Yaşama Fırsatı — Mehmed Alagaş

Yaşama Fırsatı
Mehmed Alagaşİnsan Dergisi Yayınları
Yaşama Fırsatı
Mehmed AlagaşDurmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı Hay Allah ın bir ismi bir esmasıdır Ezelde ve ebedde diri daima diri olan anlamına gelir Dolayısıyle demek istediğim bu şaşkınlar depremleri Hay olan Allah tan değil Allah ın yarattığı faydan bilmek ve öyle göstermek istediler Fayların etkisi yok mu Hakan sözünü ettiğin faylar depremlerin bilimsel veya fiziksel nedenleridir Fakat herhangi bir olayın bilimsel nedenini bilmemiz bu olayı Allah ın dışında gelişen bir olay olarak algılamamızı gerektirmez Allah sadece mucize denilen olayların faili değildir Allah ın her işi her fiili elbetteki bazılarını bizim de bildiğimiz bir ilim içinde gerçekleşmektedir Nitekim şanı yüce Rabbimiz Kur an ı Kerim de Allah ın ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez buyuruyor Dikkat edersen Rabbimiz bir yapraktan belki de kurumuş bir yapraktan örnek veriyor ve kendisinin ilmi dışında o yaprağın o kurumuş yaprağın bile düşmeyeceğini beyan ediyor Balıkçı Ahmed biraz sustuktan sonra devam etti Şimdi Kur an ı Kerim e şimdi bu ayet i kerimeye iman eden mü minler bu depremler Hay dan değil faydandır diyebilirler mi Allah ın yarattığı faylar sadece ve sadece birer nedendir Depremlerin bize göre birer fiziki nedeni olan bu fayları dilediği yerde dilediği gibi yaratan dilediği şekilde geliştiren dilediği bölgede dilediği zamanda dilediği şiddette kırılmasını takdir eden ise Allah sadece ve sadece Allah tır

İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı Hay Allah ın bir ismi bir esmasıdır Ezelde ve ebedde diri daima diri olan anlamına gelir Dolayısıyle demek istediğim bu şaşkınlar depremleri Hay olan Allah tan değil Allah ın yarattığı faydan bilmek ve öyle göstermek istediler Fayların etkisi yok mu Hakan sözünü ettiğin faylar depremlerin bilimsel veya fiziksel nedenleridir Fakat herhangi bir olayın bilimsel nedenini bilmemiz bu olayı Allah ın dışında gelişen bir olay olarak algılamamızı gerektirmez Allah sadece mucize denilen olayların faili değildir Allah ın her işi her fiili elbetteki bazılarını bizim de bildiğimiz bir ilim içinde gerçekleşmektedir Nitekim şanı yüce Rabbimiz Kur an ı Kerim de Allah ın ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez buyuruyor Dikkat edersen Rabbimiz bir yapraktan belki de kurumuş bir yapraktan örnek veriyor ve kendisinin ilmi dışında o yaprağın o kurumuş yaprağın bile düşmeyeceğini beyan ediyor Balıkçı Ahmed biraz sustuktan sonra devam etti Şimdi Kur an ı Kerim e şimdi bu ayet i kerimeye iman eden mü minler bu depremler Hay dan değil faydandır diyebilirler mi Allah ın yarattığı faylar sadece ve sadece birer nedendir Depremlerin bize göre birer fiziki nedeni olan bu fayları dilediği yerde dilediği gibi yaratan dilediği şekilde geliştiren dilediği bölgede dilediği zamanda dilediği şiddette kırılmasını takdir eden ise Allah sadece ve sadece Allah tır

İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı Hay Allah ın bir ismi bir esmasıdır Ezelde ve ebedde diri daima diri olan anlamına gelir Dolayısıyle demek istediğim bu şaşkınlar depremleri Hay olan Allah tan değil Allah ın yarattığı faydan bilmek ve öyle göstermek istediler Fayların etkisi yok mu Hakan sözünü ettiğin faylar depremlerin bilimsel veya fiziksel nedenleridir Fakat herhangi bir olayın bilimsel nedenini bilmemiz bu olayı Allah ın dışında gelişen bir olay olarak algılamamızı gerektirmez Allah sadece mucize denilen olayların faili değildir Allah ın her işi her fiili elbetteki bazılarını bizim de bildiğimiz bir ilim içinde gerçekleşmektedir Nitekim şanı yüce Rabbimiz Kur an ı Kerim de Allah ın ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez buyuruyor Dikkat edersen Rabbimiz bir yapraktan belki de kurumuş bir yapraktan örnek veriyor ve kendisinin ilmi dışında o yaprağın o kurumuş yaprağın bile düşmeyeceğini beyan ediyor Balıkçı Ahmed biraz sustuktan sonra devam etti Şimdi Kur an ı Kerim e şimdi bu ayet i kerimeye iman eden mü minler bu depremler Hay dan değil faydandır diyebilirler mi Allah ın yarattığı faylar sadece ve sadece birer nedendir Depremlerin bize göre birer fiziki nedeni olan bu fayları dilediği yerde dilediği gibi yaratan dilediği şekilde geliştiren dilediği bölgede dilediği zamanda dilediği şiddette kırılmasını takdir eden ise Allah sadece ve sadece Allah tır

İnsan Dergisi Yayınları
Mehmed Alagaş tarafından kaleme alınan Yaşama Fırsatı İnsan Dergisi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Yaşama Fırsatı Mehmed Alagaş Kitap Özeti Durmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı Yayınevi İnsan Dergisi Yayınları Yazar Mehmed Alagaş Sayfa 96 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2012 Barkod 9789756062234 Kategori Edebiyat Roman

İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı

İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine Bu bir se miydi yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu Ne yapacağını şaşırdı Hakan Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi Aman ya Rabbi ne kadar uzun ne kadar da uzun sürüyor dedi içinden Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat bir gün bir hafta gibi genişliyorlardı sanki Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor kendilerini takip ediyor gibiydi Sanki arkalarından moloz yüklere dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu Fakat canlıydı canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı