Yapalak — Cemal Yılmaz

Yapalak
Cemal YılmazArk Kitapları
Yapalak
Cemal YılmazKuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı

Ark Kitapları
Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı

Ark Kitapları
Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayıseyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzularınseslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üçtaştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al birtandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atınıngemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıyakoşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atınyularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdanhaberci vardı Tanıtım Bülteninden

ARK KİTAPLARI
Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı

Ark Kitapları
Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı

Ark Kitapları
Cemal Yılmaz tarafından kaleme alınan Yapalak Ark Kitapları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yapalak Cemal Yılmaz Kitap Özeti Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı Yayınevi Ark Kitapları Yazar Cemal Yılmaz Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2022 Barkod 9786057349088 Kategori Roman Tarihsel Romanlar

Ark Kitapları
Kuşluk vaktiydi Tozu dumana katarak gelen atlı obanın tamamını gören bir tepede durdu Atının üstünden obayı seyrediyordu Aşağıda çocukların sesleri körpe kuzuların seslerine karışıyordu Çorba kaynayan kazanların altında üç taştan kurulmuş ocaklardan dumanlar tütüyordu Acıkmıştı midesi Bir an önce şu tepeden obaya in bir tas çorba al bir tandır ekmeğiyle şu açlık belasından kurtar beni diyordu Atını dörtnala sürdü Göz açıp kapatıncaya kadar obaya gelmişti Doğruca İsmail Ağa nın otağına vardı Otağın önünde atının gemini çekip durdu Doru tay yerinden duramıyordu Dili olsa Durma be yiğit gemi gevşet bir kırbaç vur ver yolu doyasıya koşayım hendekler aşıp tepeler geçeyim diyecekti Sanki o kadar yolu o koşmamıştı Otağın önündeki serdengeçtiler atın yularından tuttular İsmail Ağa ya haber verdiler Osmanlıdan haberci vardı