Yalnız Adam — Vedat Sağlam

Yalnız Adam
Vedat SağlamBeyazıt Yayınevi
Yalnız Adam
Vedat SağlamAcaba Üstad çölde kuruyan dudaklara su yetiştirmek vazifesini üstlenmeseydi ne olurdu Baskıya zulme tehdide zorluklara karşı direnme görevini tek başına üzerine almasaydı bugün nasıl bir Türkiye de yaşardık acaba Onlarca yüzlerce binlerce hatta milyonlarca yüreğin birlikte taşıdığı heyecanları umutları düşünceyi tek başına taşıyan bir kalp geçmişin tozlu raflarından hikmet devşiren bir bilgeydi o Kader onu sık sık sanatının dışında şeylerle uğraşmaya zorladığı için dünya edebiyatının dehasından mahrum kaldığı büyük bir sanatkardı Tasalıydı her şeyden önce Dertliydi Yüzlerce konferans vermiş yüz binlerce gence seslenmiş yüreklerine davanın sorumluluğunu yüklemeye çalışmıştı ferah olmalıydı halbuki kafası Lakin bir tek ferdin bile aradan kaybolacağı mesajlarını almamış olacağı korkusu yüreğini burkuyordu Acelesi olan adam diyorlardı ona doğruydu Bir an önce ülke kadrolarına nitelikli imanlı bilinçli genç nüfusların yetişmesi için acele ediyordu Belki o kadar yaşamayacaktı gözleri görmeyecekti yetiştirdiği gençlerin ülke kalkınmasında nasıl roller üstleneceğini Ama duası yeterdi o gençlerin Belki de bu dualar onun cennete girmesine vesile olacaktı kimbilir Allah ın izniyle o sefaletın o imkansızlıkların o yoklukların içinden nesiller türedi Çünkü Allah o çileler karşılığında Türkiye ye çok güzel asil nezih temiz bir nesil lütfetti Şükür ki bugün o neslin idaresi altındayız Ne mutlu ki mecliste sayıları yüzleri bulan milletvekilleri binleri bulan bürokratlar yüz binleri bulan esnaflar milyonları bulan Büyük Doğu gönüllüleri var Milli Türk Talebe Birliği nden Büyük Doğu Kulübü nden ve diğerlerinden Derde çileye gönül vermiş bir nesil isterdi Üstad kendisi de öyleydi çünkü Keşke Üstadın yaşamı başta olmak üzere cumhuriyet dönemi yaşananlar bir film senaryosu olarak sinemaya aktarılabilse de bugünün gençliği o günleri seyretseydi ne iyi olurdu Kanaatimce inanmazlar ama Yok ya Bu kadarda abartılı bir sefalet olmaz derlerdi herhalde Gerçekten çile dolu günlerdi o yıllar

Beyazıt Yayınevi
Acaba Üstad çölde kuruyan dudaklara su yetiştirmek vazifesini üstlenmeseydi ne olurdu Baskıya zulme tehdide zorluklara karşı direnme görevini tek başına üzerine almasaydı bugün nasıl bir Türkiye de yaşardık acaba Onlarca yüzlerce binlerce hatta milyonlarca yüreğin birlikte taşıdığı heyecanları umutları düşünceyi tek başına taşıyan bir kalp geçmişin tozlu raflarından hikmet devşiren bir bilgeydi o Kader onu sık sık sanatının dışında şeylerle uğraşmaya zorladığı için dünya edebiyatının dehasından mahrum kaldığı büyük bir sanatkardı Tasalıydı her şeyden önce Dertliydi Yüzlerce konferans vermiş yüz binlerce gence seslenmiş yüreklerine davanın sorumluluğunu yüklemeye çalışmıştı ferah olmalıydı halbuki kafası Lakin bir tek ferdin bile aradan kaybolacağı mesajlarını almamış olacağı korkusu yüreğini burkuyordu Acelesi olan adam diyorlardı ona doğruydu Bir an önce ülke kadrolarına nitelikli imanlı bilinçli genç nüfusların yetişmesi için acele ediyordu Belki o kadar yaşamayacaktı gözleri görmeyecekti yetiştirdiği gençlerin ülke kalkınmasında nasıl roller üstleneceğini Ama duası yeterdi o gençlerin Belki de bu dualar onun cennete girmesine vesile olacaktı kimbilir Allah ın izniyle o sefaletın o imkansızlıkların o yoklukların içinden nesiller türedi Çünkü Allah o çileler karşılığında Türkiye ye çok güzel asil nezih temiz bir nesil lütfetti Şükür ki bugün o neslin idaresi altındayız Ne mutlu ki mecliste sayıları yüzleri bulan milletvekilleri binleri bulan bürokratlar yüz binleri bulan esnaflar milyonları bulan Büyük Doğu gönüllüleri var Milli Türk Talebe Birliği nden Büyük Doğu Kulübü nden ve diğerlerinden Derde çileye gönül vermiş bir nesil isterdi Üstad kendisi de öyleydi çünkü Keşke Üstadın yaşamı başta olmak üzere cumhuriyet dönemi yaşananlar bir film senaryosu olarak sinemaya aktarılabilse de bugünün gençliği o günleri seyretseydi ne iyi olurdu Kanaatimce inanmazlar ama Yok ya Bu kadarda abartılı bir sefalet olmaz derlerdi herhalde Gerçekten çile dolu günlerdi o yıllar

Beyazıt Yayınları

Beyazıt Yayınevi
Acaba Üstad çölde kuruyan dudaklara su yetiştirmek vazifesini üstlenmeseydi ne olurdu Baskıya zulme tehdide zorluklara karşı direnme görevini tek başına üzerine almasaydı bugün nasıl bir Türkiye de yaşardık acaba Onlarca yüzlerce binlerce hatta milyonlarca yüreğin birlikte taşıdığı heyecanları umutları düşünceyi tek başına taşıyan bir kalp geçmişin tozlu raflarından hikmet devşiren bir bilgeydi o Kader onu sık sık sanatının dışında şeylerle uğraşmaya zorladığı için dünya edebiyatının dehasından mahrum kaldığı büyük bir sanatkardı Tasalıydı her şeyden önce Dertliydi Yüzlerce konferans vermiş yüz binlerce gence seslenmiş yüreklerine davanın sorumluluğunu yüklemeye çalışmıştı ferah olmalıydı halbuki kafası Lakin bir tek ferdin bile aradan kaybolacağı mesajlarını almamış olacağı korkusu yüreğini burkuyordu Acelesi olan adam diyorlardı ona doğruydu Bir an önce ülke kadrolarına nitelikli imanlı bilinçli genç nüfusların yetişmesi için acele ediyordu Belki o kadar yaşamayacaktı gözleri görmeyecekti yetiştirdiği gençlerin ülke kalkınmasında nasıl roller üstleneceğini Ama duası yeterdi o gençlerin Belki de bu dualar onun cennete girmesine vesile olacaktı kimbilir Allah ın izniyle o sefaletın o imkansızlıkların o yoklukların içinden nesiller türedi Çünkü Allah o çileler karşılığında Türkiye ye çok güzel asil nezih temiz bir nesil lütfetti Şükür ki bugün o neslin idaresi altındayız Ne mutlu ki mecliste sayıları yüzleri bulan milletvekilleri binleri bulan bürokratlar yüz binleri bulan esnaflar milyonları bulan Büyük Doğu gönüllüleri var Milli Türk Talebe Birliği nden Büyük Doğu Kulübü nden ve diğerlerinden Derde çileye gönül vermiş bir nesil isterdi Üstad kendisi de öyleydi çünkü Keşke Üstadın yaşamı başta olmak üzere cumhuriyet dönemi yaşananlar bir film senaryosu olarak sinemaya aktarılabilse de bugünün gençliği o günleri seyretseydi ne iyi olurdu Kanaatimce inanmazlar ama Yok ya Bu kadarda abartılı bir sefalet olmaz derlerdi herhalde Gerçekten çile dolu günlerdi o yıllar

Beyazıt Yayınevi
Acaba Üstad çölde kuruyan dudaklara su yetiştirmek vazifesini üstlenmeseydi ne olurdu Baskıya zulme tehdide zorluklara karşı direnme görevini tek başına üzerine almasaydı bugün nasıl bir Türkiye de yaşardık acaba Onlarca yüzlerce binlerce hatta milyonlarca yüreğin birlikte taşıdığı heyecanları umutları düşünceyi tek başına taşıyan bir kalp geçmişin tozlu raflarından hikmet devşiren bir bilgeydi o Kader onu sık sık sanatının dışında şeylerle uğraşmaya zorladığı için dünya edebiyatının dehasından mahrum kaldığı büyük bir sanatkardı Tasalıydı her şeyden önce Dertliydi Yüzlerce konferans vermiş yüz binlerce gence seslenmiş yüreklerine davanın sorumluluğunu yüklemeye çalışmıştı ferah olmalıydı halbuki kafası Lakin bir tek ferdin bile aradan kaybolacağı mesajlarını almamış olacağı korkusu yüreğini burkuyordu Acelesi olan adam diyorlardı ona doğruydu Bir an önce ülke kadrolarına nitelikli imanlı bilinçli genç nüfusların yetişmesi için acele ediyordu Belki o kadar yaşamayacaktı gözleri görmeyecekti yetiştirdiği gençlerin ülke kalkınmasında nasıl roller üstleneceğini Ama duası yeterdi o gençlerin Belki de bu dualar onun cennete girmesine vesile olacaktı kimbilir Allah ın izniyle o sefaletın o imkansızlıkların o yoklukların içinden nesiller türedi Çünkü Allah o çileler karşılığında Türkiye ye çok güzel asil nezih temiz bir nesil lütfetti Şükür ki bugün o neslin idaresi altındayız Ne mutlu ki mecliste sayıları yüzleri bulan milletvekilleri binleri bulan bürokratlar yüz binleri bulan esnaflar milyonları bulan Büyük Doğu gönüllüleri var Milli Türk Talebe Birliği nden Büyük Doğu Kulübü nden ve diğerlerinden Derde çileye gönül vermiş bir nesil isterdi Üstad kendisi de öyleydi çünkü Keşke Üstadın yaşamı başta olmak üzere cumhuriyet dönemi yaşananlar bir film senaryosu olarak sinemaya aktarılabilse de bugünün gençliği o günleri seyretseydi ne iyi olurdu Kanaatimce inanmazlar ama Yok ya Bu kadarda abartılı bir sefalet olmaz