duygusunun kişiyi yığınların arasından çekip çıkararak yalnızlık ateşinde kıvrandıran acımasız bir ejderha olduğunu derin bir ürpertiyle sezinlerken şimşek çakar gibi bir soru da dikilmeye başlamıştı kafasında

TURKUVAZ KİTAP
Vedat Türkali 5 yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye nin 70 li yıllarına ayna tutuyor Üniversiteli sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birinin geniş bir panoramasını çizerken barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin in tutkulu aşkını da zor günlerin öyküsüne katıyor Kökleri o yıllara dayanan ve ağırlığını günümüzde çokça hissettiren toplumsal ve siyasal gelişmeler sağ sol çatışmaları toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların sağlam bir fon oluşturduğu roman 12 Eylül Darbesi ne doğru giderken kahramanlarının hayatları üzerinden farklı bir bakış açısı getiriyor Doğru söylemiyordu Sözünü etmişti ya ev mev aramamıştı İçinden gelmiyordu aramak Daracık çatı katında onu bırakmayan bir şey vardı sanki Reyhan la bölüştüğü mutlulukların o dağınık odaya sinmiş anıları mıydı Olabilirdi niye olmasındı Devrimcilik savıyla diretmişti Reyhan a Devrimcilik adına ne yapıyordu peki Hiç Gizli örgüt bağı yoktu Olmasını istememişlerdi Kanlı olaylar aylar boyu beklentilerin de ötesinde çeşitli illerde öylesine sıralanmaya başlamıştı ki bu sağlıksız ortamda tek başına neyi nasıl düşünüp nasıl davranacağını bilmek başlı başına sorundu Yapanı bilinmeyen tek kişilik cinayetlerle topluca saldırılar iyice sarıyordu ülkeyi