Yaralarımı Sar — Azize Küçükdeveci

Yaralarımı Sar
Azize KüçükdeveciMahlas Yayınları
Yaralarımı Sar
Azize KüçükdeveciBen de tükenmiştim kaybolmuştum Kendi içimdeki koca boşlukta kaybolmuştum Bulamıyordum artık eski beni Eski zamanı eski insanları Beni böyle sarsan başka bir şey hatırlamıyordum Zincirlenmiştim buraya kendi zincirimi bile kıramıyordum Elimi yüzüme sürüp Allah ım sen yardım et dedim Başka kimim vardı ki bu gelip geçici dünyada Kalbimin üzerine çöken ağırlık en derinlere kadar hissedilebilir bir ağırlıktı Bir taş dedim kendi kendime Bir taş bir insanı nasıl değiştirebilirdi Biz taşlara alışıktık O sorun değildi Sonuçta peygamberimiz sa de taşlanmıştı Kovulmuştu kendi yurdundan Hacerül Esved taşı mesela Cennetten geldiğine inanılıyordu Mekke nin ileri gelenleri o taşı yerine koymak için birbirleriyle yarışmışlardı En son içeri peygamber efendimiz girdiğinde hakem o olsun O şüphesiz muhammedül emindir denilmişti Mübarek elleriyle taşı alıp o yerine koymuştu Demek istediğim şey bir kar tanesi bile ahenk içinde iken tesadüf diye bir şey var mıydı Yoksa tevafuk muydu her şey Tanıtım Bülteninden

Yaralarımı Sar Ben de tükenmiştim kaybolmuştum Kendi içimdeki koca boşlukta kaybolmuştum Bulamıyordum artık eski beni Eski zamanı eski insanları Beni böyle sarsan başka bir şey hatırlamıyordum Zincirlenmiştim buraya kendi zincirimi bile kıramıyordum Elimi yüzüme sürüp Allah ım sen yardım et dedim Başka kimim vardı ki bu gelip geçici dünyada Kalbimin üzerine çöken ağırlık en derinlere kadar hissedilebilir bir ağırlıktı Bir taş dedim kendi kendime Bir taş bir insanı nasıl değiştirebilirdi Biz taşlara alışıktık O sorun değildi Sonuçta peygamberimiz sa de taşlanmıştı Kovulmuştu kendi yurdundan Hacerül Esved taşı mesela Cennetten geldiğine inanılıyordu Mekke nin ileri gelenleri o taşı yerine koymak için birbirleriyle yarışmışlardı En son içeri peygamber efendimiz girdiğinde hakem o olsun O şüphesiz muhammedül emindir denilmişti Mübarek elleriyle taşı alıp o yerine koymuştu Demek istediğim şey bir kar tanesi bile ahenk içinde iken tesadüf diye bir şey var mıydı Yoksa tevafuk muydu her şey Yazar Azize Küçükdeveci Sayfa Sayısı 13 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Mahlas Yayınları
Ben de tükenmiştim kaybolmuştum Kendi içimdeki koca boşlukta kaybolmuştum Bulamıyordum artık eski beni Eski zamanı eski insanları Beni böyle sarsan başka bir şey hatırlamıyordum Zincirlenmiştim buraya kendi zincirimi bile kıramıyordum Elimi yüzüme sürüp Allah ım sen yardım et dedim Başka kimim vardı ki bu gelip geçici dünyada Kalbimin üzerine çöken ağırlık en derinlere kadar hissedilebilir bir ağırlıktı Bir taş dedim kendi kendime Bir taş bir insanı nasıl değiştirebilirdi Biz taşlara alışıktık O sorun değildi Sonuçta peygamberimiz sa de taşlanmıştı Kovulmuştu kendi yurdundan Hacerül Esved taşı mesela Cennetten geldiğine inanılıyordu Mekke nin ileri gelenleri o taşı yerine koymak için birbirleriyle yarışmışlardı En son içeri peygamber efendimiz girdiğinde hakem o olsun O şüphesiz muhammedül emindir denilmişti Mübarek elleriyle taşı alıp o yerine koymuştu Demek istediğim şey bir kar tanesi bile ahenk içinde iken tesadüf diye bir şey var mıydı Yoksa tevafuk muydu her şey

Mahlas Yayınları
Ben de tükenmiştim kaybolmuştum Kendi içimdeki koca boşlukta kaybolmuştum Bulamıyordum artık eski beni Eski zamanı eski insanları Beni böyle sarsan başka bir şey hatırlamıyordum Zincirlenmiştim buraya kendi zincirimi bile kıramıyordum Elimi yüzüme sürüp Allah ım sen yardım et dedim Başka kimim vardı ki bu gelip geçici dünyada Kalbimin üzerine çöken ağırlık en derinlere kadar hissedilebilir bir ağırlıktı Bir taş dedim kendi kendime Bir taş bir insanı nasıl değiştirebilirdi Biz taşlara alışıktık O sorun değildi Sonuçta peygamberimiz sa de taşlanmıştı Kovulmuştu kendi yurdundan Hacerül Esved taşı mesela Cennetten geldiğine inanılıyordu Mekke nin ileri gelenleri o taşı yerine koymak için birbirleriyle yarışmışlardı En son içeri peygamber efendimiz girdiğinde hakem o olsun O şüphesiz muhammedül emindir denilmişti Mübarek elleriyle taşı alıp o yerine koymuştu Demek istediğim şey bir kar tanesi bile ahenk içinde iken tesadüf diye bir şey var mıydı Yoksa tevafuk muydu her şey

Mahlas Yayınları
Ben de tükenmiştim kaybolmuştum Kendi içimdeki koca boşlukta kaybolmuştum Bulamıyordum artık eski beni Eski zamanı eski insanları Beni böyle sarsan başka bir şey hatırlamıyordum Zincirlenmiştim buraya kendi zincirimi bile kıramıyordum Elimi yüzüme sürüp Allah ım sen yardım et dedim Başka kimim vardı ki bu gelip geçici dünyada Kalbimin üzerine çöken ağırlık en derinlere kadar hissedilebilir bir ağırlıktı Bir taş dedim kendi kendime Bir taş bir insanı nasıl değiştirebilirdi Biz taşlara alışıktık O sorun değildi Sonuçta peygamberimiz sa de taşlanmıştı Kovulmuştu kendi yurdundan Hacerül Esved taşı mesela Cennetten geldiğine inanılıyordu Mekke nin ileri gelenleri o taşı yerine koymak için birbirleriyle yarışmışlardı En son içeri peygamber efendimiz girdiğinde hakem o olsun O şüphesiz muhammedül emindir denilmişti Mübarek elleriyle taşı alıp o yerine koymuştu Demek istediğim şey bir kar tanesi bile ahenk içinde iken tesadüf diye bir şey var mıydı Yoksa tevafuk muydu her şey Tanıtım Bülteninden