MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü — Ahmet Aslan

Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü
1,30
Hukuk Araştırma İncelemeHukuk Üzerine

Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü

Ahmet Aslan

Adalet Yayınevi

Ocak 20241343 sf.
14.00x21.00 cm1. Hamur Ciltli
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü

Ahmet Aslan

Ahmet Aslan tarafından kaleme alınan Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Yargıtay İçtihatları Işığında Hakaret Sözlüğü Ahmet Aslan Kitap Özeti Elinizdeki eser 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun yürürlükte olduğu zaman dilimi içerisinde hakaret suçuna konu edilmiş eylemlerin suç teşkil edip etmediğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından ifade özgürlüğü iddia ve savunma dokunulmazlığı vb anayasal ve kanuni prensipler gözetilerek oluşturulmuş içtihatlar bir araya getirilmek suretiyle vücuda gelen alfabetik bir derleme içermektedir Eser hazırlanırken yalnızca içtihat metinleri taramakla yetinilmemiş içtihatlara konu olan ilk derece mahkemesi kararları da gözden geçirilmiş böylece mümkün olduğunca kapsamlı bir sözlük oluşturulmaya gayret edilmiştir Yine derleme yapılırken yalnızca 5237 sayılı Kanun un 125 maddesinde tanımlanan genel hakaret suçları değil aynı kanunun 299 maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile 5816 sayılı Kanun da tanımlanan Atatürk ün hatırasına hakaret suçu da dikkate alınmıştır Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Ahmet Aslan Sayfa 1343 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9786052646427 Kategori Hukuk Üzerine

Ucuz Kitap Al
99,00

Adalet Yayınevi

Aralık 2021440 sf.
13.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Ahmet Aslan tarafından kaleme alınan Hakaret Sözlüğü Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hakaret Sözlüğü Ahmet Aslan Kitap Özeti İnternet yoluyla iletişimin ve bilhassa sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte her insanın her türlü bilgi ve habere anında ulaşması ve yine kendi düşüncelerini gerek bir kişi ya da grubu gerekse kamuoyunu muhatap alarak açığa vurması mümkün hale gelmiştir Yakın tarihin şartlarıyla kıyaslanamaz ölçüde gelişen ve karışan bu yeni iletişim düzeninin insanlar arasındaki hukuki uyuşmazlıkları ve suç oranını arttırdığı da aşikârdır Kitle iletişimine dair yaşanan gelişmelere bağlı olarak adliyeler nezdinde sürekli artan iş yükünün büyük bir kısmının da hakaret eylemlerinden müteşekkil olduğunu görmekteyiz Suç teşkil eden diğer eylemler açısından söz konusu olduğu gibi hakaret eylemlerine ilişkin ihbar veya şikâyet üzerine yahut re sen başlatılan adli süreçlerin etkin hızlı ve adil sonuçlanmasını sağlayacak temel şartlardan biri uygulayıcının ilgili eylemi doğru hukuki vasıflandırmaya tabi tutabilmesidir Doğru hukuki vasıflandırmadan yoksun başlayan muhakeme süreçleri hak ihlallerine sebep olmakta Cumhuriyet Başsavcılıkları ile mahkemelerin iş yükünü arttırmaktadır Nitekim uygulamada herhangi bir kişiye karşı dile getirilen tek bir kelimeden ibaret eyleme ilişkin yıllarca sürdürülmüş ve netice itibarıyla beraat kararıyla sonuçlanmış birçok muhakemeye rastlamak mümkündür Maalesef bugün itibarıyla suç teşkil etmediği Yargıtay tarafından defalarca hükme bağlanmış olup artık avukatlarca şikâyete Cumhuriyet savcılarınca kamu davasına ve mahkemelerce mahkûmiyet hükmüne konu edilmemesi gereken yazı veya sözlere ilişkin on binlerce açık dosya mevcuttur Uygulayıcının hukuki vasıflandırma yaparken yararlanması gereken en önemli yardımcı kaynak daha önce aynı veya benzer eylemlere ilişkin olarak vücut bulmuş yüksek mahkeme içtihatlarıdır Mevcut teknolojik olanaklar her kademedeki hukuk uygulayıcısının bu içtihatlara güncel ulaşımını mümkün kılsa da yüksek mahkeme kararlarının tamamının muhakemeye konu olacak yazı ya da sözü aynen içermemesi ve yine uygulayıcının yoğun iş yükünden ötürü bu türden araştırmalara vakit bulamaması en önemli yardımcı kaynaktan hakkıyla faydalanabilmeyi engelleyen sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır Elinizdeki eser 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun yürürlükte olduğu zaman dilimi içerisinde yerel mahkemelerce hakaret suçuna konu edilmiş eylemlerin suç teşkil edip etmediğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından ifade özgürlüğü iddia ve savunma dokunulmazlığı vb anayasal ve kanuni prensipler gözetilerek oluşturulmuş içtihatlar bir araya getirilmek suretiyle vücuda gelen alfabetik bir derleme içermektedir Eser hazırlanırken yalnızca içtihat metinleri taramakla yetinilmemiş içtihatlara konu olan ilk derece mahkemesi kararları da gözden geçirilmiş böylece mümkün olduğunca kapsamlı bir sözlük oluşturmaya gayret edilmiştir Derleme yapılırken yalnızca 5237 sayılı Kanun un 125 maddesinde tanımlanan genel hakaret suçları değil aynı kanunun 299 maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile 5816 sayılı Kanun da tanımlanan Atatürk ün hatırasına hakaret suçu da dikkate alınmıştır Bilindiği üzere hakaret suçuna ilişkin vasıflandırma yapılırken eylemin kim tarafından kime yöneltildiği ve hangi şartlarda vücuda getirildiği önem taşımakta dolayısıyla aynı eylemin sözgelimi bir siyasiye ya da normal vatandaşa y ou Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Ahmet Aslan Sayfa 440 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786258038422 Kategori Hukuk Üzerine

Şehadet Kitap
102,30

Adalet Yayınevi

2021440 sf.
Şehadet Kitap

İnternet yoluyla iletişimin ve bilhassa sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte her insanın her türlü bilgi ve habere anında ulaşması ve yine kendi düşüncelerini gerek bir kişi ya da grubu gerekse kamuoyunu muhatap alarak açığa vurması mümkün hale gelmiştir Yakın tarihin şartlarıyla kıyaslanamaz ölçüde gelişen ve karışan bu yeni iletişim düzeninin insanlar arasındaki hukuki uyuşmazlıkları ve suç oranını arttırdığı da aşikârdır Kitle iletişimine dair yaşanan gelişmelere bağlı olarak adliyeler nezdinde sürekli artan iş yükünün büyük bir kısmının da hakaret eylemlerinden müteşekkil olduğunu görmekteyiz Suç teşkil eden diğer eylemler açısından söz konusu olduğu gibi hakaret eylemlerine ilişkin ihbar veya şikâyet üzerine yahut re sen başlatılan adli süreçlerin etkin hızlı ve adil sonuçlanmasını sağlayacak temel şartlardan biri uygulayıcının ilgili eylemi doğru hukuki vasıflandırmaya tabi tutabilmesidir Doğru hukuki vasıflandırmadan yoksun başlayan muhakeme süreçleri hak ihlallerine sebep olmakta Cumhuriyet Başsavcılıkları ile mahkemelerin iş yükünü arttırmaktadır Nitekim uygulamada herhangi bir kişiye karşı dile getirilen tek bir kelimeden ibaret eyleme ilişkin yıllarca sürdürülmüş ve netice itibarıyla beraat kararıyla sonuçlanmış birçok muhakemeye rastlamak mümkündür Maalesef bugün itibarıyla suç teşkil etmediği Yargıtay tarafından defalarca hükme bağlanmış olup artık avukatlarca şikâyete Cumhuriyet savcılarınca kamu davasına ve mahkemelerce mahkûmiyet hükmüne konu edilmemesi gereken yazı veya sözlere ilişkin on binlerce açık dosya mevcuttur Uygulayıcının hukuki vasıflandırma yaparken yararlanması gereken en önemli yardımcı kaynak daha önce aynı veya benzer eylemlere ilişkin olarak vücut bulmuş yüksek mahkeme içtihatlarıdır Mevcut teknolojik olanaklar her kademedeki hukuk uygulayıcısının bu içtihatlara güncel ulaşımını mümkün kılsa da yüksek mahkeme kararlarının tamamının muhakemeye konu olacak yazı ya da sözü aynen içermemesi ve yine uygulayıcının yoğun iş yükünden ötürü bu türden araştırmalara vakit bulamaması en önemli yardımcı kaynaktan hakkıyla faydalanabilmeyi engelleyen sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır Elinizdeki eser 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun yürürlükte olduğu zaman dilimi içerisinde yerel mahkemelerce hakaret suçuna konu edilmiş eylemlerin suç teşkil edip etmediğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından ifade özgürlüğü iddia ve savunma dokunulmazlığı vb anayasal ve kanuni prensipler gözetilerek oluşturulmuş içtihatlar bir araya getirilmek suretiyle vücuda gelen alfabetik bir derleme içermektedir Eser hazırlanırken yalnızca içtihat metinleri taramakla yetinilmemiş içtihatlara konu olan ilk derece mahkemesi kararları da gözden geçirilmiş böylece mümkün olduğunca kapsamlı bir sözlük oluşturmaya gayret edilmiştir Derleme yapılırken yalnızca 5237 sayılı Kanun un 125 maddesinde tanımlanan genel hakaret suçları değil aynı kanunun 299 maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile 5816 sayılı Kanun da tanımlanan Atatürk ün hatırasına hakaret suçu da dikkate alınmıştır Bilindiği üzere hakaret suçuna ilişkin vasıflandırma yapılırken eylemin kim tarafından kime yöneltildiği ve hangi şartlarda vücuda getirildiği önem taşımakta dolayısıyla aynı eylemin sözgelimi bir siyasiye ya da normal vatandaşa yöneltilmesine göre farklı hukuki sonuçlar doğabilmesi mümkün olmaktadır Bu yüzden eserde aynı eyleme ilişkin birbiriyle çelişki oluşturan ya da istikrar kazanan yüksek mahkeme içtihatlarına da kronolojik sırayla yer verilerek uygulayıcının doğru değerlendirme yapabilmesini sağlayacak zengin bir içerik oluşturulmuştur Eserin son kısmında da hakaret suçu açısından büyük önem taşıyan aleniyet unsurunun varlığını belirleme noktasında ölçüt olarak kullanılabilecek içtihatlardan oluşan alfabetik bir ek derleme yer almaktadır Eserin yayın amacı hâkimler ve Cumhuriyet savcıları ile avukatların bir eylemin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı

Şehadet Kitap
195,30

Adalet Yayınevi

2022519 sf.
Şehadet Kitap

İnternet yoluyla iletişimin ve bilhassa sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte her insanın her türlü bilgi ve habere anında ulaşması ve yine kendi düşüncelerini gerek bir kişi ya da grubu gerekse kamuoyunu muhatap alarak açığa vurması mümkün hale gelmiştir Yakın tarihin şartlarıyla kıyaslanamaz ölçüde gelişen ve karışan bu yeni iletişim düzeninin insanlar arasındaki hukuki uyuşmazlıkları ve suç oranını arttırdığı da aşikârdır Kitle iletişimine dair yaşanan gelişmelere bağlı olarak adliyeler nezdinde sürekli artan iş yükünün büyük bir kısmının da hakaret eylemlerinden müteşekkil olduğunu görmekteyiz Suç teşkil eden diğer eylemler açısından söz konusu olduğu gibi hakaret eylemlerine ilişkin ihbar veya şikâyet üzerine yahut re sen başlatılan adli süreçlerin etkin hızlı ve adil sonuçlanmasını sağlayacak temel şartlardan biri uygulayıcının ilgili eylemi doğru hukuki vasıflandırmaya tabi tutabilmesidir Doğru hukuki vasıflandırmadan yoksun başlayan muhakeme süreçleri hak ihlallerine sebep olmakta Cumhuriyet Başsavcılıkları ile mahkemelerin iş yükünü arttırmaktadır Nitekim uygulamada herhangi bir kişiye karşı dile getirilen tek bir kelimeden ibaret eyleme ilişkin yıllarca sürdürülmüş ve netice itibarıyla beraat kararıyla sonuçlanmış birçok muhakemeye rastlamak mümkündür Maalesef bugün itibarıyla suç teşkil etmediği Yargıtay tarafından defalarca hükme bağlanmış olup artık avukatlarca şikâyete Cumhuriyet savcılarınca kamu davasına ve mahkemelerce mahkûmiyet hükmüne konu edilmemesi gereken yazı veya sözlere ilişkin on binlerce açık dosya mevcuttur Uygulayıcının hukuki vasıflandırma yaparken yararlanması gereken en önemli yardımcı kaynak daha önce aynı veya benzer eylemlere ilişkin olarak vücut bulmuş yüksek mahkeme içtihatlarıdır Mevcut teknolojik olanaklar her kademedeki hukuk uygulayıcısının bu içtihatlara güncel ulaşımını mümkün kılsa da yüksek mahkeme kararlarının tamamının muhakemeye konu olacak yazı ya da sözü aynen içermemesi ve yine uygulayıcının yoğun iş yükünden ötürü bu türden araştırmalara vakit bulamaması en önemli yardımcı kaynaktan hakkıyla faydalanabilmeyi engelleyen sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır Elinizdeki eser 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun yürürlükte olduğu zaman dilimi içerisinde yerel mahkemelerce hakaret suçuna konu edilmiş eylemlerin suç teşkil edip etmediğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından ifade özgürlüğü iddia ve savunma dokunulmazlığı vb anayasal ve kanuni prensipler gözetilerek oluşturulmuş içtihatlar bir araya getirilmek suretiyle vücuda gelen alfabetik bir derleme içermektedir Eser hazırlanırken yalnızca içtihat metinleri taramakla yetinilmemiş içtihatlara konu olan ilk derece mahkemesi kararları da gözden geçirilmiş böylece mümkün olduğunca kapsamlı bir sözlük oluşturmaya gayret edilmiştir Derleme yapılırken yalnızca 5237 sayılı Kanun un 125 maddesinde tanımlanan genel hakaret suçları değil aynı kanunun 299 maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile 5816 sayılı Kanun da tanımlanan Atatürk ün hatırasına hakaret suçu da dikkate alınmıştır Bilindiği üzere hakaret suçuna ilişkin vasıflandırma yapılırken eylemin kim tarafından kime yöneltildiği ve hangi şartlarda vücuda getirildiği önem taşımakta dolayısıyla aynı eylemin sözgelimi bir siyasiye ya da normal vatandaşa yöneltilmesine göre farklı hukuki sonuçlar doğabilmesi mümkün olmaktadır Bu yüzden eserde aynı eyleme ilişkin birbiriyle çelişki oluşturan ya da istikrar kazanan yüksek mahkeme içtihatlarına da kronolojik sırayla yer verilerek uygulayıcının doğru değerlendirme yapabilmesini sağlayacak zengin bir içerik oluşturulmuştur Eserin son kısmında da hakaret suçu açısından büyük önem taşıyan aleniyet unsurunun varlığını belirleme noktasında ölçüt olarak kullanılabilecek içtihatlardan oluşan alfabetik bir ek derleme yer almaktadır Eserin yayın amacı hâkimler ve Cumhuriyet savcıları ile avukatların bir eylemin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı

Ekin Kitap
1.334,00

Adalet Yayınevi

Ocak 20241343 sf.
Ekin Kitap

Elinizdeki eser 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun yürürlükte olduğu zaman dilimi içerisinde hakaret suçuna konu edilmiş eylemlerin suç teşkil edip etmediğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından ifade özgürlüğü iddia ve savunma dokunulmazlığı vb anayasal ve kanuni prensipler gözetilerek oluşturulmuş içtihatlar bir araya getirilmek suretiyle vücuda gelen alfabetik bir derleme içermektedir Eser hazırlanırken yalnızca içtihat metinleri taramakla yetinilmemiş içtihatlara konu olan ilk derece mahkemesi kararları da gözden geçirilmiş böylece mümkün olduğunca kapsamlı bir sözlük oluşturulmaya gayret edilmiştir Yine derleme yapılırken yalnızca 5237 sayılı Kanun un 125 maddesinde tanımlanan genel hakaret suçları değil aynı kanunun 299 maddesinde tanımlanan Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile 5816 sayılı Kanun da tanımlanan Atatürk ün hatırasına hakaret suçu da dikkate alınmıştır