Yaralı Erkeklikler — Çimen Günay Erkol

Yaralı Erkeklikler
Çimen Günay ErkolAyizi Yayınları
Yaralı Erkeklikler
Çimen Günay ErkolSayfalar çiçekli süslerle çevrelenmiş Sesli okuyorsun Lütfen biraz dikkat et Kirlenmesin defterim Yazdığım bu şiirler Gamlı hayatım benim Altında da kocaman bir yazıyla Bunu yazan Nuri Yedi sekiz yaşlarda bir çocuk saflığı içinde yazılmış ilkel şiirlerle dolu defteri kolunun altına sıkıştırıp çıkıyorsun 12 Mart romanları olarak etiketlenen bir dizi metin aralarındaki farklılıkların görmezden gelindiği tekil bir imaj odağında değerlendirildi Bu romanların içerdiği ciddi cinsiyet tartışmaları genellikle gözden kaçtı Oysa hem kadın hem erkek yazarların romanlarında kadınlığa ve erkekliğe ilişkin önemli tartışmaların izleri ipuçları vardı O kadar ki bu metinlerin bazıları bütünüyle birer cinsiyet tartışması olarak okunabilirdi Çimen Günay Erkol böyle bir okuma yaparak bizi bildiğimizi düşündüğümüz bu edebiyatla yeniden tanıştırıyor Yaralısın ı Büyük Gözaltı yı Bir Düğün Gecesi ni İsa nın Güncesi ni Şafak ı yeniden keşfediyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İletişim Yayınları
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor

İletişim Yayınları
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınları
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor

İletişim Yayınevi
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor

İletişim Yayınevi
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor

İletişim Yayınları
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklik kavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

İletişim Yayınevi
Çimen Günay Erkol tarafından kaleme alınan Yaralı Erkeklikler İletişim Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Yaralı Erkeklikler Çimen Günay Erkol Kitap Özeti 12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklikkavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor Yayınevi İletişim Yayınevi Yazar Çimen Günay Erkol Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2021 Barkod 9789750530746 Kategori Tarihsel Romanlar

İletişim
12 Mart askerî darbesini konu edinen romanlar Türkiye tarihinin karanlık bir dönemine tanıklık eder Estetiğe odaklanmayı zorlaştıran toplumsal siyasi ve tarihsel gerilimlerin etkisindeki 1970 li yıllarda yazılan bu romanlarda ilk göze çarpan katman devrimci muhalefet ve karşı karşıya geldiği milliyetçi muhafazakâr tepki olsa da aslında Soğuk Savaş ikliminde farklılaşan fikir ve eylemler aracılığıyla bütün bir Türkiye toplumu iktidar meselesine ilişkin bir sorgulama için sahneye çıkarılır Erkeklik 12 Mart romanlarında çarpıcı bir meseledir ve ordunun siyasete müdahalesinden daha geniş bir travmayı görünür kılar 12 Mart romanları erkeklik kavrayışları içerisindeki özcülük meselesini ve erkeklerin güçsüzleşme korkularını ele alır Erkek yazarların da erkekliğe eleştirel bakabildiğini görürüz ve bu Türkçe edebiyatta pek sık karşılaştığımız bir durum değildir Çimen Günay Erkol Yaralı Erkeklikler de güce tapılan bir atmosferde istikrarlı bir erkeklik arayan ama bunun ne demek olduğunu göremeyen erkeklerle dolu 12 Mart romanlarını erkek kimliklerine getirilen yeni ve güçlü bir eleştiriyle ele alıyor