Yani Böyle İşte Hayat — Sıdıka Yılmaz

Yani Böyle İşte Hayat
Sıdıka YılmazÜtopya Yayınevi
Yani Böyle İşte Hayat
Sıdıka YılmazHayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor

Ütopya Yayınevi
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor Tanıtım Bülteninden

Ütopya Yayınevi
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor

Ütopya Yayınevi
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor

Ütopya Yayınevi
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor

Ütopya Yayınevi
Sıdıka Yılmaz tarafından kaleme alınan Yani Böyle İşte Hayat Ütopya Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Yani Böyle İşte Hayat Sıdıka Yılmaz Kitap Özeti Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor Yayınevi Ütopya Yayınevi Yazar Sıdıka Yılmaz Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2024 Barkod 9786259860039 Kategori İletişim Medya

ÜTOPYA YAYINEVİ
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor

Ütopya Yayınevi
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında G

Ütopya
Hayat sıradan ile sıradan olmayan arasında gidip gelmelerin tarihi Gündelik hayat sıradan bir hayattır ve anılmaya yazılmaya üzerinde düşünmeye gerek yoktur hele ki bu sıradan insanların hikayesiyse Oysa tüm ilginç hikayeler bu sıradanın içinde barınır Her insana yakından baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz ve gündelik hayat zaten bu hikayelerin bu yaşam deneyimlerinin zaman zaman saçıldığı yerlerdir ve ağzına kadar tıka basa hikayelerle doludur Böylelikle birbirimizi dolayısıyla insanı anlamaya çalışırız Adanmış bir hayata sahipseniz trajik tarafları olmakla birlikte Goya nın resim yaparken birkaç gözlük takmasında olduğu gibi zamanı geçirebilme ve üretmenin hazzı canlı tutar insanı yaşlıyı Oysaki eve kapanıp zamandan ve insandan kopmak yaşlının kaderiymiş gibi algılanıyor Ömür denilen şey büyük bir hikaye ve bu hikayeyi herkes kendi deneyimliyor Hayat gençler için varmış gibi yaşanıyor ve yaşlılar görünür olmaktan uzaklaştırılıyor Yaşlılar bir süre sonra toplumsal olarak ihmal edilmişlikleriyle baş başa kalıyorlar unutulmak bir kader onlar için Önemsememek hayatın dışında konumlandırmak normal bir şey olarak kabul görüyor Dolayısı ile hatırlamalar alanı iletişim hadisesiyle yakından ilişkilidir Size gelen bir soru hiç aklınızda olmayan yıllara sizi götürebilir Bu çalışmada da yapılmak istenen bu iletişim düzleminin nasıl işlediğini de görebilmek İki zihin karşılıklı nasıl çalışıyor ve sorularla bir diğerinin hikayesi nasıl kelimelere ve bir anlatıya dönüşüyor İletişim bir kişiyi anlamamızı sağlayabileceği gibi tam tersi çoğu zaman olduğu gibi anlayamayız da bir hikayenin neden o anda anlatıldığını bilemeyiz Sorduğumuz soru her zaman doğru kapıyı açmaya muktedir olmayabilir O yüzden burada biz bir kişinin bazı hatıralarına ulaşabileceğiz Üzerinde duracağımız şey hatıraları hatırlama hali duygular dünyası ve onları anlatıya dönüştürme biçimidir Geçmiş bir ömrün neresini kapsar sorusunun çok net bir karşılığı var aslında Geçmiş çocukluktur Süheyla Çanga nın hatıraları da böyle başlıyor İnsan çocukluğunu hayatı boyunca yanı başında taşıyor En etkili hatıralar orada ve pek çok hatıra hiç unutulmuyor Arka Kapaktan